Sepals türkçesi Sepals nedir

Sepals ingilizcede ne demek, Sepals nerede nasıl kullanılır?

Sepal : Çanakyaprağı. Çiçekli bitkilerde, çiçeğin en dış halkasını oluşturan, genellikle yeşil renkli, çiçek tomurcuk halde iken tüm çiçek organlarını koruyan parçalardan her biri. Çanak yapraklar. Çanakyaprak. Sepal. Çanak yaprağı.

Sepaloid : Çanak-yapraksı. Sepal özelliklerine sahip olan. Çiçek yaprağının koruyucu dış katmanı ile alakalı (botanik terimi). Sepal benzeri.

Sepalous : Sepal.

Antisepalous : Çiçeklerde sepallerin karşısında olan, sepallerle almaşlı olmayan. Antisepal.

Chorisepalous : Diyalisepal. Korisepal. Bitkilerde çanak yapraklarının (sepallerin) ayrı olması. aposepal, korisepal.

Separable : Ayırt edilebilir. Ayrılabilir. Bölümlere ayrılabilir. Bölünebilir. Ayrılır.

Polysepal : Polisepal. Çok sepalleri olan.

Dialysepalous : Bitkilerde çanak yapraklarının (sepallerin) ayrı olması. aposepal, korisepal. Diyalisepal.

Separable polynomial : Ayrılabilir çokterimli. Ayrılabilir polinom.

Separable filter : Ayrışır süzgeç. Ayrılabilir filtre. Ayrıştırılabilir süzgeç.

İngilizce Sepals Türkçe anlamı, Sepals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sepals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Determine : Neden olmak. Saptamak. Azmetmek. Amaçlamak. Karar verdirtmek. Sabitleştirmek. Karar vermek. Karara varmak. Kararlaştırmak. Belirlemek.

Washer : Pul (vida). Başlık altına konan madensel, yassı halka. Çamaşır makinası. Yıkama makinesi. Yıkayıcı. Rondela. İklimleme döşeminde havanın nemlendirildiği bölüm. memelerden yüksek basınçla püskürtülen su, havayı doymuş hale gelinceye kadar nemlendirir. Delikli pul. Pul (rondela). Temizleyici.

Piston ring : Tij segmanı. Tokaç çeperindeki yarıklara oturarak yuvgu ile tokaç arasında sızdırmazlık sağlayan bir ucu ayrık, esnek halka. Segman. Piston halkası. Piston segmanı. Tokaç halkası. Piston segmani. Piston yayı.

Gasket : Kalafat kıtığı. Kalçete. Cam fitili. Kalçeta. Salmastra. Yelken kapatma kösteği. Lastik şerit. Conta. Sızdırmaz. Karşılıklı gelen metal yüzeyler arasından akışkanın sızmasını önlemek için konan kösele, fiber v.b. maddelerden yapılan halka.

Fastening : Bağlanma. Bağlama (bir şeyi vb). Mandal ya da sürgü. Sabitleme. Toka. Tespit etme. Tutturma. Kapı yada pencere kilidi. Tutulma. Bağlama.

Holdfast : Kanca. İşkence. Çengel. Sabit nokta kazık grubu. Dayak. Destek. Tutan şey. Delikli tespit çivisi. Bir şeyi yerinde tutan bir alet. Kenet.

Fixing : Sabitleme. Tamir etme. Bağlama. Tamir. Teçhizat. Tespit. Tutturma. Düzeltme. Kurma. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama.

Fastener : Bağlaç. Mandal. Kilit. Bağlayıcı. Tutturucu. Bağlayıcı şey. Çıtçıt. Bağ. Ataş. Raptiye.

Sepal : Çanakyaprak. Çiçekli bitkilerde, çiçeğin en dış halkasını oluşturan, genellikle yeşil renkli, çiçek tomurcuk halde iken tüm çiçek organlarını koruyan parçalardan her biri. Çanakyaprağı.

 

Sepals synonyms : make up one's mind, break seal, sepalous, decide.

Sepals zıt anlamlı kelimeler, Sepals kelime anlamı

Open : Açık (kapı). İçten. Serbest. Açılmak. Bildirmek. Ferah. Geniş. Açmak. Kısık olmayan (ses). Fora etmek.

Unseal : Mühür kırmak. Mühürünü bozmak. Açmak (mühür vb). Mührünü açmak. Mührü kırmak. Mühürünü çıkarmak. Açmak. Açığa vurmak.

Unfasten : Koyuvermek. Çözülmek. Gevşetmek. Açmak. Çözmek. Açılmak. Gevşemek.