Kıyı kuşağı nedir, Kıyı kuşağı ne demek

Kıyı kuşağı; Şehir alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Deniz, göl ve akarsuların, kıyı çizgisi boyunca uzanan, bu çizgi ile, o çizgi son bulduktan sonra da varlığını sürdüren, kıyı devinimlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık, taşlık, kayalık, sazlık, bataklık, alanın kara yönündeki doğal sınırı arasında kalan, devletin kullanım ve egemenliğinde olup toplumun yararlanmasına açık alan.

Yapıdüzen yasamıza göre, kıyadan, kara yönünde en az 10 metre genişliğinde olması gereken, 30 metreye değin daralabilecek ve 100 metreye değin genişletilebilecek, topluma yararlı olmayan yapı yapılmasına izin verilmeyen alan.

Kıyı kuşağı kısaca anlamı, tanımı

Kıyı : Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil

Kıyı çizgisi : Deniz, göl ve akarsularda, herhangi bir anda suyun kara parçasına değdiği noktaların birleştirilmesinden oluşan ve hava olaylarına göre değişen doğal çizgi. Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesiyle oluşan çizgi.

Doğal sınır : İki komşu devlet arasında akarsu, sıradağ dorukları, göl ve deniz gibi doğal engellere dayanan sınır. bk. yapma sınır.

Yararlanma : Yararlanmak işi, faydalanma.

 

Açık alan : Şehrin gürültüsünden uzak, insanların dinlenebilecekleri çeşitli bitkilerle kaplı yer. Geniş, kapalı olmayan yer.

Çakıllık : Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer.

Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.

Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

Genişlet : Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut.

Verilme : Verilmek işi.

Kayalık : Kayası çok olan yer.

Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

Çakıllı : Çakılı olan.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Bataklı : Bataklığı olan (yer).

Boyunca : Boyu veya uzunluğu kadar. Süresince.

Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Bulduk : Piç, bulunan çocuk. Kadının ilk kocasından olan ve ikinci kocasının yanına götürdüğü çocuk. Kimsesiz çocuk, kedi, köpek yavrusu. Çömlek. Bilecik kenti, Pazaryeri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çankırı ili, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Karabük şehri, Eskipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ilinde, Yeniceoba nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa kenti, Yardımcı bucağına bağlı bir yer.

 

Taşlık : Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.

Diğer dillerde Kıyı kuşağı anlamı nedir?

Osmanlıca Kıyı kuşağı : sahil şeridi