Slits türkçesi Slits nedir

Slits ingilizcede ne demek, Slits nerede nasıl kullanılır?

Gill slits : Solungaç yarığı.

Slit eyed : Kısık gözlü.

Slit lamp biomicroscope : Biyomikroskop. Slid-lamb biyomikroskop.

Slit skirt : Yırtmaçlı etek.

Slit spectrograph : Önünde bulunan bir yarıktan ışık alan tayfyazar. Yarıklı tayfyazar.

Slithering : Kayan. Yılan gibi kayan. Sürünerek ilerleme.

Slither : Yılan gibi süzülmek. Kayarak gitmek. Kaymak.

Exposure slit : Optik seslendirme dizgesinde, aynalı galvanometreden gelen ışın demetinin film üzerine düşmeden önce geçtiği yarık. Işıklama yarığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Slit width : Yarık genişliği. Yarığın iki koşut kenarı arasındaki en kısa uzaklık.

Slit trench : Yatma çukuru. Boy çukuru.

İngilizce Slits Türkçe anlamı, Slits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Female genitals : Kadın cinsel organı. Kadın cinsel organları.

Rent : Tutmalık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Parçalanma. Tutmanlık sözleşmesi uyarınca, taşınmaz iyesine ödenen para. Delik. Kiraya verilmek. Kira ile tutmak. Kiraya vermek. Kira.

Cracking : Müthiş. Kraking. Muhteşem. Parçalanma. Yüksek sıcaklık etkisiyle ve kimi zaman tezgenlerin de yardımıyla uzun hidrokarbon zincirlerinin kırılarak daha küçük moleküller oluşturması. On numara (müthiş). Fisürlerin açılması. Çatlama.

 

Placket : Patlet açıklığı. Patlet. Pat. Etek fermuar yeri. Fermuar yeri. Eteklik cebi. Etek cebi.

Rip : Sökülmek. Koparmak. Sökük. Girdap. Yarmak. Beş para etmez tip. Yırtmak. Hızla geçip gitmek. Yarılmak.

Pussy : Vajina. Kadın. Kuku. Pisipisi. Kadın cinsel organı. Kab. Pıtış. Pişik. Pisi pisi. Pisi.

Cleft : Oluk. Cep. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Ayrık. Çukur. Kleft. Yarmak. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri.

Chasm : Uçurum. Duygusal farklılık. Derin yarık. Büyük ayrılık. Boşluk. Ara. Yarılarak açılmış yer. Kanyon. Dar boğaz.

Breach : Dalgaların sahile vurup kırılması. Kırmak. Gedik. Yarmak. Bozulma. Uymama. Karşı gelmek. Bozma (anlaşmayı). Çiğneme. Bozmak.

Gashed : Yaralı. Yaralanmış. Yırtılmış. Yarılmış.

Slits synonyms : chappie, rips, jag, chappy, cutaway, puss, discontinuous, gash, tore, incisure, slot, twat, torn, cranny, clefts, chink, plackets, broke, tores, laceration, gashing, cunt, crannies, chasms, vent, cleavage, fanny, lacerated, opening, brokenly, incisions, cloven, cut.