Huku nedir, Huku ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Seslenme ünlemi (çocuk dilinde).

Huku ile ilgili Cümleler

  • Hukuka göre tüm erkekler eşittir.
  • Hukuka göre hepimiz aynıyız.
  • Hukuk önünde sorumluyuz.
  • Fakat o hukukun üstünde değil mi?
  • Hukuk önünde herkes eşittir.
  • Ali hukuk fakültesini yeni bitirdi.
  • Hukuk sınavını geçti ve bir hukuk bürosu kurdu.
  • Hukuk öğrenimi yapan her öğrenci avukat olamaz.
  • Onun hukuk kütüphanesinde bir işi var.
  • Hukuk ve adalet aynı değildir.
  • Ali da hukuk okudu.
  • İki ülke arasındaki bu anlaşmazlıklar, uluslararası hukuka uygun olarak çözülmelidir.
  • Biz hukukun gözünde eşitiz.

Huku anlamı, kısaca tanımı

Cenevre deniz hukuku konferansı : (1958)

Cenevre deniz hukuku sözleşmeleri : (1949).

Cenevre savaş hukuku sözleşmeleri : [Bakınız: Cenevre İnsancıl Hukuk Sözleşmeleri].

Emredici hukuk : Buyurucu töre.

Hukuki kişi : Gerçek ve tüzel kişilere verilen genel ad.

Hukuki kişilik : Hukuki kişi olma durumu.

Hukuki sermaye : Sahibine kira, faiz, kâr payı gibi gelir sağlayan her tür iktisadi değer.

Hukul : Tarla ve bostanlara yapılan küçük bekçi kulübesi.

Hukumdar : Hükümdar.

İntikali hukuk : Geçiş töresi, çağlar arası töre (Übergangsrecht, Intertemporales Recht, droit transitoire).

İş hukuku : İşçi ile işveren arasındaki ilişkileri karşılıklı hak ve görevleri, iş ve iş yerine ilişkin işlemleri sınırlarıyla kapsayan yasaya dayalı haklar.

 

Medeni hukuk : Yurttaşlar töresi (Zivilrecht, bürgerliches Recht, droit civil).

Şahsın hukuku : Kişiler töresi (Personenrecht, droit des personnes).

Aile hukuku : Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı.

Amme hukuku : Kamu hukuku.

Asliye hukuk mahkemesi : İlçelerde kurulan ve sulh mahkemesinin yasada belirtilen görevi dışındaki bütün davalara bakan, hukuk yargılamasının asıl mahkemesi.

Ceza hukuku : Suç kapsamı içine giren eylemler ile bunlara uygulanacak cezaları inceleyen hukuk dalı.

Deniz hukuku : Devletler hukukunda denizin türlü bölümlerinin durumunu düzenleyen ve devletlerin bu bölümler üzerindeki yetkilerini belirten antlaşma, gelenek vb. niteliğindeki kuralların bütünü.

Hava hukuku : Havada ulaşımı düzenlemek için konulmuş hukuk kurallarının bütünü.

Hukuk : Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

Hukukçu : Hukuku meslek edinen, hukukla uğraşan kimse.

Hukukçuluk : Hukukçunun yaptığı iş.

Hukuken : Hukuksal olarak.

Hukuki : Tüzel.

Hukuki metroloji : Metrolojinin, hukuki konuların gerektirdiği durumlarda, ölçme metotları, ölçme birimleri ve ölçme aletleri ile ilgili olan kısmı.

Hukuksal : Tüzel.

Hukuksuzluk : Hukuksuz olma durumu.

İdare hukuku : Kamu yönetimi içinde yer alan kuruluşları ve bunların işleyişlerini, kişilerle ilişkilerini ve sorumluluklarını inceleyen, düzenleyen hukuk dalı.

 

İslam hukuku : Din temeline dayanan hukuk, şeriat.

Kamu hukuku : Devlet ile kişi arasında karşılıklı olarak hak ve ödevleri düzenleyen hukuk kolu, amme hukuku.

Kilise hukuku : Kilisenin kuruluşunu ve iç düzenini sağlayan kurallar.

Pozitif hukuk : Belli imkân ve zamanda konulmuş kurallar birliği.

Sulh hukuk mahkemesi : Kira sözleşmesi, paylaştırma ve şüyuun giderilmesi, zilyetliğin korunması, mirasçılık belgesi ile ilgili değeri 5.000 TL'nin altında olan davalarla ilgilenen mahkeme.

Tabii hukuk : İnsanın doğuştan sahip olduğuna inanılan haklarını ele alan hukuk.

Teamül hukuku : Örf ve âdete dayanan hukuk. Örf ve âdet durumuna gelmiş, yazılı olarak tespit edilmemiş hukuk.

Toprak hukuku : Toprak üzerindeki mülkiyet rejimini, toprağın işletilmesiyle ilgili hususları düzenleyen hukuk.

Usul hukuku : Yargıya intikal eden bir dava konusunun görülmesine ilişkin hukuk koşullarının tümü.

Uzay hukuku : Ulusların uzayla ilgili sorunlarının ele alan uluslararası gelenek hukuku.

Yazılı hukuk : Yasama organı tarafından kabul edilen ve yayımlanan hukuk.

Diğer dillerde Hukoyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Hukoyunu ne demek ? : hu sheep