Elbow türkçesi Elbow nedir
- Dirseklemek.
- Dirsek.
- Dirsek atmak.
- Dirsekle dürtmek.
Elbow ile ilgili cümleler
English: I found at my elbow a pretty girl.
Turkish: Yanı başımda güzel bir kız buldum.
English: My elbow really hurts. I guess I should go to a hospital.
Turkish: Dirseğim çok acıyor. Sanırım hastaneye gitmek zorundayım.
English: A very common type of elbow pain is known as "tennis elbow" in English.
Turkish: Çok yaygın bir tip dirsek ağrısı, İngilizcede " tenisçi dirseği " olarak bilinir.
English: Ali wanted some more elbow room.
Turkish: Ali biraz daha yer istedi.
English: My elbow still hurts.
Turkish: Dirseğim hâlâ acıyor.
Elbow ingilizcede ne demek, Elbow nerede nasıl kullanılır?
Elbow chair : Koltuk.
Elbow fitting : Dirsek şeklindeki bağlantı elemanı.
Elbow grease : Alın teri. İnce iş. Cilalama. El emeği.
Elbow hygroma : Atlarda ve iri cüsseli köpeklerde tuber olecrani bölgesinde sıvı içeren yalancı kese biçimlenmesiyle belirgin ağrısız deri altı şişkinlik. atlarda nal çıbanı olarak bilinir. Dirsek higromu.
Elbow of capture : Kapma dirseği. Kapma olayından sonra, iki komşu akarsuyu bağlayan büklümlü birleşme yeri. bk. kapma.
Bend the elbow : Kafayı çekmek. Aşırı içmek. Çok içmek. Kafaları çekmek.
Elbow room : Hareket alanı. Yeterli alan. Yeterince alan. Hareket edecek alan.
Elbow protection cover : Dirseklik. Sert yüzeyli toprak alanlarda, kalecilerin yaralanmaktan korunmak için dirseklerine taktıkları, içi pamuk dolu özel bir koruyucu.
Elbow out : Atmak. Kovmak.
Elbow through : İte kaka yol açmak.
İngilizce Elbow Türkçe anlamı, Elbow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Elbow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flexion : Bükülüm. Çevrilme. Eğilme. Çekim (dilbilgisi terimi). Kıvrım. Bükülme. Burkulma. Büküm. Esneme.
Elbows : İte kaka yol açmak. İtelemek.
Arm : Vücudun, omuz başından parmakların ucuna dek uzanan üyesi. Destek olmak. Giysi kolu. Koy. Şube. Güç. Silah. Savaşa hazırlamak. İnsan ve bazı hayvanlarda omuzla bilekler arasında kalan kısmı. Silahlamak.
Crook : Sahtekar. Dolandırıcı. Dümenci. Piskopos asası. Dönemeç. Madrabaz. Sapı kıvrık baston. Bükülmek. Hırsız.
Nudges : İtelemek. Hafifçe dürtmek. Dürtme. Dürtmek. Dirsek ile dürtmek. Hafifçe dürtme. Dürtüklemek. Sürükle.
Hinge joint : Sadece öne ve arkaya harekete izin veren eklem. Mafsallı ek yeri. Menteşe birleşim yeri. Mafsal derzi. Reze eklem. Oynar eklem.
Coign : Köşe. Çıkıntı. Çıkıntılı köşe.
Crazy bone : Ağrıya duyarlı olan dirsek kısmı. Dirsekte bir şeye çarpınca kolun karıncalanmasına sebep olan sinirin geçtiği yer. Dirseğin çarpması sonucu karıncalanmaya neden olan yer.
Elbowing : İtelemek. Dirsekle itme. İte kaka yol açmak. Dirsekle vurma.
Bend : Esnetmek. Bükmek. Çevirmek. İşe geldiği gibi değiştirmek. Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer. Katlanmak. Oynama yapmak. Çökmek (diz). Eğilmek. Eğrilmek.
Elbow synonyms : musculus articularis cubiti, ginglymoid joint, human elbow, elbow joint, articulatio cubiti, cubital joint, curve, elbowed, cantilevering, nudge, funny bone, cantilever, crank, flexions, cubitus, crooking, nudging, nudged, knee, ginglymus, coigns, console, flexure, ancon, bracket.
Elbow ingilizce tanımı, definition of Elbow
Elbow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To push or hit with the elbow, as when one pushes by another. The joint or bend of the arm. The outer curve in the middle of the arm when bent. To project or to bend after the manner of an elbow. To jut into an angle.

Bu kısımda Elbow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Elbow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Elbow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Elbow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.