Smooth the way türkçesi Smooth the way nedir

Smooth the way ingilizcede ne demek, Smooth the way nerede nasıl kullanılır?

Smooth : Akıcı. Kolay. Pürüzsüz. Sistirelemek. Kolaylaştırmak. Yatıştırmak. Düz. Huzur veren. Yumuşatmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Way : İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. İş alanı. Yön. Huy. Tarz. Gelenek. Davranış tarzı. Durum. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Yapılış şekli.

Smooth the way for someone : İşini kolaylaştırmak.

The way : Yapma şekli. Yapılış şekli. Yöntem.

The way that : Gibi. Şekilde.

At the parting of the ways : Ayrılma noktasında. Farklı yönlere gitme durumunda. Yol ayrımında.

The way it should be done : İyi yapılan. Yapılması gereken yol. Doğru dürüst yapılan. İşin yapılması gereken yolu -.

The way things are : Bir durumun sonucu. Olayların objektif olarak nasıl göründüğü. Böyle giderse. Bu gidişle. Nesnelere tarafsız bir gözle bakarsak. Böyle devam ederse. Böyle gitmeye devam ederse.

 

All the way : Mümkün olduğu kadar. Başından beri. Her türlü. Yol boyunca. Her şekilde. Başından sonuna kadar. Sonuna kadar. Yolun sonuna kadar. Tamamen.

İngilizce Smooth the way Türkçe anlamı, Smooth the way eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smooth the way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enable : Geçit vermek. Fırsat sunmak. Olanak tanımak. İzin vermek. Kuvvet vermek. Olanak vermek. Sağlamak. Yetki vermek.

Let down the bars : Bir bölmeyi yıkmak. Parmaklıkları indirmek. Ayıran bir şeyi kaldırmak. Sınırlandırmaları kaldırmak.

Expedites : Çabuklaştırmak. Hızlandırmak. Göndermek. Tacil etmek. Süratini artırmak. Hız vermek. Süratlendirmek. Sürat vermek. Yollamak.

Catalyse : Katalize etmek. Katalizlemek. Katalizleme. Tezgenleme. Katalizle kimyasal reaksiyonun hızını artırmak. Doğal olarak kalmaya devam ederken değişime neden olmak (ayrıca catalyze). Katalizle değiştirmek. Harekete geçirmek.

Enables : Olanak vermek. Olanak sağlamak. Kuvvet vermek. Fırsat sunmak. Geçit vermek. İzin vermek. Sağlamak. Olanak tanımak. Yetki vermek.

Clear the way : Engelleri yıkmak. Yolu temizlemek. Temiz bir geçit hazırlamak. Yolu açmak. Engelleri ortadan kaldırmak.

Catalyzes : Kataliz. Katalize etmek. Tezleştirme.

Expedited : Hızlanmış. Hızlandırmak. Hızlandırılmış. Göndermek. Yollamak.

Expedite : Süratini artırmak. Yollamak. Çabuklaştırmak. Süratlendirmek. Hız vermek. Sürat vermek. Tacil etmek. Hızlandırmak. Göndermek.

Catalyze : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Katalizle değiştirmek. Tezgenlemek. Katalizlemek. Katalizleme. Çözdürmek. Tezgen gibi davranıp bir tepkimenin hızını etkilemek. Harekete geçirmek. Katalize etmek.

Smooth the way synonyms : catalyzing, break free, expediting, catalysing, be helpful, ease, catalyzed, eases, eased.