Sergeant türkçesi Sergeant nedir

  • Gedikli çavuş.
  • Çavuş.
  • Yüksek dava vekili.
  • Londra belediye memuru.
  • Astsubay çavuş.
  • Komiser muavini.
  • Astsubay.
  • İngiliz mahkemelerinde görev yapan yüksek dereceli bir avukat.

Sergeant ile ilgili cümleler

English: He's a platoon sergeant.
Turkish: O bir müfreze çavuşu.

English: A captain is above a sergeant.
Turkish: Bir yüzbaşı bir astsubayın üstündedir.

English: Sergeant Dan Anderson ordered a barricade erected around the police station.
Turkish: Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.

Sergeant ingilizcede ne demek, Sergeant nerede nasıl kullanılır?

Sergeant at arms : Parlamentoda güvenlik görevlisi. Komiser. Kanun ve düzeni korumakla görevlendirilmiş memur.

Sergeant at law : Özel tip ingiliz hukukçusu veya avukatı.

Sergeant first class : Kıdemli başçavuş (amerikan ingilizcesi). Astsubay kıdemli çavuş. Astsubay kıdemli çavuş (karacı).

Sergeant major : Başgedikli. Başçavuş. Kıdemli başçavuş. Astsubay başçavuş (karacı).

Chief master sergeant : Astsubay kıdemli başçavuş. Astsubay kıdemli başçavuş (havacı).

Senior master sergeant : Abd hava kuvvetleri'nde başçavuş rütbesinin üzerinde bir rütbeye sahip astsubay. Smsgt. Astsubay başçavuş. Kıdemli başçavuş.

Common sergeant : Belediye meclisi hukuk danışmanı.

 

Flight sergeant : Güvenlik vardiya çavuşu.

First sergeant : Astsubay kıdemli üstçavuş (kara). Bölük astsubayı. Başçavuş. Kıdemli başçavuş.

Colour sergeant : Çavuş.

İngilizce Sergeant Türkçe anlamı, Sergeant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sergeant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noncoms : Erbaş. Subay rütbesinde olmayan. Onbaşı.

Senior master sergeant : Astsubay başçavuş. Smsgt. Kıdemli başçavuş. Abd hava kuvvetleri'nde başçavuş rütbesinin üzerinde bir rütbeye sahip astsubay.

Sergeant major : Başgedikli. Astsubay başçavuş (karacı). Başçavuş. Kıdemli başçavuş.

Noncommissioned officer : Erbaş. Assubay. Diğer askeri birliklere emir verme görevi verilmiş er. Gedikli erbaş. Resmi görevi olmayan askeri görevli. Onbaşı. Resmi görevli olmayan memur.

Staff sergeant : Astsubay çavuş (karacı). Üstçavuş. Kıdemli başçavuş. Başçavuş. Astsubay kıdemli çavuş (havacı).

Subaltern : Ast. Madun. İkincil. Alt. Altık. Teğmen.

Sergt : Rütbesi bir yüzbaşı veya teğmenin altında olan polis memuru. Rütbesi onbaşı veya birinci sınıf havacının üzerinde olan astsubay çavuş.

Sarge : Birinci sınıf havacdan veya onbaşıdan daha yüksek rütbedeki astsubay. Rütbe olarak bir teğmen veya yüzbaşının altında olan polis memuru.

Junior officer : Subay. Yetkili yardımcısı.

Technical sergeant : Teknik çavuş. Astsubay üstçavuş. Astsubay kıdemli üstçavuş.

Sergeant synonyms : desk sergeant, recruiting sergeant, smsgt, enlisted officer, command sergeant major, peace officer, police sergeant, gunnery sergeant, station keeper, buck sergeant, non com, sgt, non commissioned officer, sergeant first class, master sergeant, serjeant, sarges, noncom, law officer, lawman, first sergeant, deskman, color sergeant, overseer, petty officer, colour sergeant, havildar, sergeants.

 

Sergeant ingilizce tanımı, definition of Sergeant

Sergeant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, an officer whose duty was to attend on the king, and on the lord high steward in court, to arrest traitors and other offenders. He is now called sergeant-at-arms, and two of these officers, by allowance of the sovereign, attend on the houses of Parliament (one for each house) to execute their commands, and another attends the Court Chancery. Formerly, in England, an officer nearly answering to the more modern bailiff of the hundred.