Chest türkçesi Chest nedir

Chest ile ilgili cümleler

English: I had a sharp pain in my chest yesterday.
Turkish: Dün göğsümde keskin bir ağrı vardı.

English: Ali felt a sharp pain in his chest.
Turkish: Ali göğüsünde keskin bir ağrı hissetti.

English: I have a chest cold.
Turkish: Göğsümü üşüttüm.

English: Ali was stabbed in the chest three times.
Turkish: Ali üç kez göğsünden bıçaklandı.

English: I have a chest pain.
Turkish: Göğsüm ağrıyor.

Chest ingilizcede ne demek, Chest nerede nasıl kullanılır?

Chest cage : Göğüs kafesi.

Chest cavity : Göğüs boşluğu.

Chest expander : Göğüs geliştirici spor aleti.

Chest girth : Göğüs çevresi. Kürek kemiklerinin hemen arkasından, beden eksenine dikey olarak ölçü şeridi kullanılarak alınan çevre ölçüsü. Erkek göğüs çevresi.

Chest note : Pes ses. Göğüsten çıkan en pes nota.

Breast chest : Gövdenin boyun ile karın arasındaki ön kısmı. Göğüs.

Chest pain : Göğüs ağrısı.

Chest of drawers : Çekmeceli dolap. Şifonyer. Konsol. Şifoniyer.

Knee chest position : Diz göğüs pozisyonu.

Ammunition chest : Cephane sandığı.

İngilizce Chest Türkçe anlamı, Chest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Torso : Kolsuz ve başsız gövde. Kolsuz. Gövde (insana ait). Ve başsız insan vücudu. Yarım kalmış çalışma. Gövde heykeli. İnsan gövdesi. Gövde. Heykel gövdesi. Bacaksız.

Bosoming : Gizlemek. Saklamak. Kucak. Orta. Balkon. Kucaklamak. Döş. Merkez.

Vertebrate : Omurgalı (hayvan). Vertebreli. Omurgalılar. Omurgalı. Omurgalı hayvan.

Wedding chest : Çeyiz sandığı.

Booby : Enayi. Şavalak. Ahmak. Bir tür deniz kuşu. Meme. Sümsük kuşu. Alık. En kötü oyuncu. Şapşal.

Body : Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Zümre. Beden. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır. Karoser. Grup. Cüsse. Hacim. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Kuruluş.

Ballot box : Seçim sandığı. Oy sandığı.

Caisson : Sututmalık. Batırma kuyu. Duba. Cephane arabası. Tavan teknesi. Keson. Cephane sandığı. Sualtında temel atma sandığı.

Breast : Meme. Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks. Koyun. Göğüslemek. Gönül. İç. Yürek.

Crate : Sandıklamak. Küfelemek. Kasa. Külüstür araba. Kasaya yerleştirmek. Büyük sepet. Küfe. Kasalamak. Kafesli sandık.

Chest synonyms : cedar chest, tool case, pecs, pyx chest, tool cabinet, thoracic vein, musculus pectoralis, hope chest, body part, male chest, area of cardiac dullness, vena thoracica, pix chest, cartons, brisket, cartridges, ammunition chest, thoracic aorta, bins, cartoning, coffering, soapbox, craniate, toy box, pix, gall bladder, lid, toolbox, crated, chest cavity, bosom, gallbladder, breastbone.

Chest ingilizce tanımı, definition of Chest

Chest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large box of wood, or other material, having, like a trunk, a lid, but no covering of skin, leather, or cloth. Strife. To deposit in a chest. Controversy. Contention. To hoard.