Sequestrator türkçesi Sequestrator nedir
- Uyuşmazlığı doğuran bir nesnenin koruyumu sağlanılmak üzere seçilen inanılır, güvenilir kişi.
- Mala el koyan.
- Güvenilir kişi.
- Yedi adil.
- Yediemin.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Bir dava sonuçlanıncaya kadar mülkiyeti geçici olarak haczeden kimse (hukuk terimi).
- Haciz memuru.
Sequestrator ingilizcede ne demek, Sequestrator nerede nasıl kullanılır?
Sequestrate : Müsadere etmek. Haciz koymak. Haczetmek. Yedi emine vermek. Yediemine tevdi etmek. Kamulaştırmak. El koymak.
Sequestrated : El koyulmuş. Haczettirilmiş. Bir dava süresince geçici olarak kapatılmış veya haczedilmiş (hukuk terimi).
Sequestrates : Yedi emine vermek. Kamulaştırmak. El koymak. Yediemine tevdi etmek. Haczetmek. Müsadere etmek. Haciz koymak.
Sequestrating : Haczetme. Kamulaştırmak. Haczetmek. Yedi emine vermek. El koymak.
Sequestration : Haciz. İnziva. Malarya gibi parazitlerle enfekte alyuvarların kılcal damarlarda kalması durumu. Zapt. Ayırma. El koyma. Müsadere. Sekestrum oluşması, canlılığını kaybetmiş kemik parçasının sağlam dokudan ayrılması. bulaşıcı hastalık taşıyan hayvanı çevreden ayırma, tecrit etme. Kamulaştırma. Mala el koyma.
Sequestratrix : Bir dava sonuçlanıncaya kadar mülkiyeti geçici olarak haczeden kadın (hukuk terimi). Kadın hacizci. Kadın haciz memuru.
Sequestratrices : Bir dava sonuçlanıncaya kadar mülkiyeti geçici olarak haczeden kimse (hukuk terimi).
Sequestrable : Yasal bir dava boyunca geçici olarak haczedilebilir veya dondurulabilir (hukuk terimi). Ayrılabilir. Bölüşülebilir. Ayrı tutulabilir.
Sequestrum : Sekester. Sekuestrum. Nerkoza uğramış kemik. Ayrık kemik. Nekroza uğramiş kemik.
Sequestrant : Çelat. Sekesteran. Yiyeceklerin kalitesini arttıran gıda katkısı.
İngilizce Sequestrator Türkçe anlamı, Sequestrator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sequestrator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trustee : Güvenli yönetici. Emanetçi. Güvenilen. Vakıf yöneticisi. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Mutemet. Vasi. Mütevelli. Kendisine mal veya para emanet edilen.
Keep apart : Ayırmak. Uzak tutmak.
Divide : Bölüştürmek. Paylaşma, paylara ayırma. Bozuşmak. Ayırmak. Dağıtmak. Taksim etmek. Paylaşmak. Bölünmek. Kırışmak. Bölme.
A priori information : Öncül bilgi.
Trust : Bakım. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İnanmak. Koruma. Mutemetlik. Azel piyasasında, aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek karlarını artırmak amacıyla hukuki varlıklarını sona erdirip tek bir firma altında birleşmeleri. İtimat. Ummak. Kredi vermek. Birine güveni olmak.
Isolate : Yalıtımlı. Ayrı tutmak. Dışlamak. Soyutlamak. İzole etmek. Yalıtmak. Yalnızlaştırmak. Ayırmak. Tecrit etmek.
Garnishees : El koymak (maaşa vb). Haczedilen malın borçlusu. Yediadl. Haczetmek. Haciz koymak. Haczedilen alacağın borçlusu.
A posteriori information : Ardıl bilgi.
Depositary : Vedia alan. Ambar. Depo. Müstevda. Emin. Emanetçi.
Set apart : Ayrı koymak. Bir tarafa koymak. Bir kenara koymak. Ayırmak. Ayrı tutmak. Ayrılmış. Tahsis etmek. Biriktirmek.
Sequestrator synonyms : receiver, official receiver, abel blanchard model, a posteriori analysis, aalen estimator, abc method, a posteriori criteria, a b model, a level, trusts, a priori analysis, a priori probability, abadir test, separate, a posteriori probability, trusteeing, trustees, a error, part, salt of the earth, aalens linear regression model, segregation, separation, sequester, garnishee, the salt of the earth, a priori theoretical criteria, receivers, disunite.
Sequestrator zıt anlamlı kelimeler, Sequestrator kelime anlamı
Integration : Tümleşme. Entegrasyon. Bütünleme. Birleşme. Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci. Bir işlevin tümlevini hesaplama işlemi. İntegralleme. Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlar çerçevesinde toplanarak bağlayıcı bir birlik oluşturmaları durumu. Tamamlama. Kültür değerlerinin, budunsal azınlıkların, toplumsal öbeklerin bir bütüne alınışı, bir bütüne dönüşmesi.
Sequestrator ingilizce tanımı, definition of Sequestrator
Sequestrator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who sequesters property, or takes the possession of it for a time, to satisfy a demand out of its rents or profits.

Bu kısımda Sequestrator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sequestrator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sequestrator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sequestrator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.