Shoreline türkçesi Shoreline nedir

  • Kıyı çizgisi.
  • [#sahil Sahil şeridi].
  • Washington eyaletinde şehir.
  • Suyun kuru toprakla buluştuğu yer.
  • Kıyı şeridi.
  • Sahil hattı.
  • Suyun kara ile buluştuğu hat.

Shoreline ile ilgili cümleler

English: Ali continued walking along the shoreline.
Turkish: Ali kıyı boyunca yürümeye devam etti.

English: Ali and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Turkish: Ali ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.

English: This road follows the shoreline for the next thirty kilometers.
Turkish: Bu yol otuz kilometre boyunca kıyıyı izler.

English: The police have increased their shoreline patrols.
Turkish: Polis kıyı boyu devriyesini artırdı.

English: Ali and Mary walked along the shoreline, admiring the sunset.
Turkish: Ali ve Mary gün batımına hayranlık duyarak kıyı boyunca yürüdüler.

Shoreline ingilizcede ne demek, Shoreline nerede nasıl kullanılır?

Submerged shoreline : Batık kıyı.

Shorelines : Sahil hattı. Suyun kuru toprakla buluştuğu yer. Sahil şeritleri. Suyun kara ile buluştuğu hat. Kıyı çizgileri.

Shoreless : Denize kıyısı olmayan. Sahili olmayan. Denize kıyısı bulunmayan. Uçsuz bucaksız. Sınırsız.

Shore based : Kıyıda konuşlanmış.

Shore based radar : Kıyı radarı.

Shore line : Sahil hattı. Kumsalda suyun kumla buluştuğu hat. Kıyı kenar çizgisi. Kıyı hattı. Sahil şeridi.

 

Shore capital : Paylara bölünmüş anamal. Pay belgitleriyle sınırlanan anamal.

Shore station : Sahil istasyonu.

Shore bird : Sahil kuşu.

Shore crab : Yengeç. Eklem bacaklılar (arthropoda) dalının kabuklular (crustacea) sınıfından, 4 cm kadar uzunlukta olan, dere ve dere ağızlarında yaşayan bir tür. kıyı yengeci, çağanoz. Çingene yengeci. Çingene yengeç.

İngilizce Shoreline Türkçe anlamı, Shoreline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoreline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carbonado : Genellikle güney amerika'da bulunan iri siyah elmas tipi. Karaelmas. Washington eyaletinde yerleşim yeri. Siyah elmas. Karbonado. Elmas kırıntısı. Parçalamak.

Bellevue : Manzara. Kentucky eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Görünüm. Ohio eyaletinde şehir. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İdaho eyaletinde şehir. Genel görünüm (fransızca). Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Coastline : Kıyı kuşağı. Sahil boyu. Kıyı. Sahil. Sahil kenarı. Kıyı boyu. Rahil şeridi.

Coastal strip : Sahil boyunca uzanan kara. Kıyı kuşağı.

Auburn : Kestane rengi. Kumral. Kentucky eyaletinde şehir. Kestanerengi. Koyu kestane. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Michigan eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. New mexico eyaletinde şehir.

Seaboard : Kıyı. Kıyıya yakın. Yalı boyu. Deniz kıyısı. Deniz kenarı. Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer. Sahil kesimi. Sahil. İskele.

 

Coastal line : Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesiyle oluşan çizgi. Deniz, göl ve akarsularda, herhangi bir anda suyun kara parçasına değdiği noktaların birleştirilmesinden oluşan ve hava olaylarına göre değişen doğal çizgi.

Arlington : Alabama eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde şehir. Birleşik devletler'deki çeşitli eyaletlerin pek çok şehrinin adı. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir.

Bounds : Sınırlar. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınır hatları. Zıplamak. Sekip geri gelmek. Sıçramak. Sınır. Kısıtlamak. Sınır çizgileri. Sınırlamak.

Carnation : Pembe. Karanfil çiçeği. Karanfil. Tarla karanfili.

Shoreline synonyms : cashmeres, coastlines, cosmopolis, carnations, camass, aberdeen, beach, auburns, cheney, bound, battle ground, shore, coast line, davenport, bridgeport, shore line, seaboards, boundary, beach road, cashmere, shorelines.