Slaughterous türkçesi Slaughterous nedir

Slaughterous ingilizcede ne demek, Slaughterous nerede nasıl kullanılır?

Slaughter house : Salhane. Hayvanların et elde etmek amacıyla kesildikleri yer. Kesimhane. Mezbaha.

Slaughter looses : Kesim firesi. Karkas ağırlığıyla kesim öncesi ağırlığı arasındaki farkın kesim öncesi ağırlığına oranı.

Slaughter weight : Kesimden en az 12 saat önce yem verilmesinin kesilip kesimden hemen önce hayvanın gübre ve çamur kirleri temizlenerek belirlenen canlı ağırlığı. Kesim ağırlığı.

Comparative slaughter technique : Karşılaştırmalı kesim tekniği. Daha ucuz ve hayvanlar doğal koşullarda tutulduğundan daha pratik sonuçlar veren, karkas analizleri yapılarak hayvan vücudunda biriken enerjinin ölçülmesi.

Halal slaughter : Kasaplık hayvanların islam dininin kurallarına göre kesilmesi. Helal kesim.

Slaughtering : Toplu katliam yapmak. Kesim (hayvan). Kesmek. Mahvetmek. Boğazlamak. Kesim. Kılıçtan geçirmek. Bozguna uğratmak. Katletmek.

Slaughterhouse : Kanara. Kasaphane. Kesimhane. Mezbaha. Kıyım. Kesimevi. Toplu katliam. Bir kentin ya da kasabanın et tüketimini karşılamak ve bunu insan sağlığına dokuncalı sonuçlar doğurmayacak bir biçimde gerçekleştirmek için, kent yönetimince yaptırılan, sağlık kurallarına uygun yapı. Salhane.

 

Kosher slaughter : Kasaplık hayvanların musevi dininin kurallarına göre kesilmesi. Koşer kesim.

Slaughterers : Katil. Kasap (mezbaha).

Slaughterhouses : Kesimhane. Toplu katliam. Mezbaha. Kesim tesisleri. Kıyım.

İngilizce Slaughterous Türkçe anlamı, Slaughterous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slaughterous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Death : Azrail. Ecel. Fevt. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ölme. Tükeniş. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Vefat. Helak.

As death : Kaçınılmaz. Ölü gibi. Ölüm gibi. Leçek şekilde.

Bursting : Patlayan. Püsküren. Patlak. Açılma (refrakter). Patlama. Patlayacak veya altına edecek gibi (çişi gelmiş). Geçit açıcı. Kırıcı.

Liquidator : Tasfiye memuru. Likidatör. Cani. Tahsildar. Tasfiye görevlisi. Sıvılaştırıcı.

Deadliest : Ölümüne. Müthiş. Ölümcül. Ölüm. En amansız. Çok. Amansız.

Baneful : Kötü. Muzır. Zararlı. Zehirli.

Annihilator : İmha eden kimse. Yok eden kimse. Zarar veren kimse. Sıfırlayıcı. Zarar veren kimse veya şey.

Blasters : Patlatma için kullanılan makine. Saldıran. Püskürtücü. Püskürtme için kullanılan makine (örneğin, kum püskürtme aleti). Ateşleyici. Hasadı lanetleyen büyücü. Patlatman. Saldırıcı. Patlatıcı.

Devourers : Hızlı ve obur bir şekilde yiyen. Tüketici.

 

Sanguineous : Kanlı. Kıpkızıl. Sanguinöz. Ümitli. Emin. Kan kırmızısı. Kıpkırmızı. Sanguin. Kanla dolu.

Slaughterous synonyms : demolisher, annihilative, disruptive, murderous, blood guilty, killers, gory, sanguinary, killing, destructors, assassin, assassins, destructive, deadly, assassinator, butcherly, defacers, devastating, homicidal, eradicator, deadlier, deathly, sanguinous, cain, destroyer, knockout, bloody, annihilators, depredatory, feral, liquidators, dilapidator, devourer.

Slaughterous zıt anlamlı kelimeler, Slaughterous kelime anlamı

Bloodless : İlgisiz. Duygusuz. Kan dökmeden yapılan. Renksiz. Hissiz. Kansız. İnsanca duygulardan yoksun. Solgun. Öldürücü olmayan. Cansız.

Slaughterous ingilizce tanımı, definition of Slaughterous

Slaughterous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Murderous. Destructive.