Partings türkçesi Partings nedir

Partings ingilizcede ne demek, Partings nerede nasıl kullanılır?

Parting breath : Son nefes.

Parting gift : Veda hediyesi.

Parting kiss : Veda öpücüğü. Veda busesi.

Parting line : Kalıp ekyeri. Birleşme hattı. Kalıp çizgisi. Türbin gövde flanşları birleşme hattı. (döküm) mala yüzeyi.

Parting of the ways : Yol ayrımı. Ayrılma noktası.

Departing passenger : Giden yolcu. İnen yolcu. Bir yolculuğu tamamladıktan sonra (bir uçak otobüs taksi vs'den) inip ayrılan yolcu. Ayrılan yolcu.

Middle parting : Bağır.

Parting shot : Giderayak söylenen iğneli laf. Son taş. Giderayak atılan taş söz. Ayrılırken söylenen dokunaklı söz.

At the parting of the ways : Farklı yönlere gitme durumunda. Yol ayrımında. Ayrılma noktasında.

Water parting : Su bölümü çizgisi. Bir kararın verilmesi gereken zamana ulaşma. Su ayrım çizgisi. Su ayrımı. Komşu iki akarsuyun beslenme teknelerini ayıran sınır. Yol ayrımı. Su ayırım hattı.

İngilizce Partings Türkçe anlamı, Partings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Partings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissimilarities : Benzeşmezlik. Benzersizlik. Başkalık. Farklılık. Benzemezlik.

 

Death : Vefat. Katil. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Ahiret yolculuğu. Helak. Ecel. Yıkım. Azrail. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Divisor : Bir başka sayıyı bölen sayı. Ortak bölen. Tambölen sayı.

Divider : Kuyu bölmesi. Paylaştırıcı. Bölen şey. Pergel. Hisseleri pay eden kimse. Bölen kişi veya şey. Bölücü.

Breakdown : Bir dizgenin işleyişini engeller nitelikte herhangi bir bozukluk. Analiz. Sağlığın bozulması. Arıza. Sayışım dökümü. Çökme. Çalışma arızası. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Gözlemlerin birden çok değişkene göre dağılımını veren bir çapraz çizelgede, değişken seçeneklerinin bileşiminden oluşan göze ya da kesimler. Tahlil.

Decease : Vefat etmek. Ölmek. Vefat. Ölüm. Cavlağı çekmek. Hayatını teslim etmek. Cartayı çekmek.

Disagreement : Uzlaşmazlık. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik. Uygun bulmama. İhtilaf. Uyuşmama. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Çatışma. Mübayenet. Tartışma.

Decampment : Kampı dağıtma. Sıvışma. Firar etme.

Windfall profit : Önceden bilinmeyen nedenlerle sağlanmış olan kar. Arızi kar. Beklenilmeyen kar. Beklenmedik kar. Beklenmeyen kar. Beklenmedik kazanç. Umulmadık kar. Umulmayan kazanç.

 

Way : Usul. İş alanı. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Davranış tarzı. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Yol. Civar. Uzak mesafede. Uzakta. Huy.

Partings synonyms : cleanup, quick buck, fast buck, earning per share, gross profit margin, abruption, detachedness, disjunctive, filthy lucre, denominator, discriminator, dissimilation, breaking up, appropriation, divisors, disconnecting, denominators, valedictory, adieu, valedictories, delimiters, dissentient, assigner, deceases, cutting off, dying, deviate, leaves, divisive, dispersive, interruptive, breakup, accumulation.

Partings zıt anlamlı kelimeler, Partings kelime anlamı

Outgo : Yenmek. Sarfiyat. Geçmek. Masraf. Üstün gelmek. Harcama. Aşmak. Gider.