Serma nedir, Serma ne demek

Serma; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Serma isminin anlamı, Serma ne demek:

Soğuk. Serma ismi; Farsça kökenli olup bir Kız ismidir.

Serma ile ilgili Cümleler

  • Onlar başka bir fabrika kurmak için yeterli sermayeye sahip.
  • “Munise'nin süsü günlerce Zeyniler köyüne dedikodu sermayesi olmuş.”
  • Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.
  • “Köyden kopup, yabancı işçi olup, beş altı yılda sermayeyi doğrultup, yurtta özel teşebbüsçü bir yarım yamalak kapitalist olma özlemi görülüyor çoğunda.”
  • Sermaye yetersizliği nedeniyle geleceğimiz zorluklarla dolu olacak.
  • Faiz nedeniyle sermaye çoğaldı.
  • Şirketin milyonlarca dolarlık bir sermayesi var.
  • Yeni bir işe başlamak için sermayeye ihtiyacı vardı.
  • Sermayeni iyi şekilde kullanmalısın.
  • “Üç yüz lirayı alırlarsa bunun yüz lirasını çocuğa sermaye yapacaktı.”
  • Bay Morita sermaye olarak borç para kullanarak bir işe başladı.
  • Onun işi 2.000 dolarlık sermaye ile başlatıldı.
  • Sermaye yetersizliği nedeniyle projemizi gerçekleştiremedik.
  • Şirketin 500.000 poundluk bir sermayesi var.
  • Çevirdim, "Tokyo" "Doğu sermaye" anlamına gelir.
  • Eğitilmiş insan gücü, dünyanın en önemli sermayesidir.

Serma ile ilgili Atasözü veya Deyim

dedikodu sermayesi olmak : dedikodusu yapılacak duruma gelmek.

 

sermaye yapmak (veya etmek) : iş yeri açmak için gereken parayı sağlamak.

sermayeyi doğrultmak : ticaret için ortaya konan anaparayı batırmadan işletmek ve para kazanmak.

Serma tanımı, anlamı

Ayrışık sermaye : Belli bir üretim biçimi için özel olan ve alternatif üretim süreçlerine aktarılamayan farklı türlerdeki fiziksel sermaye

Banka sermayesi : Banka bilânçosundaki taahhüt edilmiş ödenmiş ve ödenmemiş sermayelerin toplamı.

Başlangıç sermayesi : Kayıtlı sermaye sistemine tabi ortaklıkların sahip olmaları zorunlu en az çıkarılmış sermaye.

Bedelli sermaye artırımı : Şirketlerin sermaye artırımı karşılığında çıkardıkları hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmaları.

Bedelsiz sermaye artırımı : Yedek akçe, dağıtılmamış kar, yeniden değerleme değer artış fonu, taşınmazların satış kârları ve ortaklıklardaki değer artışının sermayeye eklenmesi.

Beşeri sermaye : İşgücünü oluşturan bireylerin üretken olarak çalışmaları ve karşılığında yüksek gelir elde etmelerine olanak sağlayacak eğitim sürecinde kazanılmış üretken bilgi, beceri ve yeteneklerinden oluşan bir fikri sermaye türü. karşılığı beşeri sermaye yatırımı.

Beşeri sermaye yatırımı : İşgücünün bilgi, beceri ve yeteneğini artırmaya yönelik yatırımlar.

Cari sermaye hasıla oranı : Yatırım projesi devam ederken üretime geçilmesi durumunda geçerli olan sermaye-hasıla oranı.

Değişken sermaye : Marksist yaklaşımda, sermayenin üretim sürecine emek biçiminde giren ve bu süreçte kendi öz değerine eşit ve ek bir değer (artık değer) yaratan bölümü. karşılığı değişmeyen sermaye.

 

Döner sermayeli işletme : Genel ya da katma bütçeden ayrılan bir başlangıç ödeneğini sermaye olarak kullanıp her yıl elde ettiği kârın bir bölümünü sermayesine ekleyerek etkinliklerini sürdüren işletme.

