Sketch türkçesi Sketch nedir

  • Eskiz.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Taslak çizmek.
  • Kroki.
  • Kısa öykü ya da piyes.
  • Genellikle günlük yaşamdan alınmış bir konuyu en can alıcı çizgileriyle, dikkati çekici tiplerle, oldukça abartılmış olarak kısa bir süre içinde sunan, hızlı dizemli, espirili bir güldürü çeşidi.
  • Sahne üzerinde gerçekleştirilecek dekordaki çizgileri, renkleri ve ayrıntıları gösteren ön hazırlık çizimi.
  • Ön taslak.
  • İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır.
  • Kabataslak resim.
  • Taslağını çizmek.
  • Bir kent yönetiminin, kentin düzentasarı son biçimini alıp özeksel yönetimin onayına sunulmadan önce, gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için kent genel kuruluna yol göstermek amacıyla hazırladığı, düzentasarla önerilmekte olan gelişmenin başlıca özelliklerini belirten ve ilgili özeksel yönetim orunlarına ön olur için gösterilen taslağı.
  • Kısaca tarif etmek.
  • Kabataslak resmini yapmak.
  • Eskizini çizmek.
  • Bir dekorun taslak biçiminde ön hazırlığı. eskiz.
  • İleride gerçekleştirilecek herhangi bir şey için yapılan önçalışma.
  • Kabataslak çizmek.
  • Kroki yapmak.
  • Kabaca açıklamak.
  • Taslak.
  • Taslak halinde çizmek.
  • Dekor taslağı.
  • Skeç.
  • Taslağını yapmak.
  • Taslak yapmak.
 

Sketch ile ilgili cümleler

English: Ali usually carries a sketch pad.
Turkish: Ali genellikle bir karalama defteri taşır.

English: Ali says he knows someone who's a good sketch artist.
Turkish: Ali iyi bir polis ressamı olan birini tanıdığını söylüyor.

English: Can you sketch it for me on this piece of paper please?
Turkish: Benim için bu kağıt üzerine bir eskizini çizebilir misin lütfen?

English: Ali is drawing a sketch of the house.
Turkish: Ali evin bir krokisini çiziyor.

English: Ali ripped a page out of his sketch book.
Turkish: Ali taslak defterinden bir yaprak yırttı.

Sketch ingilizcede ne demek, Sketch nerede nasıl kullanılır?

Sketch block : Karalama defteri. Eskiz defteri.

Sketch book : Edebi skeçler kitabı. Kısa gayrıresmi hikayeler içeren kitap. Eskiz çizimleri yapılan kitap.

Sketch in : Kabataslak çizmek.

Sketch out : Kabataslak çizmek. Tasarlamak. Karalamak.

Action sketch : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Canlıresimde, filmi oluşturan olguların evrelerini gösteren kabataslak resimlerden oluşan dizi. Olgu taslağı.

Biographical sketch : Hayat hikayesinin özeti.

Thumbnail sketch : Küçük kroki.

Sketchbook : Eskiz çizimleri için kitap. Kısa hikayeler. Taslak defteri. Kısa gayrıresmi hikayeler içeren kitap. Eskiz defteri. Karalama defteri. Kroki defteri. Edebi kısa güldürüler için kitap.

Farcical sketch : Kukla güldürüsü. Güldürüyü temel alan kukla oyun betiği.

 

Sketchbooks : Taslak defteri. Karalama defteri. Kısa hikayeler. Eskiz çizimleri için kitap. Kısa gayrıresmi hikayeler içeren kitap. Edebi kısa güldürüler için kitap. Eskiz defteri. Kroki defteri.

İngilizce Sketch Türkçe anlamı, Sketch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sketch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diagram : Plan. Çizem. Çeşitli niceliklerin birbirine olan oranlarının çizgi ya da geometrik biçimlerle anlatımı için düzenlenen çizge. değişik bir niceliğin çeşitli zamanlardaki değişimlerinin çizgi ve birbirinden ayrı nitelikteki biçimlerle gösterilmesiyle oluşan çizge. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diyagramını çizmek. Bir yapının, bileşenlerini, öğelerini ve aralarındaki ilişkileri gösterebilmek için küçük ölçekte çizgilerle gösterilmiş biçimi. Diyagram. Çizge. Diyagram ile göstermek.

Preliminary design : Avan proje. Ön dizayn. Ön proje. Öntasarım.

Roughcast : Müsvedde. Kaba sıva ile sıvamak. Kaba sıva.

Rough : Pütür pütür yapmak. Katı. Kötü davranmak. Ham. Hoyrat. Kulak tırmalayıcı. İşlenmemiş. Kabataslak. Haksız. Terbiye etmek (at).

Draft plan : Taslak plan.

Delineating : Tasvir etmek. Betimleme. Betimleyen. Çizerek açıklamak. Betimlemek.

Conspectus : Hulasa. Genel bakış. Özet. Plan.

Drew : Resmetmek. Silah çekmek. Fıçıdan çekmek. Sorguya çekmek. Mississippi eyaletinde şehir. Yazmak. Kağıt çekmek. Çekmek. Teşvik etmek.

Study : İrdelemek. Çalışmak (ders). Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öğrenim. Çalışmanın yapısı, yapılan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dahil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü. Öğrenimi görmek. Gayret etmek. Araştırma. Çalışma yapmak. Araştırmak.

Blueprint : Ozalit kopya. Prototip. Mavi kopya çıkarmak. Karalama. Mavi kılavuz. Plan. Ozalit. Ayrıntılı tasarı.

Sketch synonyms : rough drawing, trace the shape of, sketch in, rough out, blueprints, vignetted, outlined, sketching, drafted, schematise, plan, adumbrates, diagrams, draw out, sketches, draft, adumbrate, drawing, chalk out, anlage, rough cast, skit, roughs, design, delineates, delineament, adumbrating, description, delineate, adumbrated, schematised, visual, block out.

Sketch ingilizce tanımı, definition of Sketch

Sketch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a rought of. Especially, in the fine arts, such a representation of an object or scene as serves the artist`s purpose by recording its chief features. Also, a preliminary study for an original work. To draw the outline or chief features of. To make sketches, as of landscapes. A first rough or incomplete draught or plan of any design. An outline or general delineation of anything.