Simulating türkçesi Simulating nedir

  • Benzetmek.
  • Numarası yapmak.
  • Benzerini yapmak.
  • Taklit etmek.
  • Taklidini yapmak.
  • Gibi göstermek.
  • Yalandan yapmak.

Simulating ingilizcede ne demek, Simulating nerede nasıl kullanılır?

Dissimulating : Duygularını gizlemek. Taslamak. İki yüzlülük yapmak. Başka türlü göstermek. İkiyüzlülük etmek. Belli etmemek. Gizlemek (gerçeği).

Simulation : Temessül. Kendini hasta gösterme. Benzeşme. Danışıklık. Taklit. Tasarlama örgütlerinde kentin gelişmesini belirleyen etkenleri, belli varsayımlar altında, yapay olarak çevrime sokarak, kentlerin geleceğine ilişkin kestirimler yapmak ve varılan sonuçları gerçek kentsel yaşama uygulamaya çalışmak. 2--bu yöntemi kullanarak yapılan kentbilim öğretimi. Öykünüm. Muvazaa. Sahte tavır. Benzetim.

Simulation game : Benzetim oyunu.

Simulation of infringements : Suç uydurma.

Simulation run : Benzetim yürütümü.

Simulations : Taklit. Yalandan yapma. Benzeme. Sahte tavır. Benzer şartları oluşturma. Benzeşme.

Critical event simulation : Kritik olaylı benzetim.

Simulative : Taklit eden. Sahte ve hileli olması ile karakterize. Taklit.

Deterministic simulation : Saptanabilir benzetim. Saptanabilir simülasyon.

Computer simulation : Bilgisayar benzetimi. Bilgisayarda yapılmış örnek alınmış olay veya durum yaratma. Bilgisayar benzeşimi. Bilgisayarla benzetim. Bilgisayar simülatör. Bilgisayar simülasyonu.

 

İngilizce Simulating Türkçe anlamı, Simulating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Simulating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fudging : Kesin bir tavır almamak. Biraz uydurmak. Baştan savma yapmak. Abartmak. Yarım yamalak yapmak. Uydurmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Kaçınmak. Geçiştirmek.

Apes : Maymun. Öykünmek. Taklitçi kimse. Taklitçi.

Simulate : Gibi yapmak. Numara yapmak. ...numarası yapmak. Benzemek. Simüle etmek.

Impersonates : -in taklidini yapmak. Temsil et. Temsil etmek. Kişileştirmek. Rolüne girmek. Kişilik kazandırmak. Taklitçi. Canlandırmak.

Sail under false colors : Kandırmak. Kuzu postuna bürünmek. Olduğundan başka türlü görünmek. İkiyüzlü bir şekilde hareket etmek. Olduğundan farklı göstermek. Aldatmak için başkasının bayrağını veya flamasını çekerek yelken açmak (korsanların başka gemileri güvende oldukları hissi vermek için yaptıkları). Yapar gibi görünmek. Aldatmak.

Fudge : Sınırı aşmak. Baştan savma yapmak. Yarım yamalak yapmak. Uydurmak. Abartmak. Geçiştirmek. Bir çeşit yumuşak şekerleme. Biraz uydurmak. Uyduruk kaydırık yapmak.

Assimilating : Özümlemek. Benimsenmek. Benimsemek. Asimile etme. Sindirmek. Özümsemek. Özümsenmek.

Challenging : Merak uyandıran. İlgi çekici. İddialı. Boyun eğmez. Mücadeleci. İddialı (sporda). Dürtücü. Meydan okuyan. Zorlu. Kamçılayıcı.

Analogize : Karşılaştırmak (ayrıca analogise). Kıyaslamak. İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak.

Feign : Taslamak. Gibi yapmak. Gibi görünmek (yapar). Uydurmak. Rol yapmak. Vurmak. Davranışta göstermek.

 

Simulating synonyms : thought provoking, fudged, belabours, exciting, feigns, analogise, affects, pretends, rousing, pretend, belaboured, forge, forges, play, modeling, interesting, replicate, belabored, belabor, acted, bash up, stirring, copied, simulates, fudges, fake it, played, assimilates, copy, affect, impersonated, belabour, thrilling.

Simulating zıt anlamlı kelimeler, Simulating kelime anlamı

Debilitating : Halsiz bırakan. Zayıflatma. Güçsüzleştiren. Elden ayaktan düşüren. Yapamaz hale getiren. Zayıflatan.

Unmoving : Hareket etmeyen. Kımıldamayan. Hareketsiz. Heyecansız. Sakin. Devinmeyen.

Unexciting : Heyecansız. Can sıkıcı. Sıkıcı.

Simulating antonyms : unstimulating, depressant, uninteresting.