Sightseer türkçesi Sightseer nedir

Sightseer ile ilgili cümleler

English: Many sightseers visit Kyoto every year.
Turkish: Çok sayıda turist her yıl Kyoto'u ziyaret eder.

Sightseer ingilizcede ne demek, Sightseer nerede nasıl kullanılır?

Sightseers : Gezgin. Turist. Geziye çıkmış kimse.

Sightsee : Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek. Turistik yerleri gezmek. Gezmek ve güzel yerleri ziyaret etmek. Turizm sitelerini ziyaret etmek. Şehir turuna çıkmak. Gezip görmek. İlginç yerleri gezmek.

Sightseeing : Gezme görme. Gezilecek yerleri görme. Çevreyi görme. Görülmeye değer yerleri gezip dolaşma. Turistik yerleri gezip görme. Gezi. Gezme. Gezip görme.

Sightseeing bus : Tur otobüsü. Gezi otobüsü.

Sightseeing tour : Şehir turu.

See the sights : Görülecek (turistik) yerleri görmek veya ziyaret etmek. İlginç yerleri ziyaret etmek.

I plan to go sightseeing : Bir gezi yapmak planlıyorum.

Sightsees : Şehir turuna çıkmak. Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek. Turistik yerleri gezmek. İlginç yerleri gezmek.

Sightseen : Şehir turuna çıkmak. Turistik yerleri gezmek. İlginç yerleri gezmek. Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek.

What sightseeing tours are available : Hangi geziler var.

 

İngilizce Sightseer Türkçe anlamı, Sightseer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sightseer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Holidaymaker : Tatile çıkan kimse. Tatil yapan kimse. Tatil yapan. Tatilci. Tatile çıkmış kimse. İzin yapan. İzinli.

Explorer : Açımcı. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Keşif yapan kişi. Araştırıcı. Araştırmacı. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Eksploratör. Windows gezgini. Kaşif.

Dude : Şehirden gelen tatilci. Züppe adam. Dönme. Züppe. Dost. Gösteriş düşkünü. Ahbap. Arkadaş.

Tripper : Seyyah. Sinyal çalıştırıcı boşaltma cihazı. Boşaltma arabası. Eğlence amaçlı geziye çıkmış kimse. Geziye çıkan kimse. Bantlı araba. Kastanyola. Sekerek yürüyen.

Gadders : Aylak aylak dolaşan. Avare. Amaçsızca dolaşan kimse.

Itinerant : Gezer. Gezginci. Seyyah. Seyyar. Gezici. Seyyar kimse. Dolaşan.

Passenger : Doğması beklenen çocuk. Yolcu. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Beleşçi. İşten kaytaran kimse. Korunan.

Rubbernecking : Meraklı. Merakla bakınan tip. Geziye katılmak. Merakla bakınmak. Tura katılmak. İngilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade.

Sightseer synonyms : excursionists, tourists, mobile, journeyers, excursionist, sightseers, gallivanters, gallivanter, rubbernecked, trippers, medicinal, tourist, sight seer, emmet, globetrotter, passengers, gadder, dudes, rubbernecks, tourer, journeyer, emigratory, rubberneck, circuiter, emmets, itinerants.

Sightseer ingilizce tanımı, definition of Sightseer

Sightseer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One given to seeing sights or noted things, or eager for novelties or curiosities.