Snoops türkçesi Snoops nedir

  • Gizlice aramak.
  • Hafiye.
  • Meraklı.
  • Burnunu sokan.
  • Her işe burnunu sokan kimse.
  • Meraklı taze.
  • Merakla gözetlemek.
  • Burnunu sokmak.

Snoops ingilizcede ne demek, Snoops nerede nasıl kullanılır?

Snoopscope : Gece dürbünü.

Snoop around : (etrafa) bakınmak. Etrafa bakınmak.

Snoop into : Burnunu sokmak.

Snoop : Hafiye. Merakla gözetlemek. Meraklı taze. Burnunu sokan. Meraklı. Gizlice aramak. Burnunu sokmak. Her işe burnunu sokan kimse. Başkalarının işine burnunu sokmak.

Snooped : Burnunu sokmak. Her işe burnunu sokan kimse. Burnunu sokan. Merakla gözetlemek. Gizlice aramak. Meraklı. Meraklı taze. Hafiye.

Snoods : Saç kurdelesi. Kurdele. Saç filesi.

Snood : Saç kurdelesi. Kurdele. Saç filesi.

Snoopiest : Her işe burnunu sokan. Meraklı.

Snooping : Başkalarının işine karışma. Her şeye burnunu sokma. Gizlice birinin özel hayatını araştıran kimse. Trafik gözetleme.

Snooper : Bok yedi başı. Başkalarının özel hayatını gizlice araştıran kimse. Gizlice birinin özel hayatını araştıran kimse. Başkalarının hayatına burnunu sokan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse.

İngilizce Snoops Türkçe anlamı, Snoops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snoops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Interfere : Yoluna çıkmak. Engellemek. Karışmak. Girişmek. Müdahale etmek. Çatışmak. Araya girmek. Dokunmak. Parazit yapmak.

Interloped : Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Başkasının işine karışmak. Müdahale etmek.

Hostile : Muhalif. Hasmane. Düşman. Düşmanca. Düşmana ait. Saldırgan. Hasım. Düşmana özgü. Dövüşken.

Interlopes : Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi). Müdahale etmek. Başkasının işine karışmak.

Anxious : Huzursuz. Kaygılı. Tedirginliğe neden olan. Korkulu. İstekli. Endişe etmek. Mustarip. Telaşlı. Çok istekli. Hevesli.

Spy : Farketmek. Uzaktan görmek. Casusluk yapmak. Gizlice gözetlemek. Casus. Gözetleme. Casusluk etme. Gözetlemek. Köstebek.

Interfered : Çatışmak. Girişmek. Yoluna çıkmak. Araya girmek. Müdahale etmek. Parazit yapmak. Karışmak. Dokunmak. Engellemek.

Hawkshaw : Ajan. Dedektif.

Intermeddling : Karışmak. Başkalarının işine karışan. Müdahale eden. İşe karışan.

Pounce : Pençe (kuş). Aniden saldırmak. Atılmak. Dalıvermek. Toz serperek kurutmak. Üstüne atılmak. Üzerine atılıp avlamak. Saldırmak. Saldırış. Pençe.

Snoops synonyms : army unit, horse cavalry, intermeddle, buffs, detectives, snoop, amateurs, bugs, addict, buff, butt in, stoop, personnel, curious person, chime in, descend, addicting, interloping, detective, curious, soldiery, hawkshaws, interferant, surveillant, sleuth, snooped, connoisseurs, ferret, ferrets, addicted, interlope, awestruck, sleuths.

Snoops zıt anlamlı kelimeler, Snoops kelime anlamı

Hostile : Hasım. Saldırgan. Dövüşken. Muhalif. Hasmane. Düşman. Düşmana ait. Düşmanca. Düşmana özgü.

Friendly : Dostluk maçı. Yardımsever. Arkadaşça. Cana yakın. Müsait. Dost. Dostça. Sıcak. Arkadaş canlısı. İçten.

Rise : Kabarmak. Artış. Havalanmak. Ayyuka çıkmak. Çıkmak. Zam. Yükseliş. Görünmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Terfi etmek.

Snoops antonyms : ascend.