Shallower türkçesi Shallower nedir

Shallower ile ilgili cümleler

English: My experience of the world would be much shallower without the ability to communicate in lots of languages.
Turkish: Birçok dille iletişim kurabilme kabiliyetim olmasaydı, dünyaya dair deneyimlerim çok daha sığ olurdu.

Shallower ingilizcede ne demek, Shallower nerede nasıl kullanılır?

Shallowed : Üstünkörü olarak. Sığ. Derin olmayan. Yüzeysel.

Shallowest : Üstünkörü. Yüzeysel. Derin olmayan. En sığ. Üstünkörü olan. Sığ.

Shallow acetabulum : Yüzlek asetabulum. Kalça eklemi displazisi.

Shallow brained : Kuş beyinli.

Shallow focus : Sığ deprem ocağı. 60 km. ye inebilen derinliklerdeki deprem ocağı.

Shallow waters : Derin olmayan sular. Sığ sular.

Shallow hardening : Sığ sertleşen. Sığ sertleşme.

Shallow hardened steel : Sığ sertleşmiş çelik.

Shallow water : Çok az derinliği olan su. Sığ su. Derin olmayan su.

Become shallow : Sığlaşmak.

İngilizce Shallower Türkçe anlamı, Shallower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shallower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Makeshift : Geçici çare. İğreti. Geçici. Eğreti. Geçici önlem. Geçici (çözüm vb.). Geçici çözüm. Derme çatma. Geçici önlem türünden.

 

Glibbest : Akıcı konuşan. Yarım yamalak. Çevik. Düşünmeden konuşan. Dilli. Kolayca söylenen. Akıcılık. Cerbezeli. Konuşkan.

Deepness : Zeka. Derinlik. Boğukluk. Çalgı öz yankısının kişide oluşturduğu his. Karanlık. Koyuluk. Akıllılık. Enginlik.

Reefy : Kayalık.

Casual : Rastlantı eseri. Gündelik ayakkabı. Geçici işçi. Gündelik. Gayriresmi. Geçici. Gündelikçi. Kaçamak. Sıradan.

Scratchiest : Cızırtılı. Düzensiz. Gelişigüzel. Gıcırdayan. Kaşınan. Kaşıntılı. Kargacık burgacık. Gıcırtılı. Kaşındıran.

Perfunctory : Göstermelik. Yapmış olmak için. Formalite icabı. Acele yapılan. Yarım yamalak. Baştan savmacı. Baştan savma. Yalap şap. Formalite gereği yapılan.

Ankle deep : Ayak bileklerine yaklaşan (veya dizlerine). Bileğine kadar. Ayak bileklerine ulaşan.

Makeshifts : Geçici önlem. Derme çatma. Eğreti. Geçici. Geçici çare. Geçici çözüm. Geçici (çözüm vb.). İğreti.

Glib : Akıcılık. Dilli. Çevik. Dil döken. Düşünmeden konuşan. Dilbaz. Akıcı konuşan. Yarım yamalak. Kolayca söylenen.

Shallower synonyms : shelfy, shallowly, scratchier, groundling, shallowed, sketchy, shallow, depthless, superficial, shallowing, facile, shelvy, knee deep, broad, sacred, glibber, casually, cosmetic, skin deep, shallows, shallowest, scratchy, depth, holy, cursory, fordable, neritic, shoaly, planar, a lick and a promise, groundlings, dilettantish, external.

Shallower zıt anlamlı kelimeler, Shallower kelime anlamı

Deep : Aşırı. Derinlik. Karanlık. Deniz. Karmaşık. Derin. Koyuluk. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Dip.

Unholy : Kutsal olmayan. Dine aykırı. Fena. Kötü. Kötücül. Mukaddes olmayan.