Fikri sermaye : İşletmelerin düşünceleri, yenilikleri, teknolojileri, genel bilgileri, bilgisayar programları, tasarımları, veri kullanma yetenekleri, birbirleriyle ve müşterileriyle ilişkileri, yaratıcılıkları ve yayımlarından oluşan ve kâra dönüştürülebilen bilgi, diğer bir deyişle işletmenin beşeri sermaye, yapısal sermaye ve müşteri sermayesi toplamından oluşan sermayesi.

Fiktif sermaye : Enflasyon dönemlerinde parasal olmayan varlık niteliğinde bulunan sermayenin kayıtlı değerinin, fiyatlar düzeyindeki değişmelere uygun bir biçimde ayarlanmadığı durumda, görünürde daha yüksek olması.

Fiziki sermaye : Makine ve donanım biçimindeki sermaye.

Gayrisafi sabit sermaye yatırımı : Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, gerçekleştirilen gayrisafi yatırımdan stok yatırımın çıkarılmasıyla bulunan büyüklük.

Hisse senedi sermayesi : Bir şirketin toplam sermayesinin hisse senedi olarak çıkan kısmı.

Hukuki sermaye : Sahibine kira, faiz, kâr payı gibi gelir sağlayan her tür iktisadi değer.

İşletme sermayesi : Bir işletmenin para, pazarlanabilir taşınır değerler, alacaklar ve stoklar gibi kısa vadeli varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki fark.

İtibari sermaye : Firmanın ödenmiş sermayesi ile ödenmemiş sermayesi toplamından oluşan ve miktarı firmanın esas sözleşmesinde yeralan sermaye.

Kesimsel sermaye çoğaltanı : Herhangi bir kesimin sonul isteminde bir birimlik artışın toplam sermayede ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı. Tüm kesimlerin sonul isteminde bir birimlik artışın belli bir kesimin sermayesinde ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı.

Kesimsel sermaye hasıla oranı : Bir kesim için herhangi bir andaki sermaye stokunun toplam hasılaya bölünmesiyle elde edilen katsayı, diğer bir deyişle bir birim hasıla için gerekli sermaye miktarı.

Kısa vadeli sermaye hareketleri : Faiz veya döviz arakazancından yararlanmak amacıyla vadesi bir yıla kadar olan dolaylı yabancı sermaye yatırımı ve döviz tevdiat hesabı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. karşılığı uzun vadeli sermaye hareketleri.

Kişisel sosyal sermaye : Bireyin diğer bireylerle ilişki kurması sonucu piyasa ve piyasa dışı kaynaklı yararlar elde etmesini sağlayan sosyal becerileri, karizması ve çevre genişliği gibi bireyin sosyal özellikler bütünü. karşılığı beşeri sermaye.

Kullanılmayan sermaye : Firma aktifinde yer alan ancak gelir sağlayıcı işlerde kullanılmayan değerler.

Mali sermaye : Mali yatırıma konu olan hisse senedi, tahvil, bono ve kredi gibi finansal araçlardan oluşan sermaye. Marksist yaklaşımda, bankaların denetiminde sanayicilerin hizmetinde olan sermaye.

Marjinal sermaye hasıla oranı : Bir firma, kesim veya ülke için herhangi bir dönem içinde sermaye stokunda meydana gelen artışların hasıla artışına bölünmesiyle elde edilen katsayı, diğer bir deyişle hasılada bir birimlik değişme için gerekli olan yatırım miktarı.

Meta sermaye : Marksist yaklaşıma göre sermayenin dolaşım sürecinin üçüncü aşaması olup, üretici sermayenin metaya dönüştürüldüğü, artık değerin üretilmediği sermayenin yalnızca biçim değiştirdiği aşama. karşılığı para sermaye, üretici sermaye.

Müşteri sermayesi : Müşteri memnuniyeti ve bağlılığı, firma imajı, marka değeri gibi işletmenin görünmeyen varlıklarından oluşan bir fikri sermaye türü. karşılığı beşeri sermaye, yapısal sermaye.

