Smu türkçesi Smu nedir

  • Teksas'ta hristiyanlığın metodist mezhebi (abd) ile alakalı olan büyük üniversite.

Smu ile ilgili cümleler

English: Ali smuggled a bottle of whiskey into Mary's hospital room.
Turkish: Ali Mary'nin hastane odasına bir şişe viski kaçırdı

English: Ali smuggled something into Australia for Mary.
Turkish: Ali Mary için Avustralya'ya gizlice bir şey soktu.

English: His smug behavior is offensive.
Turkish: Onun kendini beğenmiş tavırları kırıcı.

English: Ali looks smug.
Turkish: Ali kendini beğenmiş görünüyor.

English: As the night wore on and Moustapha drank more and more, his jokes got progressively smuttier.
Turkish: Gece ilerleyip Mustafa içkileri devirdikçe, esprileri de gittikçe daha müstehcenleşti.

Smu ingilizcede ne demek, Smu nerede nasıl kullanılır?

Smudge : Kara olmak. Bulaşmak. İs olmak. Kirletmek. Kirlenmek. Bulaştırmak. Leke. Lekelemek. Leke bulaşmak (üstüne). Lekelenmek.

Smudged : Bulaştırılmış. Kirletilmiş. Bulanıklaştırılmış. Lekelenmiş.

Smudges : Lekelemek. Leke. İs olmak. Kirlenmek. Lekelenmek. Bulaştırmak. Leke bulaştırmak (üstüne). Karalamak. Bulaşmak. Leke bulaşmak (üstüne).

Smudgier : Lekeli. Kirli. İsli.

Smudgiest : Kirli. Lekeli. İsli.

Smudging : Lekelemek. Bulaştırma. Lekeleme. Bulaşmak. Bulaştırmak. Kara olmak. Kirlenmek. İs olmak. Dumanla kaplama. Karalamak.

 

Smudgy : Pis. İsli. Kirli. Lekeli.

Smudgily : Bulaştırarak.

Smugger : Temiz giyimli. Kendini beğenmiş. Şık. Kendisiyle gurur duyan.

Smuggle in : Kaçakçılık yapmak. Yasadışı şekilde ithal etmek. Gizlice getirmek.

İngilizce Smu Türkçe anlamı, Smu eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smu ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Content : İçerik. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Mutlu. Doygun. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Lehte oy kullananlar. Memnun etmek. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü. Anlam yükü.

Mildew : Küflendirmek. Pas. Küf. Külleme mantarlarının çeşitli bitkilerde oluşturduğu mantar hastalığı. Küflenmek. Mildiyu. Külleme.

Contented : Tokgözlü. Doygun. Rahat. Gönlü tok. Hoşnut. Kanaatkar. Razı. Memnun kalan. Memnun. Mutlu.

Self satisfied : Kendinden memnun. Halinden memnun. Kendini beğenmiş. Kendi kendinden memnun. Şımarık.

Mold : Küf. Biçimlendirmek. Yapı. Şekil. Kalıp. Küflendirmek. Flamentli mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılan bir tanım, mantar. parazitik, çok hücreli filamentöz koloniler oluşturur. Küf bağlamak. Şekil vermek.

Smu zıt anlamlı kelimeler, Smu kelime anlamı

Discontented : Memnuniyetsiz. Tedirgin. Hoşnutsuz.

Carinate : Karinat. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji). Carina'sı olan.