Siner nedir, Siner ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dirlik, düzen, rabat : Ayşe'nin kocasından hiç sineri yok.

Siner ile ilgili Atasözü veya Deyim

sinerji yaratmak : bir sonuca katkısı olabilecek birkaç etkeni bir arada harekete geçirerek güç elde etmek.

Siner anlamı, tanımı

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç

Sineradyografi : Fluoresan ekrandaki görüntünün sinema şeridi gibi seri halde fotoğraflarının alınması.

Sinereus : Kül rengi, kül gibi, gri.

Sinergasiloz : Ergasiloz.

Sinergasilus : Serbest yaşayan Kopepodlara benzeyen, yalnızca ergin duruma gelmiş dişileri parazit olan, genital segmentin her iki yanında ve ona bağlı puro biçiminde yumurta kesesi bulunan ve her bir kesede 350-400 arasında yumurta oluşturan, balıkların solungaçlarına yerleşen Crustacea sınıfına ait bir parazit cinsi.

Sinergizm : Sinerjik olma durumu. Sintropi, sinerjizm.

Sinerjist : Aynı yönde etki eden.

Sinerjistik etki : İklimsel özellikteki çevresel faktörlerde olduğu gibi iki veya fazla sayıdaki kimyasal maddenin tek tek etkilerinden farklı olan, birlikteki etkileri.

Sinerjit : Ovülün mikropil ucunda, ovumun yanında duran, hücre duvarı olmayan iki hücreden biri. Sinergit.

Sinerjizm : [Bakınız: sinergizm]. Bir şeyin, diğer bir şeyle aynı amaca yönelik, faaliyet, hareket veya etki göstermesi, özellikle diğer bir şeyle beraber çalıştığı veya uygulandığı zaman her birirnin tek başına oluşturduğu hareket, faaliyet veya etkiden daha fazlasını oluşturması hâli, sinerji. İki veya daha fazla mikroorganizmanın birbirinin etkisini destekleyerek birlikte oluşturdukları bir sonucu, enfeksiyonu veya durumu ifade eden terim.

 

Sülfonamid sinerjistleri : Folik asit sentezi sırasında, dihidrofolatın trihidrofolata indirgenmesini sağlayan dihidrofolat redüktaz enzimini baskılayarak etki gösteren ve bu şekilde sülfonamidlerle sinerjik etki oluşturan trimetoprim ve ormetroprim gibi DAP türevleri.

Tuber sinereum : Beynin bazal yüzünde corpus mamillare ile chiasma opticum arasında yer alan tümsek.

Viral sinerjizim : Bir konağın birden fazla virüsle birlikte enfekte olması durumunda, konakta her virüsün ayrı ayrı neden olduğu semptomlardan daha şiddetli semptomların ortaya çıkması durumu.

Yağlar arasındaki sinerjik etki : Yağ karışımlarının enerji değeri karışıma dâhil edilen yağların her birinin ayrı ayrı ölçülen değerlerinin toplamından daha yüksek olması.

Sinerama : Mercekleri 27 milimetre aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.

Sinerji : Artı güç. Görevdaşlık. Bir işi yapmak ve sonuçlandırmak için varılan ortak istek, güç.

Sinerjik : Görevdaşlık ile ilgili.

Sineroman : Sinema için kaleme alınan roman.

Dirlik : Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim. Huzur, erinç. Osmanlı Devleti'nde bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir.

 

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Diğer dillerde Sineol anlamı nedir?

İngilizce'de Sineol ne demek ? : cineole