Shacklers türkçesi Shacklers nedir

  • Bir kimsenin ellerini kelepçe ile bağlayan kimse.
  • Birini zincirleyen.
  • Kelepçeleyen kimse.
  • Zincire vuran kimse.
  • Köstek olan kimse.

Shacklers ingilizcede ne demek, Shacklers nerede nasıl kullanılır?

Shackler : Kelepçeleyen kimse. Birini zincirleyen. Bir kimsenin ellerini kelepçe ile bağlayan kimse. Zincire vuran kimse. Köstek olan kimse.

Spring shackle : Makas küpesi. Yay küpesi bağlantısı. Yaprak yayın gezer ucunu çatkıya tutturan "u" biçiminde oynak parça. Yay küpesi. Yaylı zincir baklası.

Shackle : Mania. Pranga. Köstek. Boyunduruk. Köstek olmak. Zincire vurmak. Elini kolunu bağlamak. Engel. Prangaya vurmak. Zincirlemek.

Shackled : Zincirlenen. Zincire vurmak. Engel olmak. Köstek olmak. Kelepçelemek. Zincirlemek. Elini kolunu bağlamak. Zincirlenmiş.

Shackles : Engel. Zincir. Pranga.

Shackling : Zincirleme. Engel olmak. Zincire vurmak. Kelepçelemek. Zincirlemek. Elini kolunu bağlamak. Kelepçeleme. Köstek olmak.

Be shackled by : Tutsağı olmak.

Shack up : Beraber yaşamak. Birlikte yaşamak. Yasal olarak evlenmeden beraber yaşamak (argo terim).

Unshackled : Serbest.

Ramshackle : Külüstür. Müzelik. Harap. Dökük. Köhne. Yıkılmak üzere. Viran. Yıkık. Yıkık dökük.

İngilizce Shacklers Türkçe anlamı, Shacklers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shacklers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bound : Bağlı. Sınırlarını çizmek. Sınırlamak. Sıçramak. Zıplaya zıplaya gitmek. Sektirmek. Sekip geri gelmek. Kuşatmak. Kalgımak. Zıplamak.

Trammel : Gereç. Tuzağa düşürmek. Engel. Bukağı. Engellemek. Güçleştirmek. Avlamak. Bir tür balık ağı. Ayak bağı. Elipsograf.

Handlock : El kilidi. Kelepçeye vurmak. Kelepçelemek. Kelepçe.

Hamper : Engellemek. Zorluk çıkarmak. Yokuş yapmak. Kösteklemek. Olmak. Engel olmak. Kapaklı sepet. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Travay.

Chains : Sınırlama. Boyunduruk. Silsile. Zincir. Dizi. Ölçme zinciri.

Manacle : Kelepçe takmak. Kelepçe. Kelepçeye vurmak. Kelepçelemek.

Hobble : Topal etmek. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt. Bukağı vurmak. Aksamak. Topallama. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Duraksamak. Kösteklemek. Topallamak.

Bond : Kefil olmak. Bağlamak. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Birbirine yapışma. Yüklenmelik. Resmi. Hoşlanma. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Yapışmak. Karşılıklı sevgi.

Restraint : Kendini tutma. Çekinme. Tutma. İtidal. Zapt. Kısıtlama. Sınırlama. Kendini zaptetme. Tahdit. Kaçınmak (cinsel ilişkiden).

Shacklers synonyms : shackler, fetter, ball and chain, cuff, constraint, irons, handcuff, fettered.

Shacklers zıt anlamlı kelimeler, Shacklers kelime anlamı

Unbound : Ciltsiz. Serbest. Bağlantısız. Ciltsiz (kitap). Başsız. Bağsız. İlişkisiz. Bağımsız. Bağını çözmek. Ciltlenmemiş.