Net işletme sermayesi : Bir işletmenin cari varlıkları ile cari yükümlülükleri arasındaki fark.

Net sermaye hasıla oranı : Yıpranmanın hasıladan düşürülmesiyle hesaplanan sermaye-hasıla oranı.

Ödenmemiş sermaye : Bir şirketin ortaklarının ödemeyi taahhüt ettikleri, ancak henüz ödememiş oldukları sermaye.

Ödenmiş sermaye : Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı.

Ödünç sermaye : İşletme dışındaki kişi veya kurumlardan işletmenin borçlandığı sermaye.

Para sermaye : Marksist yaklaşımda değişmeyen sermaye ile değişken sermayeyi satın almada kullanılan para, kredi gibi finansal araçlardan oluşan ve sermayenin dolaşım sürecinin ilk aşaması. karşılığı mali sermaye 2, meta sermaye, üretici sermaye.

Risk sermayesi : Büyük risk içeren yatırımların finansmanında kullanılan sermaye.

Risk sermayesi fonu : Girişimcilere risk sermayesi sağlayarak yatırım yapan fon.

Risk sermayesi yatırım ortaklığı : Kayıtlı sermaye sistemine tabi olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek için risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık şirket.

Risk sermayesi yatırımı : Risk sermayesi yatırım ortaklığının birincil piyasalarda çıkardığı ve ortaklık ya da alacak hakkı sağlayan sermaye piyasası araçlarına yapılan uzun vadeli yatırım.

Sabit sermaye : Bir firmanın sahip olduğu sermaye mallarına bağladığı para.

Sabit sermaye hasıla oranı : Ekonomide sermaye dışındaki üretim faktörleri ile bilgi derecesi, zevk ve tercihler, davranışlar gibi diğer koşulların sabit kaldığı ve yaşama düzeyinde meydana gelen değişmelerin hasıla üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı varsayımı altında hesaplanan sermaye-hasıla oranı.

Sabit sermaye yatırımı : Bir firma veya ülkenin sermaye stoğuna yaptığı ekleme.

Sermasar : Sarmaş dolaş.

Sermaye artırımı : Bir şirketin kayıtlı sermayesinin bedelli sermaye artırımı ve/veya bedelsiz sermaye artırımı biçiminde artırılması.

Sermaye birikim fonları : Firmanın sermaye fonlarının yer aldığı bütçe kalemi.

Sermaye birikimi : Bir ekonomide zaman içerisinde sermaye stokunda meydana gelen artış. karşılığı yatırım. Marksist kuramda, üretim süreci sonucunda elde edilen artık değerin bir kısmının sermayeye dönüştürülme süreci.

Sermaye bütçelemesi : Yeni makine alımı, makine yenilenmesi, yeni tesis kurulması, yeni ürün geliştirilmesi ve araştırma-geliştirme projeleri gibi potansiyel uzun dönem yatırımlarının belirlenme süreci. Bütçeleme sürecinde yükümlülükler kadar varlıkların da dikkate alındığı bütçeleme yöntemi.

Sermaye çoğaltanı : Tüm kesimlerin sonul isteminde bir birimlik artışın toplam sermayede ne kadar artış sağlayacağını gösteren katsayı.

Sermaye değeri : Firmanın yıllık gelirinin piyasa faiz oranına bölünmesiyle hesaplanan değer.

Sermaye dışalımı : Diğer ülkelerdeki yerleşik kişilerin bir ülkeye doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde gerçekleştirmiş oldukları yatırım.

Sermaye dışsatımı : Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerde doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde gerçekleştirmiş oldukları yatırım.

Sermaye fonları : Arsa, bina, donanım, altyapı yenilemesi veya inşası ile işletmenin etkinliklerini sürdürebilmesi için ayrılan fonlar.

Sermaye geliri : [Bakınız: sermaye kazancı]. (capital reveneu) Finansal olmayan varlıkların satışından elde edilen gelir.

