Skeans türkçesi Skeans nedir

  • Süslü hançer (isk.).
  • Süslü hançer.

Skeans ingilizcede ne demek, Skeans nerede nasıl kullanılır?

Skean : Süslü hançer. Süslü hançer (isk.).

Sked : Zaman çizelgesi (amerikan argosu). Planlanmış olaylar serisi. Program.

Skedaddle : Kaçış. Apar topar kaçma. Tabanları yağlamak. Tüyme. Kaçmak. Tabanları yağlama. Sıvışmak. Sıvışma. Tüymek. Tabanı yağlamak.

Skeet : Bir doz eroin. Havaya atılan hedef.

Skeet shooting : Havaya atılan hedefleri vurma.

Skein : Arapsaçı. Karmakarışıklık. Tura. Yumak lüle. Kangal. Kuşların birlikte uçuş düzeni. Çile. Yumak. Çile (yün veya ip vb için).

Skelemin : Çizgili kaslarda m çizgisi bölgesinde miyofilamentleri birbirine bağlayan ve bir arada kalmasını sağlayan yardımcı bir protein. Skelemin.

Skeining : Kuşların birlikte uçuş düzeni. Yumak lüle. Yumak. Kangal. Tura. Arapsaçı. Çile. Karmakarışıklık. Çile (yün veya ip vb için).

Skeg : Tekne dip yapısında tekne kabuğu haricindeki çıkıntılarındaki takıntılar. Öksüz omurga.

Skeletal : İskelet. Sıska. Çatısal. Bir deri bir kemik. İskeletle ilgili. İskelet gibi. İsketelet ait. İskeletsel. İskelete ait.

İngilizce Skeans Türkçe anlamı, Skeans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skeans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tool : Arabada gitmek. Başkasına alet olan kimse. Kukla. (arabayı) sürmek. Arabayla götürmek. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Araç. Götürmek (arabada). Aletle işlemek. Pusat.

Instrument : İnstrument. Çalgı. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Gereç. Enstrüman. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Döküman. İzleç. Bir iş yapmaya ya da bir bilgi sağlamaya yarayan araç. Belgit.

Implementation : Uygulama. Gerçekleştirme. İkmal. Yürürlüğe koyma. Yerine getirme. Tasarımı yapılmış herhangi bir dizgeyi işletime hazır duruma getirme. Uyarlama. Yaşama geçirme. Tamamlama.

Desperate measure : Aşırı önlem.

Voice : Anlatmak. Söylemek. Ses çıkarmak. Dile getirmek. Çatı. Ses tellerini titreştirerek oluşturmak. İfade etmek. Sözcü. Ötümlüleştirmek. Düşünce.

Agency : Acentelik. Acente. Faaliyet. Aktör. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Acenta. Fail. Organ. Acente temsilciliği. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü.

Stepping stone : Atlama tahtası. Atlama taşı. Vasıta. Üzerine basılarak karşıya geçilen taş. Sıçrama tahtası.

Salvation : Kurtuluş. Günahlardan kurtulma. Necat. Kurtarılma. Halas. Gufran. Selamet. Kurtarıcı. Kurtarma. İflah.

Road : Cadde. Demiryolu (amerikan ingilizcesi). İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Uyulan ilke. Maden geçidi. Kara yolu. Demirleme yeri. Uyulan tarz. Karayolu. Dış liman.

Instrumentality : Vasıta olma. Yararlılık. Vasıta. Aracı olma. İşe yararlık. Araç anlayışı. Araç.

Skeans synonyms : open sesame, way, wings, expedient, effectuation, fast track, dint, skean, instrumentation, tooth, escape.