Slabbers türkçesi Slabbers nedir

  • Nemli.
  • Ağzının suyu akmak.
  • Ağızından tükürük damlatmak.
  • Kalın dilimleyici.
  • Salya.
  • Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği).
  • Tükürükle ıslatmak.

Slabbers ingilizcede ne demek, Slabbers nerede nasıl kullanılır?

Slabber : Kalın dilimleyici. Salya. Nemli. Ağzının suyu akmak. Tükürükle ıslatmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Ağızından tükürük damlatmak.

Slabbering : Ağzının suyu akmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Salya ile ıslatma. Ağızından tükürük damlatmak. Tükürükle ıslatmak.

Slabbery : Salyalı veya salya bulaşmış.

Slabbed : Plaka haline getirmek. Kalın tabaka yapmak. Levha yapmak. Levha haline getirilmiş. Plaka haline getirilmiş.

Slabbing : Kalın tabaka yapmak. Yüzeyden katman dökülmesi. Levha yapma. Plaka yapma. Plaka haline getirmek. Levha yapmak. Yassı kütük üretimi.

Slab sided : Kenarları düz olan. Düz kenarlı.

Steel slab : Çelik yassı kütük.

Cantilever slab : Çıkma yaprak. Çıkma döşeme. Konsol döşeme. Konsol plak.

Mislabeling : Yanlış etiketlendirmek.

Mislabel : Yanlış etiketlendirmek.

İngilizce Slabbers Türkçe anlamı, Slabbers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slabbers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Slobbering : Karter kompresor kaçağı. Salyası akmak. Salya akıtmak. Ağzından akmak. Salya sümük öpmek.

Spittle : Tükürük.

Drooled : Saçmalık. Ağzı sulanmak. Saçma sapan söz veya yazı. İpe sapa gelmez şey. Salyası akmak. Saçma zırva. Saçmalamak. Zırva.

Rat : Sözünden dönmek. İspiyoncu. Grev bozucu. Muhbir. Parti değiştiren milletvekili. İhbar etmek. Dönek. Sıçan. İhanet etmek. Fare tutmak.

Dribble : Salyası akmak. Sürmek (topu). Deliğe yuvarlanmak (bilardo). Top sürme. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Top sürmek. Azar azar akmak. Damlatmak. Yavaşça akmak. Damla.

Clammier : Rutubetli. Nemli ve soğuk. Soğuk ve nemli. Yaş. Islak ve yapışkan. Soğuk. Yapış yapış. Yapışkan. Islak.

Salivate : Ağzı salyalanmak. Tükürük salgılamak. Salya akıtmak. Ağzı sulanmak.

Salivas : Tükürük.

Grass : Otlatmak. Marihuana. Çayır. Vurmak kuş. Ot yemek. Çim kaplamak. Çayıra salmak. Esrar. Otlamak. Çim.

Dewy : Hayat dolu. Gözyaşı. Çiyli. Taze. Üzerine çiy düşmüş. Buğulu. Rutubetli. Çiy gibi. Canlı.

Slabbers synonyms : supergrass, copper's nark, slaver, slobbered, saliva, informer, dabby, nark, damp, fink, slabbering, sneak, informant, sneaker, slobber, squealer, desire longingly, slavering, stoolpigeon, betrayer, spit, spittles, source, stoolie, dampish, canary, slavers, snitcher, slaver for, slabber, dank, clammy, slavered.

Slabbers zıt anlamlı kelimeler, Slabbers kelime anlamı

Homogenise : Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi. Dövüp kıvamına getirmek. Farklı elementleri harmanlamak. Homojenleşmek. Homojenleştirmek. Aynılaştırmak. Birleştirmek. Homojenize. Aynı hale getirmek.

 

Homogenize : İyice karıştırmak. Bağdaşık hale getirmek. Homojenleştirmek. Tektürelleme. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dövüp kıvamına getirmek. İçinde yağ parçalan gibi çözünmeyen özdekleri bulunan bir sıvının, iyice karıştırılarak tektürel duruya getirilmesi işlemi. Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi. Homojenize.