Mugs türkçesi Mugs nedir

Mugs ile ilgili cümleler

English: Ali returned from the kitchen with two mugs of coffee and sat down next to Mary.
Turkish: Ali iki kupa kahveyle mutfaktan döndü ve Mary'nin yanına oturdu.

Mugs ingilizcede ne demek, Mugs nerede nasıl kullanılır?

Mugshots : Sabıka fotoğrafı.

Mug shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Omuz çekimi. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Vesikalık fotoğraf. Sabıka fotoğrafı.

Beer mug : Bira bardağı. Bira kupası. Bira içmek için kullanılan kupa. Kenarı kulplu ale cinsi bira içilen bardak.

Coffee mug : Kahve bardağı. Kahve kupası.

Toby mug : Adam şeklinde bira bardağı.

Mugging : Saldırıp soyma. Saldırı. Saldırma. Gasp olayı.

Muggier : Boğucu. Boğucu hava. Kapalı. Sıcak ve rutubetli. Bunaltıcı. Sıkıntılı (hava). (hava) kapalı. Nemli.

Muggers : Hint timsahı. Haydut. Saldırıp soyan kimse. Soyguncu. Komedyen.

Mug : Fotoğrafını çekmek (emniyette). Maymunluk etmek. Enayi. Kupa. Surat. İneklemek. Çok çalışmak. Saldırıp soymak. Saldırmak. Komik mimikler yapmak.

Mugginess : Rutubet. Sıcaklık. Sıcak ve boğucu olma. Sıcak ve rutubetlilik. Bunaltı.

 

İngilizce Mugs Türkçe anlamı, Mugs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mugs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flannelled : Flanelden yapılmış giysi. Zevzeklik. Pazen. Fanila. Sabun bezi. Bir soruya cevap vermekten veya gerçeği söylemekten kaçınmak için bir sürü kelime içeren konuşmaya ilişkin (laf salatası) (sıklıkla aldatma niyetiyle). Fanila giydirmek. Tüylü yumuşak kumaş. Fanila ile ovmak.

Coupes : Spor araba. Kup. Coupe. Yarım kompartıman. Kupe. İki kapılı spor araba. Tavanı arkaya doğru alçalan ve arkada koltuk alanı sınırlı olan araba. İki kişilik araba.

Goblet : Ayaklı cam eşya. Kadeh. Laboratuvarda sıvıların ölçülmesi ve aktarılması gibi genel amaçlarla kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, kadehe benzer cam kap. Goblet. İçerisine dondurulmuş sperma içeren payetler yerleştirilerek sıvı azot içerisinde payetleri bir arada tutmaya ve saklamaya yarayan, kanisterler içerisine konan plastik kap veya kadeh. kimi sert kenelerin stigmal yüzeyleri üzerindeki kimi işaretler.

Coupe : Yarım kompartıman. İki kişilik araba. Tavanı arkaya doğru alçalan ve arkada koltuk alanı sınırlı olan araba. Kup. İki kapılı spor araba. Kesme. Çatma durumunda ya da karşı yarışmacının bir çelgi alması sırasında, karşı savutun ucundan bir kesiş devinimi yaparcasına savut ucunu bir öteki doğrultuya geçirme. Kupe.

Drum : Sınava çalışmak. Davul. Dümbelek. Davul sesi çıkartmak. Bk. mıknatıslı davul. Parmaklarıyla tempo tutmak. Davul şeklinde şey. Buhar kazanından buharın alındığı kubbeli kısım. Kasnak.

 

Kisser : Öpücük. Ağız. Yüz.

Aggress : Hücum etmek. Taarruz etmek. Tecavüz etmek.

Aggressed : Hücum etmek. Tecavüz etmek. Taarruz etmek.

Born yesterday : Dünkü çocuk. Çok kolay aldatılabilen. saf. Masum. Saf. Naif. Daha dün doğmuş.

Mugs synonyms : genus mus, family muridae, human face, mammal genus, muridae, mus musculus, human head, pudding face, bone up on, bone up, kissers, assailed, break a sweat, booby, chumps, bone up on a subject, miens, knock oneself out, face, bust a gut, mug, spooned, spoons, phiz, assaults, bang away, court card, crams, visage, aggresses, attacked, heart, boob.

Mugs zıt anlamlı kelimeler, Mugs kelime anlamı

Arrange : Bağlamak. Yoluna koymak. Düzenlemek (toplantı). Saptamak. Hazırlamak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Uyuşmak. Düzenlemek.

Orderliness : İntizam. Dakiklik. Düzen. Çekidüzen. Düzenlilik.

Order : Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Tabaka. Usul. Basamak. Sıraya koymak. Borsada taşınır değer alıp satmak amacıyla aracılara yazılı ya da sözlü biçimde yapılan bildirim. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Ismarlama. Emir vermek.