Sensual türkçesi Sensual nedir

  • Hissi.
  • Nefsi.
  • Kösnül.
  • Bedenle ilgili.
  • Şehvetli.
  • Şehvani.
  • Duygusal.
  • Şehvete ait.
  • Şehvete düşkün.
  • Bedensel.
  • Erotik zevklere düşkün.
  • Tensel.
  • Nefsine düşkün.
  • Zevk düşkünü.

Sensual ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary had consensual sex.
Turkish: Ali ve Mary uzlaşmacı sex yaptı.

English: It was consensual.
Turkish: Bu karşılıklı anlaşmaya dayalıydı.

English: Tagalog is a more sensual language than English.
Turkish: Tagalog, İngilizceden daha duygusal bir dildir.

Sensual ingilizcede ne demek, Sensual nerede nasıl kullanılır?

Sensual desire : Cinsel dürtüler. Şehveni arzular.

Sensualisation : Şehvetleştirme usulü. Şehvenileştirme işlemi. Bedensel veya tensel olma durumu (ayrıca sensualization).

Sensualise : Tensel olmasına sebep olmak. Şehvenileştirmek. Maddeci bir tarzda bir resmi veya bir heykeli temsil etmek (ayrıca sensualize). Şehvetlileştirmek. Tenselleştirmek.

Sensualism : Duyguculuk. Şehvet düşkünlüğü. Tensellik. Bilginin duyumlar yoluyla elde edileceğini ve gerçekte de her bilginin temelinde duyumların bulunduğunu ileri süren öğreti. Sensuaüzm. İyiliğe duyuların tatmini ile hüküm verilebileceği kuralı (felsefe). Fiziksel ve duyusal zevklere indirgeme. Sansualizm. Tensel zevklere fazlasıyla düşkün olma.

Sensualist : Duyumculuk yanlısı. Tensel zevklere fazlasıyla düşkün kimse. Duyumcu. Şehvet düşkünü kimse. Zekine düşkün kimse.

 

Sensualists : Duyumculuk yanlısı. Tensel zevklere fazlasıyla düşkün kimse. Duyumcu. Zekine düşkün kimse. Şehvet düşkünü kimse.

Sensuality : Şehvaniyet. Duygusallık. Nefsine düşkünlük. Şehvet. Bedensel zevklere düşkünlük. Kösnüllük.

Consensual : Karşılıklı anlaşmaya dayalı. Ortaklıkçı. Karşılıklı mutabakata dayalı. Karşılıklı rızaya dayalı.

Sensualization : Bedensel veya tensel olma durumu (ayrıca sensualisation). Şehvenileştirme işlemi.

Objective sensualism : Nesnel duyumculuk. Bilgi yerine bilginin konularıyle uğraşan ve tanınabilecek tek şeyin özdek (madde) olduğunu ileri süren görüş.

İngilizce Sensual Türkçe anlamı, Sensual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sensual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensational : Duyumcu. Şaşkınlık yaratıcı. Müthiş. Sansasyonel. Heyecan verici. Heyecanlı. Çok iyi. Harika.

Sentimental : İçli. Duygulara hitap eden. Hassas. Duygulu.

Amatory : Ateşli. Aşıkane. Aşk dolu. Aşkın belirtisi olan.

Hottest : Rahatsız edici. Çalıntı. Şiddetli. Taze. Sert. Ateşli. En sıcak. Radyoaktif. Yeni. Seksi.

Grabbier : Hırslı. Yağmacı. Haris. Dikkat çekici. Açgözlü. Para canlısı. Göze çarpan.

Liquorish : (eski kullanım) şehvetli. Anasonlu şeker. Nefis yiyecekler hasreti çeken. Açgözlü.

Fleshliest : Dünyevi.

Grabbiest : Açgözlü. Haris. Göze çarpan. Dikkat çekici. Hırslı. Para canlısı. Yağmacı.

Cyprian : Kıbrıs arısı. Kıbrıslı kimse. Kıbrıs'a ait. Fahişe. Kıbrıs lehçesi. Orospu. Çapkın. Kıbrıslı.

 

Grabby : Dikkat çekici. Para canlısı. Göze çarpan. Yağmacı. Hırslı. Haris. Açgözlü.

Sensual synonyms : corporeal, erotic, earthiest, earthy, affective, sensuous, romantic, somatics, corporals, sensory, voluptuous, corporal, emotional, erotics, hot, sultry, hircine, gesticical, material, fleshlier, lustful, amorous, gestic, impassionate, carnal, earthier, concupiscent, apolaustic, physical, soppiest, sentients, sybarites, sentient.

Sensual zıt anlamlı kelimeler, Sensual kelime anlamı

Mental : Ansal. Zihnen. Akıl hastası. Zihinsel. Akılsal. Çatlak. Zihinsel. çene bölgesi. Fikri. Kaçık. Akli.

Cold : İngin. Duygusuz. Soğukalgınlığı. Yapmacık. Nezle. Soğuk. Sıkıcı. İtici. Bürudet. Kaçınılmaz.

Sensual ingilizce tanımı, definition of Sensual

Sensual kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to, or concerning, the body, in distinction from the spirit. Pertaining to, consisting in, or affecting, the sense, or bodily organs of perception.