Shows türkçesi Shows nedir
- Kanıtlamak.
- Gösterimde olmak.
- Açıklamak delalet etmek.
- Dışa vurmak.
- Görünmek.
- Öğretmek.
- Kendini göstermek.
- Meydana çıkarmak.
- İbraz etmek.
- Belirtmek.
- Renk vermek.
- Gösterilmek.
- Belli etmek.
- Belli olmak.
- Sahnelemek.
- Göstermek.
- Sergilemek.
Shows ile ilgili cümleler
English: Ali always shows good judgment.
Turkish: Ali her zaman iyi yargı gösterir.
English: A recent survey shows that the number of smokers is decreasing.
Turkish: Son zamanlarda yapılan bir araştırma sigara içenlerin sayısının azaldığını göstermektedir.
English: A survey shows that many businessmen skip lunch.
Turkish: Bir araştırma birçok iş adamının öğle yemeğini atladığını göstermektedir.
English: A world map shows all the countries.
Turkish: Bir Dünya haritası tüm ülkeleri gösterir.
English: Ali never shows up on time.
Turkish: Ali asla zamanında gelmez.
Shows ingilizcede ne demek, Shows nerede nasıl kullanılır?
Powerpoint slide shows : Powerpoint slayt gösterileri.
Virtual trade shows : Sanal ticari fuarlar.
Showsounds : Sesefekti göster. Ses göster.
Showstopper : Son derece cazip ya da dikkat çekici kişi veya şey. Aşırı derecede çekici veya göze çarpan kimse veya şey. Gösteride uzun süreli alkışı hakeden oyuncu veya gösterinin bir sahnesi. Bir gösterideki uzatılmış alkışları çeken gösterici veya sahne.
Foreshows : Kehanette bulunmak. Tahminde bulunmak. Önceden haber vermek. Önceden göstermek. Belirtisi olmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek.
Show a clean pair of heels : Tüymek. Birisinden hızla kaçmak. Kaçmak. Uçarcasına kaçmak. Hızlıca kaçmak. Tabanları yağlamak.
Show all devices : Tüm aygıtları göster.
Peepshows : Delikten çıplak kadın izleme. Dikiz şovu.
Roadshows : Tanıtım turu. Tanıtım gezisi.
Sideshows : İkincil önemde olan şey. Küçük sözteri. Küçük performans. İkincil gösteri.
İngilizce Shows Türkçe anlamı, Shows eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Externalise : Dışsallaştırmak. Yansıtmak. Yabancılaştırmak. Maddileştirmek. Haricileştirmek. (ekonomi) fiyatlandırma yapısının bir parçası olarak maliyetleri birleştirmemeyi seçmek (ayrıca externalize). Dışardan yapmak. Harici yapmak. Cismanileştirmek.
Broken through : Çıkmak. Yarıp geçmek. Doğmak.
Map : Map. Markov varış süreci. Çizin. Gözlem ya da verileri alansal ve yersel dağılımıyla gösteren çizim. Yeryüzünün ya da bir parçasının belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen tasarı. Saptamak. Yeryüzünün ya da bir parçasının, belli bir ölçeğe göre küçültülüp kuşbakışı görünüşüyle bir düzlem üzerine geçirilmesi. Haritasını yapmak. Bilgisayar, coğrafya, ekonomi alanlarında kullanılır. Surat.
Be understanding : Anlayışlı olmak. Anlaşılmak. Halden anlamak.
Connoted : Anlamına gelmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demek istemek. İfade etmek. Demeye gelmek. Delalet etmek. Akla getirmek.
Deliver oneself of : Konuşma haline dökmek. Açıklamak.
Dig up : Araştırmak. Eşmek. Kazmak. Deşmek. Toprağı kazıp çıkarmak. Kazıp çıkarmak. Toprağı belleyerek havalandırmak. Çukur açmak.
Submitting : Boyun eğmek. Arzetmek. Arz. Sunmak. Öne sürmek. Önermek. İtaat etmek. Kendini adamak. Teslim etme. Teslim etmek.
Sell oneself : Para için birşey yapmak. Kendini beğendirmek. Kendisini satmak. Kendini satmak. Bir miktar para karşılığında kendisinden vazgeçmek.
Assert : Savlamak. Açıklamak. Teyit etmek. İddia etmek. Demek. Olduğunu göstermek. Öne sürmek. İleri sürmek (emin bir şekilde). Bildirmek.
Shows synonyms : demonstrate, registering, avers, enact, pigment, displayed, indoctrinated, beat into, enlightens, come into view, argue, staged, demonstrates, discloses, externalizing, submits, tincts, pigmented, certifying, enlivens, externalized, exteriorizing, couch, tinge, render, evangelizes, appears, betokens, educates, externalizes, come out, register, make an appearance.
Shows zıt anlamlı kelimeler, Shows kelime anlamı
Hide : Ortaçağ arazi ölçü birimi. Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi. Derisini yüzmek. Saklanmak. Saklamak. Cilt. Dayak atmak. Gizlenmek. Deri. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır.
Negate : Değillemek. İptal etmek. Aksini ispatlamak. Yadsımak. Çürütmek. Reddetmek. Olumsuzlamak. Olumsuz yapmak. Boşa çıkarmak.
Disprove : Tersini ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Aksini ispat etmek. Çürütmek. Doğru olmadığını kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Tersini kanıtlamak. Yalanlamak.
Shows antonyms : affirm.

Bu kısımda Shows kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shows ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shows anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shows ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.