Serosal türkçesi Serosal nedir

  • Seros zarı ile ilgili.
  • Seruma benzer zarla alakalı (biyoloji terimi).

Serosal ingilizcede ne demek, Serosal nerede nasıl kullanılır?

Glandula serosa : Seröz salgı salgılayan bezler. Glandula seroza. Dış salgı bezlerindeki korpus glandulelerin sulu kıvamdaki salgısından oluşan, lümenleri dar, çekirdekleri yuvarlak ve ortada bulunan hücre toplulukları. Seröz bezler.

Semiluna serosa : Ebner yarım ayları. Giannuzzi yarım ayları. Alt çene tükürük bezlerinde seröz tipte salgı yapan hücrelerin müköz salgı yapan hücreleri yarım ay biçiminde kuşatması, ebner yarımayları.

Serosa : Seröz zar. Seruma benzer zar. Seroza. Vücut boşluklarının duvarlarını ve içindeki organları örten zar. Seruma benzer sıvı salgılayan hücrelerden oluşan ince zar (biyoloji terimi).

Serosanguineous : Serosanguinöz. Serum ve kan karışımından oluşan, bu niteliği gösteren. Serosanginöz.

Endocarditis ulserosa : Endokardın ülser oluşumlu yangısı. Endokarditis ülseroza.

Serosurvey : Belirli bir hastalığa karşı bağışıklığı ölçmek için genel toplumun serolojik muayenesi.

Infectious serositis : Enfeksiyöz serözitis. Riemerella anatipestifer enfeksiyonu.

Porcine polyserositis : Domuzların poliserözitisi. Domuz eniklerinde haemophylus parasuis’e bağlı olarak oluşan, yüksek ateş, topallık ve sinirsel bozuklukların yanı sıra beyin, göğüs, karın ve eklemlerin sinovyal zarlarında seröfibrinöz yangıyla belirgin perakut seyirli hastalık, glasser hastalığı, domuz bulaşıcı poliartritisi. etken üst solunum yollan normal florasında bulunur ve çoğunlukla pnömonik akciğerlerden ikincil invazyon oluşturan bir etken olarak izole edilir.

 

Transmissible serositis : Bulaşıcı serözitis. Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi.

Serositis : Serozit. Serum zarının iltahaplanması (pataloji). Serözitis. Seröz zarın yangısı, serozanın yangısı.

İngilizce Serosal Türkçe anlamı, Serosal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Serosal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parietal pericardium : Pariyetal perikard.

Pleura : Plöra. Göğüs zarı. Akciğer zarı. Göğüs boşluğunu örten ve akciğerleri saran seröz zar, plöra. Plevra. Göğüszarı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Göğüs boşluğunu astarlayan ve akciğeri saran seroza zarı. göğüs zarı.

Epicardium : Epikart. Epikard. Perikardiyumun iç yaprağından oluşan kalbin duvarının dış katmanı, epikard. viseral yaprağın altıyla miyokardiyum arasında elastik iplikli bağ doku bulunur. Epikardi. Perikardın kalbi saran iç yaprağı. Epikardiyum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Visseral perikard. Eplkardiyum. Kalbin dış yüzünü örten iç yaprağı, epikardiyum.

Pericardium : Yüreği örten zar. Perikard. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalp dışzarı. Pariyetal ve viseral yapraklar halinde kalbin üzerini örten ve bu yaprakların birbirine bakan yüzlerinde tek katlı mezotel hücrelerinin bulunduğu zar. ikisi arasındaki kavum perikardide seröz zarların salgısından oluşan bir sıvı bulunur. perikardiyumun viseral yaprağına epikardiyum adı da verilir. Kalbin dış yüzündeki mezotelyal tabaka. damar ve sinirleri içeren gevşek seröz zar. Kalp dış zarı. Kaib kapsülü. Fış kalp zarı. Perikardiyum.

 

Haze : İnce duman. Pus. Belirsizlik. Şüphe. Duman. Bulanıklık. Sis. Uğraşmak. Hafif sis. Müphemlik.

Fume : Öfkelenmek. Kızmak. Patlamak. Duman çıkarmak. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Buhar. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Köpürmek. Gaz. Duman.

Membrane : Kaplama. İnce zar. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran. Membran. Gışa. Örtenek. Zar. Film. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diyafram.

Endocardium : Meyve perikarpının en içteki tabakası. Yüreğin iç boşluklarını astarlayan zar. Kalp içzarı. Endokard. Kalbin içzarı. Kalpte en içte yer alan, endotel ve subendotelden oluşan katman. subendotel içerisinde kalbin uyarı sistemine ait purkinje telleri bulunur. Kalbin içini örten bir sıra yassı epitel dokudan oluşan seröz zar, endokardiyum. Endokarp. İçyürekzarı. Kalp iç zarı.

Tissue layer : İnce kağıt tabakası.

Serous membrane : Bağ dokusu tabakası üstündeki mezotelden oluşan, vücut boşluklarının duvarlarını ve içindeki organları örten zar, seroza. Vücudun bazı kapalı boşluklarını astarlayan ince bağ dokusu zarı. Seröz zar. Vücut boşluklarının duvarlarını ve içindeki organları örten zar. Seroza zarı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Serosal synonyms : smoke, cloud, fog, peritoneum, visceral pericardium.

Serosal zıt anlamlı kelimeler, Serosal kelime anlamı

Disordered : Bozuk. Düzensiz. Çatlak. Karışık. Perişan. İntizamsız. Kaçık. Düzensizleşmiş.

Brotherly : Kardeşçe. Kardeş gibi. Ağabeyce. Kardeşe özgü. Erkek kardeşe özgü.