Slighter türkçesi Slighter nedir

  • Adam yerine koymamak.
  • İhmal etmek.
  • Zayıf.
  • Öylesine.
  • Belli belirsiz.
  • Küçümsemek.
  • Önemsiz.
  • Zayıf karakterli.
  • Önemsememek.
  • Sudan.
  • Karaktersiz.
  • Hakaret etmek.
  • Hiçe saymak.
  • Az.
  • Azıcık.
  • Üstünkörü.
  • Hafif.
  • Narin.
  • Geçiştirmek.
  • Küçük.

Slighter ingilizcede ne demek, Slighter nerede nasıl kullanılır?

Gaslighter : Havagazı çakmağı. Çakmak.

Slighted : Geçiştirmek. Hiçe saymak. Hakaret etmek. Saygısızlık etmek. Küçümsemek. Az. Hafif. Adam yerine koymamak. İhmal etmek. Hafife almak.

Slightest : En ufak. En kıt. En küçük. En az.

Have not the slightest idea : İpucu olmamak. En ufak bir fikri olmamak. Hiçbir şekilde bilmemek.

I have not the slightest doubt : Sorum yok. En ufak bir şüphem yok. Tamamıyla eminim.

Slight defect : Hafif kusur.

On the slightest touch : En küçük dokunuşta.

Slighting : Hafife almak. Küçük düşürücü. Küçümseyici. İhmal etmek. Hiçe saymak. Aşağılayıcı. Geçiştirmek. Hakaret etmek. Hafifseyen. Küçümseyen.

Slight difference : Ayrımcık. Gözlem ya da ölçüm konuları arasında ancak duygun bir araçla saptanabilecek ince ayrım. bk. duygunluk.

Too slight a contrast : Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yavan.

 

İngilizce Slighter Türkçe anlamı, Slighter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slighter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Airier : Hava gibi hafif. Havai. Çalım satan. Boş. Çevik. Havalı. Canlı. Havadar. Hayali.

Slights : Hafife almak. Saygısızlık etmek.

Frail : Kırılgan. Nanemolla. İnce ve güçsüz. Yavan. Çelimsiz. Dayanıksız. Hafif ve kırılgan.

Frailer : Yavan. Ahlaksız. Çelimsiz. Hafif ve kırılgan. Kolay kırılır. Zayıf (şans vb). Kırılgan. Tatsız.

Empty : Akıtmak. Abuk sabuk. İçini çıkarmak. Tahliye etmek. İçini boşaltmak. Dökülmek. Yoksun. Aç.

Barest : En çıplak. Çıplak. Tüysüz. Bomboş. Açık. Yalın. Yapraksız. Tamtakır. Sade.

Cushy : Rahat. Hoş. Kolay. Rahat (meslek vb).

Dodged : Kenara sıçramak. Yana kaçmak. Atlatmak. Bir yana kaçmak. Hile ile kurtulmak. Fırlamak. Kaçınmak. Hileyle atlatmak. Kaçamak yapmak.

Dinkiest : En zarif olanı. Minicik. Zarif. En ufacığı. Ufacık. Cici.

Disregard : Riayet etmemek. Savsaklama. Aldırmamak. Önemsememe. İtibar etmemek. Saygısızlık etmek. Uymazlık. Takmamak. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama.

Slighter synonyms : any, insult, contemn, cushiest, corkier, flimsiest, make little of, flimsy, discounting, a dab of, deprecate, bad mark, cadaverous, backboneless, defames, condescend, all that, defied, bantams, bitty, chalets, weak minded, littlest, dreamier, perfunctory, shallow, for kicks, casual, indistinguished, baubling, let things slide, contemns, bonier.

Slighter zıt anlamlı kelimeler, Slighter kelime anlamı

Dark : Bilgisizlik. İzbe. Siyaha yakın. Akşam. Esmer. Koyu. Cehalet içinde. Karanlık. Koyu renk. Gölge.

Unlighted : Işıksız. Işıklandırılmamış. Aydınlatılmamış.

Slighter ingilizce tanımı, definition of Slighter

Slighter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who slights.