Put back türkçesi Put back nedir

  • Sekte vurmak.
  • Geri koymak.
  • Geri almak.
  • Eski yerine koymak.
  • Geciktirmek.
  • İlerlemesine engel olmak.
  • Engel olmak.
  • Geri almak (saati).
  • Geri dönmek.
  • Yerine koymak.
  • Yoldan geri dönmek.
  • Reddetmek.
  • Ertelemek.
  • Geriye almak.

Put back ile ilgili cümleler

English: If you aren't careful about what you eat, you'll put back on all the weight that you spent so much time losing.
Turkish: Eğer ne yediğine dikkat etmezsen, bu kadar uzun zaman kaybederek verdiğin bütün kiloyu geri alacaksın.

Put back ingilizcede ne demek, Put back nerede nasıl kullanılır?

Put : Para koyma. Hamle. Neşretmek. Yatırım yapmak. Koymak. Yatırma. Atfetmek. Bırakmak. Menetmek. İndirmek.

Back : Art. Alt tahta. Geçmişe. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arkasını imzalamak. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Geri. Vazgeçmek. Önce. Arkaya.

Put a bold face on : Korktuğu halde bozuntuya vermemek. Zor bir durum karşısında cesaret göstermek. Bozuntuya vermemek.

Put a call through : Telefon etmek.

Put a crimp in : Köstek olmak.

Put a stop to : Bitirmek. Durdurmak. Nokta koymak. Son vermek. Kesmek.

Put a light to : Tutuşturmak. Yakmak.

İngilizce Put back Türkçe anlamı, Put back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cumber : Yük olmak. Sıkmak. Engellemek. Sıkıntı vermek.

Be in the way : Yolu tıkamak. Kalabalık etmek. Engelleyen bir pozisyonda bulunmak. Ayak altında olmak.

Put away : Tıkınmak. Kenara koymak. Silip süpürmek. Hapse atmak. Hakkından gelmek. Ayırmak. Kaldırmak. Denize açılmak. Mideye indirmek (yemeği). Bir kenara bırakmak.

Backspaces : Geri gitmek (daktiloda veya bilgisayarda). Gerial. Geri al. Geriletmek. Gerisilme. Bir geri almak. Geri tuşu. Geri. Geri al tuşu.

Defers : Saygı göstermek. Ertelemek (borç vb). Uymak. Ötelemek. Ağırdan almak. Kabul etmek. Tecil etmek. Riayet etmek. Sonraya bırakmak.

Detain : Engellemek. Durdurmak. Alıkoymak. Saklamak. Gözaltına almak. Mahrum etmek. Yubatmak. Hapsetmek. İzinsiz bırakmak.

Interrupting : Sekte vurma. Yarıda kesmek. Sözünü kesme. Kesmek. Söze karışma. Sözünü kesmek. Ara vermek. Söze karışmak. Kapatmak (görüntü).

Contravene : Uymamak. İtiraz etmek. Çiğnemek. Çatışmak. Başkaldırmak. Bozmak. Aykırı davranmak. Karşı çıkmak. İhlal etmek.

Impedes : Engel teşkil etmek. Sürüncemede bırakmak. Engellemek. Kösteklemek. Ayak bağı olmak. Engel çıkarmak. Engel oluşturmak. Alıkoymak.

Debarred : Yoksun bırakmak. Yasaklamak. Menetmek. Mahrum edilmiş. Mahrum etmek. Yoksun bırakılmış.

Put back synonyms : dillydallying, recalls, make a comeback, clap, cast offs, blanketed, blankets, bestowing, brush off, controvert, posits, detains, backspace, regaining, controverted, positing, adjourns, interrupt, backtracks, recapturing, repatriate, deferring, bestows, dillydallied, contravening, impeding, carry over, regained, devest, clapped, adjourning, delay, balk.