Sepal türkçesi Sepal nedir

  • Sepal.
  • Çiçekli bitkilerde, çiçeğin en dış halkasını oluşturan, genellikle yeşil renkli, çiçek tomurcuk halde iken tüm çiçek organlarını koruyan parçalardan her biri.
  • Çanak yapraklar.
  • Çanakyaprağı.
  • Çanak yaprağı.
  • Çanakyaprak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Sepal ingilizcede ne demek, Sepal nerede nasıl kullanılır?

Sepaloid : Sepal özelliklerine sahip olan. Sepal benzeri. Çanak-yapraksı. Çiçek yaprağının koruyucu dış katmanı ile alakalı (botanik terimi).

Sepalous : Sepal.

Sepals : Çanak yapraklar. Çanak yaprağı. Sepal.

Antisepalous : Çiçeklerde sepallerin karşısında olan, sepallerle almaşlı olmayan. Antisepal.

Chorisepalous : Diyalisepal. Bitkilerde çanak yapraklarının (sepallerin) ayrı olması. aposepal, korisepal. Korisepal.

Episepalous : Episepal. Stamenlerin sepal ya da kalikse bağlı olması.

Polysepal : Çok sepalleri olan. Polisepal.

Disepalous : İki çanak yapraklı.

Separable filter : Ayrılabilir filtre. Ayrıştırılabilir süzgeç. Ayrışır süzgeç.

Dialysepalous : Diyalisepal. Bitkilerde çanak yapraklarının (sepallerin) ayrı olması. aposepal, korisepal.

İngilizce Sepal Türkçe anlamı, Sepal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sepal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

 

Acacia : Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya sakızı.

Sepal synonyms : floral leaf, sepals, abacus bodies, abo blood groups system, abiotic environment, aardvarks, a protein, sepalous, a site, calyx, a cell.

Sepal ingilizce tanımı, definition of Sepal

Sepal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A leaf or division of the calyx.