Sensoria türkçesi Sensoria nedir
- Beyin.
- Vücudun algısal aparatı.
- Duyu merkezi.
- Algı merkezi.
Sensoria ingilizcede ne demek, Sensoria nerede nasıl kullanılır?
Sensorial : Duyumsal. Duyu organları üzerine etkili olma durumu, organoleptik. Organoleptik. Sansoriyal. Duyusal. Duyulara ait. Algısal. Duyuyla ilgili.
Sensorial analysis : Üründeki kaliteyle ilgili değişimlerin duyu organlarıyla belirlenmesi, beş duyuyla yapılan analizler, organoleptik analiz. Duyusal analiz.
Sensorial nerve endings : Uyarımları alıp santral sinir sistemine ileten sonlanmalar. bu özellikte olan sinirler; kas mekiklerinde ve tendo mekiklerinde sonlananlar, bağ dokuda sonlananlar ve intraepiteliyal sonlananlar olmak üzere üç gruba ayrılır. Duyusal sinir sonlanmaları.
Sensorially : Duyular vasıtasıyla. Duyu yolu ile. Duyu sistemi ile. Duyarlı bir şekilde. Hassas bir şekilde.
Primary sensorial cell : Birincil duygu hücresi.
Sensorium : Sensoryum. Sinir jüyesi. Algı merkezi. Beyin. Sinir dizgesi. Duyu merkezi.
Sensorimotor : Duyudevinimsel. Duyusal dürtüler tarafından sebep olunan motor tepkilerle alakalı (psikoloji terimi). Duyumotor. Duyu-motor.
Sensorineural : Sensorinöral.
Sensor array : Duyucu dizilimi. Algılayıcı dizilimi. Duyaç dizilimi.
Sensoriums : Duyu merkezi. Beyin. Sensoryum. Algı merkezi. Sinir dizgesi.
İngilizce Sensoria Türkçe anlamı, Sensoria eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sensoria ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Encephalon : Ensefal. Ansefalon. Ansefal. Kafa içi. Ensefalon. Sinir sisteminin kafatası içerisinde kalan ve büyük beyin, beyincik ve beyin sapı olmak üzere üç kısma ayrılan merkezi bölgesi, ensefalon, hlk. dimağ. en dışında substansiya grizea adı verilen esmer renkli hücreleri içeren kısım dışta, substansiya alba adı verilen beyaz renkli kısım ise içte yer alır. Dimağ (anatomi terimi). Dimağ.
Photoconductive cell : Işıiletken gözcük. Fotoiletken hücre. Fotoiletken göze.
Photocell : Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt. Işıkgözü. Işık gözesi. Işık -elektrik göz. Işılgöze. Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç. Işılduyar. Işık enerjisini elektriğe dönüştüren düzenek. Alevin sönmesi halinde elektrik devresini açarak yağ yakıcısını durduran ve puflama tehlikesini önleyen duyarlı araç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Brain : Akıl. Zeki kimse. Dimağ. Beynini patlatmak. Kafasına ağır bir darbe indirmek. Zeki. Zeka. Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum. Kafalı kimse.
Encephalic : Ansefalik. Beyinsel. Beyne ait.
Sensorial : Organoleptik. Duyusal. Duyu organları üzerine etkili olma durumu, organoleptik. Sansoriyal. Duyuyla ilgili. Duyumsal. Duyulara ait. Algısal.
Cerebrals : Beyinle ilgili. Beyinsel. Serebral. Beyin ile ilgili. Beyne ait. Ussal. Üstdamaksıl.
Intelligence : Akıllı kimse. Olayları bağımsız olarak düşünebilme, yeni durumlara başarıyla uyabilme, eylem ve tutumları belli bir düşünce ya da erek çevresinde toplayabilme yeteneği. algılama, belleme, çağrışım yapma, imgeleme, yargıda bulunma, usavurma, soyutlama, genelleme gibi ruhsal işlevlerin tümüne verilen ad. (not: fr., ing. intelligence karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğii'nde anlak terimi önerilmiştir.). Kafa. Anlama. Anlama ve kavrama kapasitesi. zeka. İnsanın yaşadığı deneylerden soyutlama ve öğrenme yoluyla yeni durumlara uyma yeteneği. İdrak. Anlak. Haber alma.
Cerebrum : Büyük beyin. Sinir sisteminin kafatası içerisinde kalan ve büyük beyin, beyincik ve beyin sapı olmak üzere üç kısma ayrılan merkezi bölgesi, ensefalon, hlk. dimağ. en dışında substansiya grizea adı verilen esmer renkli hücreleri içeren kısım dışta, substansiya alba adı verilen beyaz renkli kısım ise içte yer alır. Frontal, paryetal, oksipital ve temporal olarak dört loptan oluşan, motor, genel duyu alanı, görme alanı, işitme, koku, tat alma ve konuşma merkezlerini taşıyan tüm beynin en büyük kısmı. serebrum. Serebrum. Ensefalonun frontal, paryetal, oksipital ve temporal olarak dört loptan oluşan kısmı, serebrum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Sensorium : Sensoryum. Sinir jüyesi. Sinir dizgesi.
Sensoria synonyms : trace detector, sensoriums, braining, cerebral, bacon rind, gray matter, mine detector, detector, brains, cerebrums, bonce, sensery, metal detector, encephala, device, magic eye, grey matter, electric eye, cerebra, sensing element, photoelectric cell.
Sensoria zıt anlamlı kelimeler, Sensoria kelime anlamı
Extrasensory : Olağanüstü algılama olan. Duyu ötesi. Bilinen duygulara dayanmayan. Olağandışı hislerle ilgili olan.
Efferent : Götüren. Götürücü. Efferent. Götürgen. Dışarıya doğru götüren. Eferent. Bir organ veya parçadan alıp götüren (psikoloji terimi). Bir organdan dönen veya iletilen. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu götüren yapı, efferent.

Bu kısımda Sensoria kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sensoria ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sensoria anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sensoria ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.