Sermaye hareketleri : Daha yüksek getiri oranı sağlamak amacıyla sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. karşılığı kısa vadeli sermaye hareketleri, uzun vadeli sermaye hareketleri.

Sermaye hasıla oranı : Bir firma, kesim veya ülke için herhangi bir andaki sermaye stokunun toplam hasılaya bölünmesiyle elde edilen katsayı, diğer bir deyişle bir birim hasıla için gerekli sermaye miktarı.

Sermaye hesabı : Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri.

Sermaye kaçışı : Bir ülkedeki iktisadi ve siyasi belirsizlikler veya risklerin oluşmasına bağlı olarak sermayenin hızlı bir biçimde ülke dışına çıkması. Kambiyo denetiminin olduğu ülkelerde, sermayenin yasal olmayan yollardan ülke dışına çıkarılması.

Sermaye kaybı : Taşınır veya taşınmaz değerlerin satış fiyatı ve alış fiyatı arasındaki negatif fark.

Sermaye kazancı : Taşınır veya taşınmaz değerlerin satış fiyatı ve alış fiyatı arasındaki pozitif fark.

Sermaye kazancı vergisi : Sermaye kazancının gerçekleşmesi durumunda elde edilen parasal gelir üzerinden alınan vergi.

Sermaye malları : Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar.

Sermaye payları bölünmüş komandit şirket : Sermayesi paylara bölünmüş ve ortaklarından bir veya birkaçının şirket alacaklılarına karşı bir kolektif şirket ortağı, diğerlerinin bir anonim şirketi ortağı gibi sorumlu olduğu şirket türüdür. Adi komandit şirketinde olduğu gibi komandite ortakların sorumluluğu sınırsız, komanditer ortaklarınki ise koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır.

Sermaye piyasası kurulu : Sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını ve yatırımcıların hak ve çıkarlarının korunmasını sağlamak amacıyla kurulan düzenleyici ve denetleyici kurum. (Capital Markets Board of Turkey) Türkiye’de sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek amacıyla 1981 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan kurum.

Sermaye riski : Bir borç verme işleminde borç verilen miktarın vade sonunda daha az olarak geri alınma riski.

Sermaye stoku : Belirli bir anda bir firma, sanayi veya ülkenin sahip olduğu toplam fiziki sermaye miktarı.

Sermaye şirketi : Ortaklarının alacaklılara karşı sermaye payları kadar sorumlu olduğu, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, anonim şirket ve limited şirketten oluşan bir şirket türü. Krş. şahıs şirketi.

Sermaye tasarruf edici teknik : Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, faizlerin ücretlere göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde sermayenin yerine emeğin kullanılması.

Sermaye tasarruf edici teknolojik gelişme : Faktör fiyat oranları sabitken, emeğin verimliliğini sermayenin verimliliğine göre daha çok artırdığı için, sermaye yerine emek kullanımını özendiren teknolojik gelişme.

Sermaye tayınlaması : Bir firmanın, üstleneceği yeni yatırım ve projeleri sınırlandırması. Firmanın aşırı kapasiteyle çalışması durumunda yatırımını sınırlandırması.

Sermaye varlıkları fiyatlandırma modeli : Sermaye piyasasındaki bir taşınır değerin beklenen geliri ile riski arasındaki doğrusal ilişkiyi gösteren model.

Sermaye vergisi : Sermaye ve mülk üzerinden alınan bir tür servet vergisi.

Sermaye yapısı : Firmanın özkaynak ve yabancı kaynak bileşimi.

Sermaye yeterliliği : Bankanın sermayesinin aktiflerine oranı. Bir bankanın, mudilerinin ve diğer borç verenlerin fon gereksinimlerini karşılayabilme gücü.

Sermaye yoğun mal : Diğer mallara göre, üretiminde sermayenin emekten daha çok kullanıldığı mal, diğer bir deyişle sermaye yoğun teknolojiyle üretilen mal. karşılığı emek yoğun mal.

