Hukuki sermaye nedir, Hukuki sermaye ne demek

Hukuki sermaye; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Sahibine kira, faiz, kâr payı gibi gelir sağlayan her tür iktisadi değer.

Hukuki sermaye anlamı, tanımı

Huku : Seslenme ünlemi (çocuk dilinde)

Serma : Soğuk.

Hukuk : Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

Hukuki : Tüzel.

Sermaye : Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Genelev kadını. Varlık, servet. Konu.

İktisadi : Ekonomik.

Kar payı : Herhangi bir malın maliyet fiyatı üzerine konulan ve satıcıya kalan kazanç. Bir işletmenin maliyet giderleri ve zararları çıkarıldıktan sonra kalan net kârın pay senedi başına düşen bölümü, temettü hissesi. Anonim şirketlerde, kârdan ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden ortaklara, şirkete yatırmış oldukları sermayeyle orantılı bir biçimde nakit ya da hisse senedi olarak dağıtılan pay. Bir girişimin bir akçalı yıl ya da bir deneme süresi içinde gerçekleştirdiği net kârın pay belgiti başına düşen bölümü.

 

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

İktisad : Tutum.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

İkti : Annesi öldüğü için başka koyun emmeye alıştırılan kuzu ya da oğlak. Çobana alışkın hayvan. Açgözlü. Annesiz babasız büyüdüğü için arsız olan kişi. [Bakınız: ekti].

Kira : Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar. Bu biçimde tutulan taşınmaz. Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Faiz : İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

 

Tür : Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. [Bakınız: sinema türleri]. [Bakınız: televizyon türleri]. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Kar : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.

Diğer dillerde Hukuki sermaye anlamı nedir?

İngilizce'de Hukuki sermaye ne demek ? : judical capital