Sesterce türkçesi Sesterce nedir
- (roma dönemine ait) sikke.
- Eski roma parası.
- Antik roma parası.
Sesterce ingilizcede ne demek, Sesterce nerede nasıl kullanılır?
Sesterces : Antik roma parası. Eski roma parası.
Sestertius : Eski roma parası.
Sestet : Altı sesli parça. Altılı. Altı kişilik grup.
Sestets : Altılı. Altı kişilik grup. Altı sesli parça.
Disesteem : Saymamak. İtibarsızlık. Saygısızlık etmek. Hor görmek. İtibar etmemek.
Antidisestablishmentarianism : Kiliseyi devletten ayırma görüşüne karşı olma. Kiliseyi devletten ayırma görüşüne karşı çıkma. Kilisenin devlet tarafından tanınması ve desteğinin kaldırılmasına karşı çıkma (özellikle ingiltere anglikan kilisesi).
Crassest : Galiz. Bön. Ahmak. Densiz. Dangalak. İncelikten yoksun. Duygusuz. Görgüsüz. Aptalca. Hissiz.
Densest : Kalın kafalı. En yoğun olanı. En kalın olanı. Sıkışık. Yoğun. Koyu. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). Sık. Kalın. En koyu olanı.
Coarsest topology : En kaba topoloji.
Coarsest : Kalitesiz. İri taneli. Yontulmamış. Kaba saba. Terbiyesiz. En kaba. Kaba. Kalın. Bayağı. Adi.
İngilizce Sesterce Türkçe anlamı, Sesterce eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sesterce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Complex sentence : Karmaşık cümle. Bileşik cümle. Girişik cümle. Karmaşık tümce.
Condemn : Suçlamak. Mahkum etmek. Kınamak. İstimlak etmek. Mahkã»m etmek. Ayıplamak. Kullanıma uygunsuz bulmak. Kamulaştırmak. Çarptırmak. Hüküm vermek.
Interrogation : Soru sorma. Soru. İstinkak. Sorguya çekme. Sorgulama. Soruşturma. Sorgu.
Interrogative sentence : Soru tümcesi. Soru soran cümle (gramer). Soru kavramı kazandıran hangi? ne? kim? kaç? nasıl? gibi soru kelimelirinden biriyle ya da evet veya hayır karşılığını isteyen soru eki mi? ile kurulan cümle türü: kimler eğlendi, kimler avundu? vecd ve cuşiş kimde idi? hani mutrip nerede? canan ne oldu? heyhat, bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir? (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s.47). niçin geldiniz? niçin bu akşam buraya geldiniz? ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız? dedi (a.h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 99). ne oldu? sen de mektepten mi geliyorsun? başı mı yarıldı çocuğun? düştü mü? gözü mü çıktı? (p. safa, biz insanlar, s.25). || rahmetli mi dediniz? || dik dik baktım: || bu, şaşılacak bir şey mi? || adam kekeledi: || hayır, estağfurullah! gençsiniz de... (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 20). bu mucizenin sebebi ne idi? hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun, kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi? onu yalnız bularak acıdığı için mi? (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 126). acaba, sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler? (s.f.abasıyanık, bütün eserleri ııı: yolculukta, s. 123) vb. Soru cümlesi.
Declarative sentence : Bir şeyi belirten veya açıklayan ilan eden cümle. Haber cümlesi. Bildirme tümcesi. Bildirme cümlesi.
Topic sentence : Konu tümcesi. Konu cümlesi.
Convict : Hüküm giydirmek. Hükümlü. Mahkum etmek. Suçlu çıkarmak. Suçlu bulmak. Kabullendirmek. Yargılı. Suçlandırmak. Suçunu ispat etmek. Mahkum.
Foredoom : Önceden mahk-m etmek. Başarısız olacağı belli olmak.
Constituent : Kurucu öğe. Bileşen. Bir örüntü içinde örgütlenmiş alt öğe. Oluşturan parçalardan her biri. Elemen. Seçmen. Kurucu unsur. Kurucu. Unsur. Temsilci atayan kimse.
Sesterce synonyms : linguistic string, grammatical constituent, run on sentence, string of words, declaratory sentence, sesterces, interrogative, question, compound sentence, clause, sestertius, doom, reprobate, word string, simple sentence, declare.
Sesterce zıt anlamlı kelimeler, Sesterce kelime anlamı
Acquit : Tenzih etmek. İbra etmek. Beraat ettirmek. Ödemek. Suçsuz çıkarmak. Muaf tutmak. Aklamak. Beraat etmek. Ayrıcalık tanımak. Temize çıkarmak.
Acquittal : Yapma. Aklama. Aklanma. Tezkiye. Beraat. Yerine getirme. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. İbra. Beraat kararı.
Sesterce ingilizce tanımı, definition of Sesterce
Sesterce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A Roman coin or denomination of money, in value the fourth part of a denarius, and originally containing two asses and a half, afterward four asses, equal to about two pence sterling, or four cents.

Bu kısımda Sesterce kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sesterce ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sesterce anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sesterce ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.