Sermaye yoğun sanayi : Üretim sürecinde girdi olarak emeğe oranla sermayenin daha fazla kullanıldığı, diğer bir deyişle sermaye yoğun teknolojinin kullanıldığı sanayi. karşılığı emek yoğun sanayi.

Sermaye yoğun teknoloji : Bir malın üretiminde veya bir kesimde kullanılan sermaye/emek oranının diğer bir malın üretiminde veya diğer bir kesimde kullanılandan daha yüksek olduğu teknoloji. karşılığı emek yoğun teknoloji.

Sermayenin değer bileşimi : Marksist kuramda, değişmeyen sermayenin değerinin değişen sermayenin değerine oranı. Bu oran fiyatlardaki dalgalanmaya bağlı olarak sürekli değişebilmektedir.

Sermayenin derinleşmesi : Bir ekonomide çalışan kişi başına düşen sermaye miktarının artması, diğer bir deyişle işgücünün daha fazla sermaye malıyla donatılarak verimliliğinin artması.

Sermayenin dolaşım süreci : Marksist yaklaşımda para sermayenin üretici sermayeye, üretici sermayesinin meta sermayeye ve meta sermayenin de tekrar para sermayeye dönüşüm süreci.

Sermayenin genişlemesi : Bir ekonomide işgücü artışı kadar sermaye stoku da arttığı için işgücünün verimliliğinde bir artış olmaksızın yalnızca toplam çıktının artması.

Sermayenin getiri oranı : Yapılacak her ek bir birimlik yatırım başına, bu yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net ek getiri. karşılığı faiz oranı.

Sermayenin marjinal etkenliği : Yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net getirilerin bugünkü değerini yatırımın değerine eşitleyen indirim oranı. Yapılacak her ek bir birimlik yatırım başına, bu yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net ek getiri.

Sermayenin marjinal etkenliği eğrisi : Sermayenin marjinal etkenliği ile yatırım harcamaları arasındaki ilişkiyi gösteren eğri.

Sermayenin marjinal maliyeti : Üretim sürecinde kullanılan sermayede bir birimlik değişmenin toplam maliyette yol açtığı değişme.

Sermayenin marjinal ürün değeri : Diğer faktörler sabitken, sermayenin bir birim artırılması durumunda toplam üretimde meydana gelen değişmenin parasal değeri.

Sermayenin marjinal verimliliği : Diğer üretim faktörleri sabitken, sermaye miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam üretimde yol açtığı değişme.

Sermayenin merkezileşmesi : Marksist kuramda, sermayenin yoğunlaşmasının en üst derecesi olup birçok sermayenin, bir tek sermaye olarak kaynaşması sonucunda sermayenin tek elde toplanması.

Sermayenin organik bileşimi : Marksist kuramda, sermayenin teknik bileşimindeki değişmelere bağlı olarak değişen sermayenin değer bileşimi.

Sermayenin ortalama etkinliği : Yapılacak her bir birimlik yatırım başına, bu yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net getiri.

Sermayenin ortalama verimliliği : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen sermaye değerlerine bağlı olarak birim sermaye başına elde edilen ürün.

Sermayenin teknik bileşimi : Marksist kuramda, sermayenin kullanım değeri yönünden bileşimini gösteren ve üretim sürecinde kullanılan üretim araçları kitlesinin canlı emek kitlesine oranı.

Sermayenin toplam verimliliği : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik sermaye miktarı karşılığında elde edilen toplam üretim miktarı.

Sermayenin yoğunlaşması : Sermayenin büyük bir kısmının birkaç büyük firma tarafından denetlenmesi. Marksist kuramda, kapitalistin kapitalist tarafından mülksüzleştirilmesi sonucu sermayenin az sayıda kapitalistin elinde toplanması.

Sermayesi : Yalova kenti, Altınova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Sermayeyi kediye yüklemek : Parasını yiyip bitirmek.

Sosyal sabit sermaye : Bir ekonomide okul, üniversite, hastane ve kütüphane gibi sosyal altyapı için yapılan yatırım harcaması.

Sosyal sabit sermaye yatırımı : Sosyal sabit sermaye stokuna yapılan ilave.

