Servo türkçesi Servo nedir
- Benzin istasyonu.
- Yardımcı.
- Servo.
- Otomatik.
- Servomekanizma.
Servo ile ilgili cümleler
English: As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Turkish: Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.
Servo ingilizcede ne demek, Servo nerede nasıl kullanılır?
Servo amplifier : Servomekanizma yükselteci.
Servo assisted : Servo. Özdevinimli.
Servo assisted brake : Servo fren.
Servo brake : Servofren. Servo fren.
Servo control : Bir aygıtın çeşitli parçalarının belirli koşullarda kendi kendine çalışmasını sağlayan mekanik, elektrik, elektronik düzen. Yardımcı kuvvetle kontrol. Servokumanda. Özdevinimli düzenek. Servo kumanda. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Servo kontrol.
Servo mechanism : Servo mekanizma. Yardımcı cihaz. Servo mekanizması. Elektromekanizma.
Brake servo unit : Durduraç güçlendirici. Fren servosu. Hava yardımlı durduraç dizgesinde hava basıncı ile durduraç özek basacını çalıştıran, ayak gücüne koşut olarak işleyen, basaca benzer aygıt. Fren takviyesi.
Air servo assisted steering gear : Basınçlı hava ile çalışan bir düzeneğin, öntekerleklerin yönlendirilmesine yardımcı olduğu yönelteç dizgesi. Havalı yönelteç.
Vacuum servo brake : Durduraç ayaklığındaki ayak gücü gereksinmesini azaltan durduraç yardımcısının emmeyle işleyen türü. Vakumlu servo fren. Emme yardımlı durduraç.
Compressed air servo brake : Basınç yardımlı fren. Hava tazyikli servo fren.
İngilizce Servo Türkçe anlamı, Servo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Servo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accessorily : Bütünleyici bir şekilde. Bir suçluya suç ortağı olarak. Yardımcı bir rol üstlenerek. Yardımcı olarak. Destek olarak.
Non voluntary : Gönüllü olmayan. Birinin hür iradesiyle olmayan.
Adjuvant : Destek. Kolaylaştırıcı. Cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi. Bir hastalığın ek tedavisi olarak kullanılan (tıp veya medikal terimi). Katma. Destekleyici. Yardım eden. Yardımcı olan. Arttırıcı.
Acolyte : Rahip yardımcısı.
Accessory : Kayaçlarda çok yaygın olarak bulunan mineraller. Suçortağı. Eklenti. Yardakçı. İkinci derecede suç ortağı. Yedek parça. Muharrik. Suç ortağı. Suç ortaklığı eden.
Control system : Kontrol dizgesi. Kontrol jüyesi. Denetim dizgesi. Füze kontrol sistemi. Bir şeyi düzenleme veya yönetme sistemi. Telaffuz sistemi. Denetim jüyesi. Kontrol sistemi. Denetim sistemi. Kumanda sistemi.
Automatical : Kendi kendine işleyen. Kendiliğinden çalışan. Kasti olmayan. İstem dışı.
Service station : Akaryakıt istasyonu. Otomobille gezen kimselere yakıt ve diğer hizmetleri sunan işletme. Mola yeri. Dinlenme tesisleri. Servis. Bakım yeri. Servis istasyonu. Motorlu taşıtların, bakım ve onarımının yapıldığı yer. Benzinci.
Servo synonyms : servomechanical, servosystem, selfacting, automatique, adjutant, auto, gas station, gasoline station, filling station, self regulating, garage, servo assisted, power assisted, adjuncts, servos, autoing, self acting, garages, automatics, accessorius, instinctual, automated, adjoints, accommodating, accessaries, mechanical, petrol station, automatic, servomechanism, servomechanisms, adjunct, mechanicals, adjoint.

Bu kısımda Servo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Servo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Servo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Servo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.