Impeding türkçesi Impeding nedir

Impeding ingilizcede ne demek, Impeding nerede nasıl kullanılır?

Impedicus : Orta parmak (her eldeki en uzun parmak).

Impedient : Köstekleyici. Engelleyen. Önleyen. Köstekleyen. Geciktiren. Önleyici. Engelleyici. Geciktirici.

Impediment : Bağ. Özür. Mania. Mani. Engel. Geciktirme. Kekemelik. Pelteklik. Ayak bağı.

Impedimenta : Yük. Eşya. Levazım. Ağırlıklar. Yürüyüşe engel olan eşya.

Impedimental : Köstekleme görevi olan. Engel içeren. Mani olan. Engelden oluşan.

Impedance angle : Celi açısı. Empedans açısı.

Speech impediment : Bir konuşma terapistinin iyileştirmesini gerektiren sorun. Konuşma problemi. Konuşma bozukluğu. Konuşma rahatsızlığı. Konuşma güçlüğü. Konuşma sorunu.

Impediments : Engel. Engeller. Kekemelik. Mani. Ayak bağı. Geciktirme. Pelteklik.

Impedance bridge : Celi köprüsü. Empedans köprüsü.

Impedance circle : Empedans çevrimi.

İngilizce Impeding Türkçe anlamı, Impeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjourned : Dağılmak. Sonraya bırakmak. Son vermek (oturum vs). Ertelemek. Ertelenmiş. Geçmek (bir yere).

Bar : Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Hapsetmek. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Kalıp. Hariç. İnce ışık demeti. Bar. Katmamak. Dışında. Demir çubuk.

 

Put back : Geri almak. Yoldan geri dönmek. Geri dönmek. Ertelemek. Geriye almak. Geri almak (saati). Yerine koymak. Eski yerine koymak.

Hold off : Uzakta tutmak. Uzakla tutmak. Çekinmek. Olmamak. Geri durmak. Gerçekleşmemek. Yaklaştırmamak. Uzak tutmak. Beklemek.

Baulked : Kaçınmak. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Duraksamak. İnat etmek. Durdurmak.

Dillydally : Ertelemek. Ağır davranmak. Başka bir zamana bırakmak. Vakit öldürmek. (argo) oyalanmak. Ayak sürümek. Sallanmak. Zaman geçirmek. Oyalanmak.

Belate : Daha geç zamana bırakmak.

Adjourns : Ara vermek. Tehir etmek. Bitmek. Tecil etmek. Ertelemek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Son vermek (oturum vs). Dağılmak. Geçmek (bir yere).

Interrupt : Sekteye uğratmak. Yarıda bırakmak. Bilgisayar dizgesinde yürütülen bir görevin herhangi bir donanım biriminden gelen uyarı üzerine kesilip güdümün, geçici bir süre için, uyarıyı işleyecek göreve geçirilmesi. Düzenini bozmak. Ara vermek. Akışını durdurmak. Kapatmak (görüntü). Sözünü kesmek. Kesmek. Araya girmek.

Averts : Olmasını önlemek. Meydan vermemek. Gidermek. Önlemek. Menetmek. Defetmek. Çevirmek. Yön değiştirmek. Başka tarafa çevirmek.

Impeding synonyms : delays, preventative, sidestep, interrupting, preventive, impede, adjourning, dillydallied, bodycheck, delay, adjourn, detains, clogging, hindering, balking, baulking, detain, hang back, buy time, avoid, block, averted, impeded, dillydallying, sidestepping, blocks, interrupts, drag out, sidestepped, circumvent, balk, retarding, procrastinate.

Impeding zıt anlamlı kelimeler, Impeding kelime anlamı

Permissive : Aşırı hoşgörülü. Hoşgörülü. İsteğe bağlı. Her şeye açık. Aşırı müsaadekar. Seçmeli. Serbest. Müsamahakar. İzin verici. İzin veren.