Serging türkçesi Serging nedir

  • Kumaşın sökülmesini önlemek için kenarına uygulanan dikiş.

Serging ingilizcede ne demek, Serging nerede nasıl kullanılır?

Sergings : Kumaşın sökülmesini önlemek için kenarına uygulanan dikiş.

Lysergic acid diethylamide : Lsd.

Methysergid : Metizerjid. Kimyaca 1-metil-d-lizerjik asit butanolamid olup ergot alkaloitlerinden ergonovinin yarı sentetik türevi.

Serge : Şayak. İnce şayak. Serj. İnce yünlü kumaş.

Sergeancies : Çavuş rütbesi. Çavuş pozisyonu.

Sergeantship : Çavuş rütbesi. Çavuşluk rütbesi. Çavuş pozisyonu. Astsubaylık rütbesi.

Sergeancy : Çavuşluk. Astsubaylık. Çavuş pozisyonu. Çavuş rütbesi. Zeamet hizmeti.

Sergeant at law : Özel tip ingiliz hukukçusu veya avukatı.

Sergeant : Çavuş. Yüksek dava vekili. Londra belediye memuru. Astsubay çavuş. Gedikli çavuş. Komiser muavini. Astsubay. İngiliz mahkemelerinde görev yapan yüksek dereceli bir avukat.

Sergeants : Astsubay. Komiser muavini. İngiliz mahkemelerinde görev yapan yüksek dereceli bir avukat. Astsubay çavuş. Çavuş. Londra belediye memuru. Gedikli çavuş. Yüksek dava vekili.

İngilizce Serging Türkçe anlamı, Serging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Serging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Vendition : Pazarlama. Satış. Ticaret yapma.

Wholesale : Toptan satış. Toptan. Toptan alım satım. Büyük çapta. Toplu. Toptancılık. Toptan olarak. Toptan satmak. Geniş çapta. Toptancı (tüccar).

Retail : Perakende satış yapma. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Perakende satış. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Perakende satış yapmak. Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakende. Yaymak (söylenti). Perakende satılmak. Ayrıntılı anlatmak.

Resale : Yeniden satış. Tekrar satış. İkinci elden tekrar satış. Perakende satış.

Springtime : Bahar. İlkbahar. Bahar mevsimi.

Bootlegging : Korsan satış yapma. Ülkeye yasadışı yollarla içki sokma. Yasa dışı satış yapma. Korsan satış yapan. Kanunsuz olarak içki satma. İçki kaçakçılığı.

Syndication : Sendikacılık. Sendikasyon. Konsorsiyum. Sendikalaşma. Yazıyı gazeteye satma. Sendika kurma.

Vernal equinox : İlkbahar ılımı. İlkbahar ekinoksu. Bahar gündönümü. 21 mart´a rastlayan ekinoks. Bahar noktası. Güneş'in ilkbahar noktasına geldiği an ve bu andaki ılım. İlkbahar noktası. İlkbahar gündönümü.

Marketing : İşletmenin, satış olanaklarını belirleyerek üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sırasında kar elde etmek amacıyla çeşitli unsurları etkilemeye ve denetlemeye yönelik yaptığı etkinlikler. Piyasaya sunma. Alışveriş. Alışveriş yapma. Sürülme. Malların iyi ve çok olarak nasıl satılabileceğini araştıran ve bunları uygulayan bilim. Satış bilimi. Pazarlama.

Commerce : İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Aksata. Tüccarlık. İş. Cinsel ilişki. Tecim. Alım satım. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Ticaret. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Serging synonyms : telecommerce, teleselling, march equinox, private treaty, dumping, sale, commercialism, bait and switch, telemarketing, capitalization, capitalisation, hawking, time of year, season, peddling, retailing, dutch auction, spring equinox, vending, mercantilism, merchandising.

Serging zıt anlamlı kelimeler, Serging kelime anlamı

Autumnal equinox : Sonbahar çekidi. Güz ılımı. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Sonbahar noktası. Sonbahar ekinoksu.

Wholesale : Büyük çapta. Toptan alım satım. Toptan satış. Toptan olarak. Toplu. Geniş çapta. Toptan satmak. Toptan. Toptancı (tüccar). Toptancılık.

Retail : Perakende satış. Perakende satmak. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Perakende satış yapma. Perakende. Perakende satış yapmak. Yaymak (söylenti). Tekrar anlatmak. Ayrıntılı anlatmak.