Smiters türkçesi Smiters nedir

  • Çarpan kimse veya şey.
  • Vuran veya çarpan kimse veya şey.
  • Sertçe vuran kişi.

Smiters ingilizcede ne demek, Smiters nerede nasıl kullanılır?

Smiter : Vuran veya çarpan kimse veya şey. Sertçe vuran kişi. Çarpan kimse veya şey.

Smite hip and thigh : Alt etmek. Tümü gücüyle saldırmak. Yenmek. Bütün gücüyle vurmak. Acımasızca saldırmak.

Smite upon : Çalınmak. Çarpmak.

Smite : Sert bir şekilde vurmak. Batırmak. Yakalanmak. Çarpmak. Etkilemek. Vurulmak. Öldürmek. Vurmak. Rahatsız etmek. Cezasını vermek.

Smites : Çarpmak. Rahatsız etmek. Vurulmak. Batırmak. Cezaya çarptırmak. Tutulmak. Yakalanmak. Öldürmek. Cezasını vermek. Etkilemek.

Smith : Nevada eyaletinde şehir. Demirci. Demir eşya yapan kimse. Demir eşya onarımı yapan kimse. Metal işçisi. Demirci ustası. Nalbant.

Smithereens : Binbirparça. Parçacıklar. Küçük parçalar. Tuzbuz.

Smithcraft : Demir işçiliği. Metal işçliği.

Osmite : Doğal osmiyum. Osmit.

Smithies : Nalbant dükkanı. Nalbandın işyeri. Demircinin işyeri. Çilingir. Demirci. Demirci dükkanı. Demirhane.

İngilizce Smiters Türkçe anlamı, Smiters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smiters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chamfer : Kanal. Meyilli bir kenar. Pah. Yiv açmak. Yiv. Oluk açmak. Oluk. Şev. Şev yapmak.

 

Hit : Sanat ya da tecim yönünden başarı kazanmış film. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Ulaşmak. Üzmek. Yaralamak. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Sarsmak. Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koyulmak. Dürtüş.

Bevel : Eğim vermek. Eğmek. Eğik kesmek. Pah. Açı. Şevlemek. Eğimli yapmak. Şev vermek. Eğrilik. Oynar kollu gönye.

Smiters synonyms : smiter.

Smiters zıt anlamlı kelimeler, Smiters kelime anlamı

Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.