Simi nedir, Simi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

El ele tutuşarak seke seke oynanan bir çocuk oyunu.

Simi ile ilgili Cümleler

  • Bir simit daha alabilir miyim?
  • Amerikan arabalarının direksiyon simitleri sol taraftadır.
  • Bir arabanın bir direksiyon simidi vardır.
  • O bir çayın içine simit daldırmayı seviyor.
  • Sen simitleri getir.
  • simitin susamlarını yedi

Simi ile ilgili Atasözü veya Deyim

beşlik simit gibi kurulmak : kendini bir şey sanarak bir yere yayılıp oturmak.

can simidi olmak : birinin kötü durumda kalmasını engellemek.

Simi anlamı, kısaca tanımı

Simiae : [Bakınız: gerçek maymunlar]. [Bakınız: gerçek-maymunlar]

Simiç : [Bakınız: simirç]. [Bakınız: simiş]. Karış. Baş parmakla işaret parmak arasındaki uzaklık (el açık durumdayken).

Simidik : Uyuşuk, çekingen, ağır davramşlı kimse.

Simidirik : İnce, küçük bulgur.

Simiidae : [Bakınız: insansı maymungiller]. [Bakınız: insansımaymungiller].

Simik : Kemik.

Simikozis : Cimex lectularius adlı tahta kurusu türünün ısırması sonucunda deride meydana gelen kaşıntı.

Simil : Bıyık. 1.Aptal. 2.Beceriksiz.

Simil simil : Sessizce gülümseyerek : Ne o simil simil geliyorsun yine diyeceğin bir şey var. Sinsi sinsi. Usul usul.

Simile : Aptal. Sevimsiz, uyuşuk kimse.

Similik : Aptal. 1.Uyuşuk, çekingen, ağır davramşlı kimse. [Bakınız: simil].

Similti : Aptal. Beceriksiz. [Bakınız: simil].

Simin : Gümüşten, gümüş gibi, gümüşe benzeyen, parlak, ışıltılı.

Simindirik : İnce, küçük bulgur.

Simine : Boşuna, nedensiz.

 

Simir : Yayma.

Simirç : Karış.

Simirmek : Suyunca giderek elinden varını yoğunu almak, sömürmek.

Simirsek : Sümük.

Simisid : Cimicidae ailesine ait.

Simiş : Baş parmakla işaret parmak arasındaki uzaklık (el açık durumdayken).

Simişka : Ayçiçeği.

Simit yüzeyi : Uzayda dikdörtgenel konaçlara göre denklemi olan yüzey. çarpım uzayına ilingesel eşyapılı olan ilingesel uzay.

Simitaşı : İnce bulgurla yapılan yemek.

Simithacılı : İçel ili, Tarsus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Simitlik : İnce keçe. (Bor Niğde).

Simiyan virüsü 40 : Papovirüsler grubuna giren, çift iplikli DNA içeren, çıplak, küçük, ikozahedral tip, onkogenik bir virüs.

Trypanosoma simiae : Doğu Afrika ve Doğu Zaire’de çeçe sinekleri ve bazen diğer kan emici sinekler tarafından taşınan, çeşitli evcil hayvanlarda nagana hastalığına neden olan, doğal rezervuarı yaban domuzları olan, develer için son derece öldürücü, keçiler için orta derecede patojen, sığır, at ve köpekler için ise patojen olmayan Salivaria grubundan Trypanosoma türü.

Akşam simidi : İkindiüzeri çıkarılan taze, susamlı simit.

Can simidi : Cankurtaran simidi.

Cankurtaran simidi : Suda boğulma tehlikesine karşı kullanılan ve sudan hafif maddelerden, büyük simit veya yelek biçiminde yapılmış araç, can simidi.

Kandil simidi : Kandil günlerinde yapılıp satılan simit.

Simit : Halka biçiminde, genel olarak üzerine susam serpilmiş çörek. Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet. İnce bulgur, düğürcük.

Simit fırını : Simit pişirip satan fırın, simitçi fırını.

Simit kebabı : Az yağlı kıyma, köftelik bulgur, soğan, sarımsak ve baharat kullanılarak hazırlanan karışıma köfte biçimi verildikten sonra şişte pişirilen bir kebap türü.

Simitçi : Simit yapan veya satan kimse.

Simitçi fırını : Simit fırını.

Simitçilik : Simit yapma veya satma işi.

Diğer dillerde Simgesel yön anlamı nedir?

İngilizce'de Simgesel yön ne demek ? : symbolik direction