Slogging türkçesi Slogging nedir

  • Vurmak.
  • Çalışıp didinmek.
  • Çok çalışmak.
  • Sert darbe.
  • Zahmetli iş yapmak.
  • Dövmek.
  • Hızlı vurmak.
  • Sert vurmak.
  • Zorlanmak.

Slogging ingilizcede ne demek, Slogging nerede nasıl kullanılır?

Slogged : Dövmek. Zorlanmak. Vurmak. Çok çalışmak. Hızlı vurmak. Dövülmüş. Çalışıp didinmek. Sert vurmak. Zahmetli iş yapmak.

Slogger : Eşek gibi çalışan işçi. Sert vuran kimse. Sert vuran kişi. Ağır işçi.

Sloggers : Ağır işçi.

Foot slogger : Çamur içerisinde ağır adımlarla yürüyen kimse. Yavaş büyüyen veya gelişen kimse.

Slog away : Çalışıp didinmek. Zorlanmak. Eşek gibi çalışmak. Çok çalışmak. Zorla yürümek. İnatla devam etmek.

Slog away at a work : Çok sıkıcı bir işte çalışmak.

Slogans : Savaş çığlığı (isk.). Slogan. Çarpıcı sözler. Reklam sloganı. Parola. Kısa ve etkileyici propaganda sözleri. (1970 yılında istanbul'da yapılan bir toplantının sloganı: istanbul dünya ticaretinin kavşağı; istanbul intersection des routes du commerce mondiales; ıstanbul crossroads of world business).

A long slog : Zahmetli ve uzun süren iş. Zorlu yürüyüş.

Ear jarring slogan : Kulak tırmalayan slogan. Kulağa hoş gelmeyen deyim. Kulak tırmalayan deyim.

Slogs : Sıkıcı bir iş yapmak. Zahmetli iş yapmak. Çalışıp didinmek. Hızlı vurmak. Zorlanmak. Hızlı vuruş. Dövmek. Sert vurmak. Çok çalışmak. Didinmek.

 

İngilizce Slogging Türkçe anlamı, Slogging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slogging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mugs : Kupa. Zevzeklik etmek. İneklemek. Saldırıp soymak. Maymunluk etmek. Enayi. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Komik mimikler yapmak. Surat.

Hindering : Sonraya kalmak. Aksatmak. Engellemek. Aksamak. Alıkoymak. Engelleyici. Engelleme. Engel olmak.

Hammer at : Harıl harıl çalışmak. Dangır dungur ses çıkartmak. Ter dökerek çalışmak. Korkunç gürültü çıkarmak. Çok gürültü yapmak. Devamlı girişimlerde bulunmak. Çok ses yapmak.

Slog on : İnatla devam etmek. Zorla yürümek.

Impeding : Engellemek. Sekte vurmak. Geciktirmek. Sürüncemede bırakmak.

Eat crow : Onur kırıcı bir şeye zorlanmak. Hatasını kabule zorlanmak. Tükürdüğünü yalamak. Göt olmak. Bozum olmak.

Fall over oneself : Yırtınmak. Çok uğraşmak. Kendini çok istekli göstermek. Çok çabalamak.

Preventative : Önleyici (hastalığın ilerlemesi vb). Bkz.preventive. Engelleyici.

Biffing : Yumruk vurmak. Darbe. Am. Yumruklamak. Vajina. Bıff. Çarpmak. Yumruk atmak. Yumruk.

Moil : Karmaşa. Karışıklık. Ağır iş. Didinmek. Gürültü. Kargaşa. Yorucu iş. Uğraşmak. Kalıntı cam.

Slogging synonyms : smash, slogs, bang, bone up on a subject, smashes, bastes, slugging, biffed, slog, attack, mugged, birched, wallop, whacks, bang away, preventive, beat, sweats, batters, bone up, biff, bastinadoes, obstructive, slugged, hard blow, beating up, beat the bushes, slugs, mug, beetled, slogged, bastinado, biffs.

Slogging zıt anlamlı kelimeler, Slogging kelime anlamı

Permissive : Aşırı hoşgörülü. Seçmeli. Her şeye açık. İsteğe bağlı. Fazla müsamahakar. Müsamahakar. İzin verici. Serbest. Liberal. Aşırı müsaadekar.

Contentment : Ferahlık. Gönül ferahlığı. Hoşnutluk. Gönül rahatlığı. İktifa. Razı olma. Gönül hoşluğu. Memnuniyet. Kanaat. Ferah.