Separation line türkçesi Separation line nedir

  • Ayırma çizgisi.
  • Yasak bir bölgeye bölünmeyi gösteren beyaz çizgi.

Separation line ingilizcede ne demek, Separation line nerede nasıl kullanılır?

Separation : Ayrılış. Müstakil olma. Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Bölünme. Ayrılma. Kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrı olma. Boşluk. Ayrılık.

Line : Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Çizgi çizmek. Çizmek. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Kırıştırmak. Kaplamak. Astar kaplamak. İçini kaplamak. Sıra.

Separation agreement : Ayrılma anlaşması. Ayrılan bir çift arasında malların ve paranın bölünmesi ila alakalı anlaşma.

 

Separation allowance : Ayrılma için ödeme olarak verilen para.

Separation anxiety : Terkedilme korkusu. Bu insanda aşırı derecede bağımlı şekilde hareket etmesine ve karamsar olmasına sebep olan kendisine yakın bir kimse tarafından ihmal edilme ve terkedilme korkusu. Ayrılık endişesi. Evden kopma kaygısı. Ayrılık kaygısı. Ayrılık korkusu.

Separation center : Alma ve filtreleme merkezi. Ayırma merkezi. Askeri serbest bırakma merkezi.

İngilizce Separation line Türkçe anlamı, Separation line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Separation line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dividing line : Bölme hattı. İki objeyi (alanlar saat dilimleri vs) birbirinden ayıran çizgi. Ara hattı. Ara hat.

Parting : Veda etme. Taksim edici. Veda. Ayıran. Ayrılma yeri. Saçı ayırma çizgisi. Bölen. Ayrılık.

Partings : Ayrılırken yapılan. Ayırma. Ayrılık. Ayrılma. Saçı ayırma çizgisi. Ayıran. Veda. Bölen. Ölme.