Shove türkçesi Shove nedir

Shove ile ilgili cümleler

English: Ali angrily shoved Mary away.
Turkish: Ali öfkeyle Mary'yi itti.

English: Ali clenched the shovel.
Turkish: Ali küreği tuttu.

English: Ali gave Mary a little shove.
Turkish: Ali Mary'yi biraz itti.

English: I think it's time for me to shove off.
Turkish: Sanırım gitmemin zamanıdır.

English: OK, Tom, let's shove off.
Turkish: Pekala, Tom, denize açılalım.

Shove ingilizcede ne demek, Shove nerede nasıl kullanılır?

Shove around : İtip kakmak. Şamar oğlanına çevirmek.

Shove off : Avara etmek. Palamarı çözmek. Çıkmak. Avarya etmek. Defolup gitmek. İtilerek açılmak. Kıyıdan iterek açılmak. Denize açılmak. Defolmak. Sahilden ayrılmak.

Shove over : İtelemek. Öteye itmek.

Shove upward : Yukarıya itmek.

Shoved : Dürtmek. İtişip kakışmak. İtilip kakılmış. Tıkıştırmak. İtip kakmak. Tıkmak. İtmek. Kıpırdamak. İtilip kakılmak. Sokuşturmak.

Shoveled : Kürenmiş. Kürekle atılmış. Kürümek. Kürekle boşaltmak. Kürekle atmak.

Shovel loader : Kürekli yükleyici. Kürekti yükleyici.

Shovelful : Kürek dolusu.

Shovelers : Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Kaşıkçın. Kürekleyen. Kürekle atan kimse. Kürekçi. Genişgagalı ördek. Kaşıkgaga. Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Kürekle atan.

 

Shovelhead : Bonnethead. Bir tür çekiç başlı köpekbalığı. Sığ okyanus sularında yaşayan çekiçkafalı köpekbalığı türleri.

İngilizce Shove Türkçe anlamı, Shove eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elbow : Dirsekle dürtmek. Dirseklemek. Dirsek. Dirsek atmak.

Force : Mecbur etmek. Zorlama. Zorlamak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Turfanda yetiştirmek. Güç. Irzına geçmek. Çabuklaştırmak. Baskı yapmak. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur).

Push : Girginlik. Atılma. ...yaşına merdiven dayamak. İlerleme. Gayret. Yaklaşmak (yaş). Kakmak. Girişkenlik. Güç.

Jostle : İtişmek. Dürtüklemek. Kakalamak. İtmek. İtelemek. Sürtünmek. İtip kakma. İtip kakmak.

Shove synonyms : shoulder in.

Shove zıt anlamlı kelimeler, Shove kelime anlamı

Pull : Etki. Çekiş. Kenara parketmek. Doldurmak. Çekmek. İçmek. Çevirmek (iş). Kısa sandal gezintisi. Fırt. Asılmak.

Shove ingilizce tanımı, definition of Shove

Shove kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To push or drive forward. Especially, to push (a body) so as to make it move along the surface of another body. A forcible push. To shove a table across the floor. As, to shove a boat on the water. To drive along by the direct and continuous application of strength. To move onward by pushing or jostling. To push. The act of shoving.