Simultaneous interpreter türkçesi Simultaneous interpreter nedir

  • Eşzamanlı çevirmen.
  • Her cümlenin sonunda doğrudan çeviri.
  • Konuşurken bir dilden diğer bir dile çevirmek çevirme.

Simultaneous interpreter ile ilgili cümleler

English: Ali would like to become a simultaneous interpreter.
Turkish: Ali bir simültane tercüman olmak istiyor.

English: I acted as a simultaneous interpreter.
Turkish: Ben bir simültane tercüman olarak görev yaptım.

English: She wants to be a simultaneous interpreter.
Turkish: Andaş tercüman olmak istiyor.

Simultaneous interpreter ingilizcede ne demek, Simultaneous interpreter nerede nasıl kullanılır?

Simultaneous : Özdeş zamanda oluşmuş kayaçlar, ya da özdeş zamanda olmuş olaylar. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Eş zaman. Eşzamanlı. Aynı anda. Simultane. Birlikte. Eşanlı. Eş zamanlı. Anında.

Interpreter : Tercüman. Yorumlamalı program. Yorumlayıcı. Çevirmen. Girdi olarak verilen deyim ya da yordamları, herhangi bir amaç izlence üretecek biçimde derlemeksizin, doğrudan uygulayan bir izlence, bk. çevirici, derleyici. Veri kartlarına işlenmiş olan bilgilerin dökümlerini yazılı olarak veren elektriksel araç. Dilmaç. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Çevirteç. Yorumcu.

Simultaneous attack : Zamandaş saldırı. Bir raslantı olarak, aynı zamanda karşılıklı başlatılıp bitirilen saldırı.

 

Simultaneous computer : Koşut bilgisayar. Eşanlı bilgisayar. Hesaplamanın gerektirdiği yolda birbirlerine bağlanan birimleri kapsayan, böylece tüm hesaplamanın eşzamanlı olarak yürütülebildiği bir bilgisayar. bir hesaplamanın yürütülmesinde, bir değişkenin değişik zamanlardaki değişik değerlerini gösteren imleri belli bir bağlantı taşır. örn. bir türevsel çözümleyici. Eş zamanlı bilgisayar.

Simultaneous ection : İki yarışmacının aynı zamanda birden yaptıkları eylemler. Zamandaş eylemler.

Simultaneous equations : Değişkenleri dizideki tüm eşitlikleri çözmesi için kullanılabilen iki veya daha fazla değişkenli eşitlik dizisi. Birlikte denklemler. Eşanlı denklemler. Eşzamanlı eşitlik.