Shacked türkçesi Shacked nedir

  • Evli olmadan birlikte yaşayan.

Shacked ile ilgili cümleler

English: He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Turkish: O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.

Shacked ingilizcede ne demek, Shacked nerede nasıl kullanılır?

Shacker : İkamet eden kimse. Oturan. Sakin. Oturan kimse. Yerleşimci. Yaşayan kimse.

Shack up : Birlikte yaşamak. Yasal olarak evlenmeden beraber yaşamak (argo terim). Beraber yaşamak.

Shack up with : İle evli olmadan beraber yaşamaya başlamak. Birlikte yaşamak. Karı koca gibi yaşamak. Aşk hayatı yaşamak.

Radio shack : Abd'de elektronik cihazlar satan büyük mağazalar zinciri.

Shack : Gecekondu. Kulübe. Gecekondu mahallesi. Birlikte yaşamak (evli olmadan). Baraka.

Shackles : Engel. Pranga. Zincir.

Shacklers : Zincire vuran kimse. Kelepçeleyen kimse. Birini zincirleyen. Köstek olan kimse. Bir kimsenin ellerini kelepçe ile bağlayan kimse.

Shackle : Köstek. Engel olmak. Elini kolunu bağlamak. Pranga. Kelepçelemek. Zincirlemek. Zincir. Engel. Köstek olmak. Boyunduruk.

Be shackled by : Tutsağı olmak.

Shacks : Gecekondu mahallesi. Kulübe. Birlikte yaşamak (evli olmadan). Gecekondu. Baraka.

İngilizce Shacked Türkçe anlamı, Shacked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shacked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wiggle : Oynatmak. Rahat durmamak. Kıvrılmak. Hareket etmek. Kıpır kıpır oynatmak. Kıpır kıpır oynamak. Kıpırdatmak. Kımıldatmak. Oynamak. Kıpırdamak.

Convulse : Sarsmak. Şiddetle sarsmak. Kıvrandırmak. Havale geçirmek. Katılma. Allak bullak etmek (argo terim).

Tremor : Çarpıntı. Ürperme. Titreme. Sarsıntı. Tremor. Sallantı. Çalkantı.

Shake up : Gözünü açmak. Yeniden örgütlemek. Tüm kadroları değiştirmek. Allak bullak etmek. Yumuşatmak. Çalkamak. Çırpmak. Sarsmak. Sarsarak uyandırmak. Düzenlemek.

Rattle : Tıkırdatmak. Tıngırdatmak. Kaynana zırıltısı. Şakırdamak. Sinir etmek. Takırdamak. Çatırdamak. Dırdır etmek. Kakırdamak. Hırıldamak.

Thrash : Pöstekisini sermek. Harman dövmek. Dövmek. Denize karşı seyretmek. Kırbaçlamak. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Yenmek. Kamçılamak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Kıvranmak.

Succuss : Akıntı olasılığını anlamak amacıyla hastayı sallamak. Şiddetle sallamak.

Thresh : Harman yapmak. Düven sürmek. Harman dövmek. Dövmek (harman).

Joggle : Hafifçe sarsılmak. Yavaşça sallamak. Hafifçe sallamak. Kertik. Geçme parçası. Diş. Birleştirmek. Diş yapmak. Hafifçe sallanmak. Sarsmak.

Toss : Fırlatma. Atmak. Fırlatmak. Tartışmak. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem. Atmak (yavaşça veya rasgele). Yazı-tura atmak. Sarsılmak. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem. Yazı tura için atmak.

 

Shacked synonyms : jactitate, move involuntarily, thresh about, plump up, move reflexively, fluff up, agitate, slash, jiggle, quake, move, fan, thrash about, didder, tremble, palpitate, concuss, sparge.

Shacked zıt anlamlı kelimeler, Shacked kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak.

Strengthen : Yükseltmek. Takviye etmek. Berkitmek. Desteklemek. Kuvvetlenmek. Sağlamlaştırmak. Tahkim etmek. Yaşam bulmak. Pekitmek. Güçlenmek.