Skydive türkçesi Skydive nedir

  • Hava dalışı yapmak.
  • Paraşütle atlamak.
  • Bir uçaktan atlayarak paraşütü açmadan önce akrobatik hareketler yapmak.

Skydive ile ilgili cümleler

English: Ali is a brave skydiver.
Turkish: Ali cesur bir gökyüzüdalıcısıdır.

Skydive ingilizcede ne demek, Skydive nerede nasıl kullanılır?

Skydived : Paraşütle atlamak. Hava dalışı yapmak. Bir uçaktan atlayarak paraşütü açmadan önce akrobatik hareketler yapmak.

Skydiver : Hava dalışçısı. Paraşütü hemen açmadan atlayan kimse.

Skydivers : Paraşütü hemen açmadan atlayan kimse. Hava dalışçısı.

Skydives : Hava dalışı yapmak. Bir uçaktan atlayarak paraşütü açmadan önce akrobatik hareketler yapmak. Paraşütle atlamak.

Skydiving : Paraşütü hemen açmadan atlama. Hava dalışı.

Sky advertising : Uçakla reklam.

Sky batten : Çevren dizi ışıkları. Çevrenin hem tabanında, hem de üst sınırında, yönü gergiye doğru olan dizi ışıklar. ışıklar, çevrene derinlik vermede ve çeşitli duyusal gözerimi sağlamada yardımcı olur.

Skydove : Hava dalışı yapmak.

Sky high : Ateş pahası. Çok yüksek.

Sky filter : Gök süzgeci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyah-beyaz filmde, görünçlüğün geri kalan bölümünü etkilemeksizin, göğün mavi bölümlerini koyulaştıran süzgeç.

 

İngilizce Skydive Türkçe anlamı, Skydive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skydive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parachuted : Paraşüt. Paraşütle süzülmek. Kolorado eyaletinde şehir. Paraşütle indirmek.

Bale out : Paraşütle uçaktan atlamak. Emercensi atlamak. Uçağı bırakıp paraşütle yere inmek. Uçağı terk etmek.

Parachute : Paraşüt. Paraşütle süzülmek. Paraşütle indirmek. Düşmeönler. Kolorado eyaletinde şehir.

Parachutes : Paraşütle süzülmek.

Bale : Kayığın suyunu boşaltmak. [#balya Balyalamak]. Balya yapmak. Denk. Balya. Denek. Kuru ot, saman ve yünlerin makineyle sıkıştırılıp bağlanmış durumu, denk. Suyunu boşaltmak (kayık).

Chute : Kızak. Şut. Paraşüt. Oluk. Akıntı. Boşaltma oluğu. Çağlayan. Çöp atılan baca. Üst kattan alt kata inen. Küçük çağlayan.

Bail out : Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefaletini ödeyip kurtarmak. Kefaletle serbest bırakmak. Kurtulmak. Kurtarmak. Paraşütle atlamak (uçaktan). Mali destek vererek kurtarmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Paçayı kurtarmak.

Jump : Zonklamak. Havada takla. Sıçramak. Yerinden sıçramak. Üzerinden atlamak. Hoplamak. Atlamak. Tullanmak. Zıplamak. Zıplama.

Skydive synonyms : sky dive, skydives, skydived, skydove.