Sosyal sermaye : Pazarlanabilir ya da pazarlanma olanağı olmayan mal ve hizmetlerin üretilmesini sağlayan toplumun üretken aktiflerinin toplam stoku. Toplumu bir arada tutan ve toplumun siyasi, kültürel ve sosyoekonomik alanda gelişmesini etkileyen normlar, ağlar, örfler, adetler, gelenekler, görenekler gibi iletişim ve karşılıklı güven esasına dayalı insan ilişkilerini belirleyen kurallar bütünü. Marksist kuramda, karşılıklı bağımlılık ilişkisi içerisinde bulunan bireysel sermayelerin toplamı.

Şirket sermayesi : Ortakların şirkete koydukları veya ödemeyi taahhüt ettikleri para ve mal.

Taahhüt edilmiş sermaye : Hissedarlar tarafından ödenmesi vaad edilen sermaye.

Tahmini sermaye hasıla oranı : İşgücü ve diğer kaynaklarda gelecekte meydana gelmesi beklenen değişikliklere göre tahmin edilen sermaye-hasıla oranı.

Tarihsel sermaye hasıla oranı : Geçmiş yıllardaki sermaye ve hasılada gözlemlenen değişmelere göre hesaplanan sermaye-hasıla oranı.

Teknolojik sermaye hasıla oranı : Yatırım projesinin tamamlandığı ve üretime geçildiği durumda geçerli olan sermaye-hasıla oranı.

Toplam sermaye hasıla oranı : Kesimsel sermaye-hasıla katsayılarının ağırlıklı ortalaması alınarak hesaplanan ve tüm ekonomi için geçerli olan sermaye-hasıla oranı.

Türdeş sermaye : Belli bir üretim biçimi için özel olmayıp, alternatif üretim süreçlerine kolayca aktarılabilen aynı türlerdeki fiziksel sermaye.

Uzun vadeli sermaye hareketleri : Doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile vadesi bir yılı aşan dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. karşılığı kısa vadeli sermaye hareketleri.

Üretici sermaye : Marksist yaklaşıma göre sermayenin dolaşım sürecinin ikinci aşaması olup, para sermayenin üretime yönelik olarak kullanılıp artık değerin üretildiği aşama. karşılığı meta sermaye, para sermaye.

Yabancı sermaye : Bir ülkeye diğer ülkelerden gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde gelen sermaye.

Yabancı sermaye yatırımı : Bir ülkede doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde yapılan yatırım.

Yapısal sermaye : İşletme çalışanlarının verimliliğini destekleyen donanım, yazılım, veri tabanları, örgütsel yapı, buluş belgeleri, markalar ve bunun gibi ögelerden oluşan bir fikri sermaye türü. karşılığı beşeri sermaye, müşteri sermayesi.

Yatırılmış sermaye : Bir işletmenin net varlıkları.

Döner sermaye : Kamu maliyesi alanında belirli ve sürekli bir amacın elde edilmesi için genel veya katma bütçeden bir miktar paranın, azaltılmamak şartı ile kuruluşa veya bu kuruluşla ilgili işletmelere verilmesi, mütedavil sermaye.

Kayıtlı sermaye : Anonim şirketlerin ticaret siciline kaydedilmiş sermayeleri.

Mütedavil sermaye : Döner sermaye.

Sermaye : Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Genelev kadını. Varlık, servet. Konu.

Sermaye mal : Bir ticari kuruluşun para, mal ve malzeme varlığının tümü.

Sermaye piyasası : Hisse ve tahvil alım satımının yapıldığı, kanunla düzenlenmiş ticaret merkezi.

Sermayeci : Anamalcı.

Sermayecilik : Anamalcılık.

Sermayedar : Sermayesi olan. Anamalcı.

Sermayeli : Sermayesi olan.

Sermayesiz : Sermayesi olmayan.

Sermayesizlik : Sermayesiz olma durumu.

Diğer dillerde Serkus anlamı nedir?

İngilizce'de Serkus ne demek ? : cercus