Shoved türkçesi Shoved nedir

Shoved ile ilgili cümleler

English: Ali shoved Mary against the wall.
Turkish: Ali Mary'yi duvara doğru itti.

English: Ali angrily shoved Mary away.
Turkish: Ali öfkeyle Mary'yi itti.

English: Ali shoved his sunglasses to the top of his head.
Turkish: Ali güneş gözlüğünü kafasının üstüne doğru itti.

English: Ali shoved his plate of food toward Mary.
Turkish: Ali yemek tabağını Mary'ye doğru itti.

English: Ali shoved his stuff into the backpack.
Turkish: Ali sırt çantasına bir şeyler sokuşturdu.

Shoved ingilizcede ne demek, Shoved nerede nasıl kullanılır?

Shove around : Şamar oğlanına çevirmek. İtip kakmak.

Shove off : Avara etmek. Denize açılmak. İtilerek açılmak. Gitmek. Defolmak. Palamarı çözmek. Çıkmak. Defolup gitmek. Sahilden ayrılmak. Kıyıdan iterek açılmak.

Shove over : Öteye itmek. İtelemek.

Shove upward : Yukarıya itmek.

Shove : İttirmek.

Shovel up : Küremek.

Shoveler : Kaşık gaga ördeği. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Genişgagalı ördek. Kürekle atan. Kürekle atan kimse. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, siyah, beyaz ve kahverengi karışık tüylü, gagası siyah, ayakları kırmızı, türkiye'de kışlayan, avrupa, asya ve kuzey amerika'da sazlık, göl ve bataklıklarda yaşayan, deniz kıyıları ve adalarda da görülebilen göçmen bir tür. Kaşıkçın. Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kürekçi.

 

Shovelfuls : Kürek dolusu.

Shoveled : Kürümek. Kürekle atılmış. Kürekle atmak. Kürekle boşaltmak. Kürenmiş.

Shovelhead : Bonnethead. Bir tür çekiç başlı köpekbalığı. Sığ okyanus sularında yaşayan çekiçkafalı köpekbalığı türleri.

İngilizce Shoved Türkçe anlamı, Shoved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jam in : Sıkıştırmak. Sıkışıp kalmak. Sıkışmak. Takılmak. Küçücük yere sıkıştırmak. Kıstırmak.

Manhandle : Kaba kuvvete başvurmak. Kol kuvvetiyle hareket ettirmek. Tartaklamak. İteklemek. Kol kuvvetiyle çekmek. Var kuvvetiyle hareket ettirmek. Var gücüyle hareket ettirmek. Hırpalamak. İnsan kuvvetiyle hareket ettirmek. Kol kuvvetiyle götürmek.

Goaded : Teşvik etmek. Rahatsız etmek. Teşvik edilmiş. Kışkırtmak.

Coop up : Kapamak. Kapatmak. Hapsetmek. Kümese sokmak. Kapalı bir yerde tutmak. Kafeslemek. Kapamak (bir şeyi kapamak). Özgürlüğünü sınırlamak. Bağlamak.

Boost : Kaldırmak. İtelemek. Yardım için itmek. Artırmak (fiyat). Teşvik. Reklamını yapmak. Canlandırmak. Voltajını yükseltmek. Yükseltmek. Alttan yukarıya ittirmek.

Jostles : Kakalamak. Dürtüklemek. İtelemek. Sürtünmek. İtip kakma. İtişmek.

 

Gingering up : Teşvik etmek. Can katmak. Hızlandırmak. Hız vermek. Canlandırmak. Coşkulandırmak. Kışkırtmak. Ortamı renklendirmek. Ortamı canlandırmak.

Fustigate : Sert bir şekilde eleştirmek. Sopa ile dövmek. Dövmek. Vurmak. Cezalandırmak. Ağır biçimde eleştirmek.

Budge : Yerinden oynamak. Oynatmak. Hareket etmek. Kımıldamak. Yerinden oynatmak. Hareket ettirmek. Kımıldanmak. Kıpırdatmak. Oynamak.

Pile in : Doluşturmak. Doluşmak.

Shoved synonyms : shoulder in, coop, ginger up, work in, quiver, wiggles, romping, scuffle, wriggled, goads, stuff, foists, roughs, foist, cooped, jostled, bundle, wriggles, push, foil, move, cooping, wriggle, scuffled, foiling, roughing, coop up in, tuck in, huddling, beach, roughed, sea coast, geological formation.

Shoved zıt anlamlı kelimeler, Shoved kelime anlamı

Pull : Çevirmek (iş). Asılmak. Kenara parketmek. İçmek. Çekmek. Etki. Girmek. Torpil. Doldurmak. İltimas.