Skulking türkçesi Skulking nedir

Skulking ile ilgili cümleler

English: He had not swum more than a few yards before one of the skulking ground sharks had him fast by the upper part of the thigh.
Turkish: Saklanan zemin köpek balıklarından biri onu uyluğun üst kısmından hızla yakalamadan önce o birkaç yardadan daha fazla yüzmemişti.

Skulking ingilizcede ne demek, Skulking nerede nasıl kullanılır?

Skulkingly : Sinsice. Pusuya yatarak. Gizlenerek.

Skulk after : Sinsice takip etmek.

Skulk away : Gizlice uzaklaşmak.

Skulk : Gizlenmek. Fırsat kollamak. Atlatmak. Yan çizmek. Sinsi sinsi dolaşmak. Kötü niyetle gizlenmek. Pusuya yatmak. Gizlice gitmek. Kaytarmak. Sinsice dolaşmak.

Skulked : Sinsice dolaşmak. Fırsat kollamak. Gizlenmek. Gizlenmiş. Kötü niyetle gizlenmek. Kaytarmak. Yan çizmek.

Skull and crossbones : Kurukafa resmi. Korsan bayrağı işareti.

Skull session : Maç öncesi hücum ve savunma stratejilerinin konuşulması.

Skulks : Fırsat kollamak. Kaytarmak. Sinsice dolaşmak. Yan çizmek. Kötü niyetle gizlenmek. Atlatmak. Hırsız gibi dolanmak. Gizlice gitmek. Pusuya yatmak. Gizlenmek.

Skull cap : Bandana.

Skull mask : Yeni gine ve malenezya adalılarının kimilerinde kuttörensel amaçlarla kullanılmak üzere kafatası kemiklerinden yapılan maskeler. Kafatası maskesi.

 

İngilizce Skulking Türkçe anlamı, Skulking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skulking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frowardness : Dik kafalılık. İtaatsizlik. Serkeşlik. Terslik. Üzüntüsüz.

Dodging : Sıyrılmak. Kenara sıçramak. Yana kaçmak. Atlatmak. Kaçamak yapmak. Kaçınmak. Fırlamak. Hile ile kurtulma. Kaytarmak.

Currish : Kavgacı. Kaba. Huysuz. Hırıltılı. Terbiyesiz. Aşağılık adamla ilgili. İt gibi. Aşağılık.

Caitiff : Aşağılık kimse. Alçak. Alçak adam. Alçak kimse. Bayağı. Aşağılık.

Indocility : İdaresi zor olma.

Chicken hearted : Tavşan yürekli. Ödlek.

Intractability : Densizlik. Dik kafalılık. Serkeşlik. Dik başlılık.

Evasion : Atlatma. Kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle). Kaçamak. Kaçınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kaçınması ya da açık bir yanıt bulamadığı için soruyu yanıtsız bırakarak geçiştirmesi durumu. Kaçırma. Bahane. Kaçma. Kaytarma. Sakınma.

Chicken livered : Tavşan yürekli. Ödlek.

Chickenhearted : Tabansız. Yüreksiz.

Skulking synonyms : crabbedness, bullishness, chicken, escape, caitiffs, inflexibleness, cowardly, cissy, cussedness, dourness, contrariness, bullheadedness, hardheadedness, intractableness, chinless, cowards, coward, cravens, afeard, dastard, hardness, contumacy, doggedness, balkiness, malingering, craven.