Snooping türkçesi Snooping nedir
- Başkalarının işine karışma.
- Her şeye burnunu sokma.
- Gizlice birinin özel hayatını araştıran kimse.
- Trafik gözetleme.
Snooping ile ilgili cümleler
English: Ali caught Mary snooping through his stuff.
Turkish: Ali Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı.
English: Why did you have to go snooping around?
Turkish: Neden etrafı gözetlemeye gitmek zorundaydın?
Snooping ingilizcede ne demek, Snooping nerede nasıl kullanılır?
Data snooping : Veri casusluğu.
Snoopiness : Meraklı olma durumu. Aşırı meraklılık. Meraklılık.
Snoopier : Meraklı. Her işe burnunu sokan.
Snoopiest : Meraklı. Her işe burnunu sokan.
Snoop around : (etrafa) bakınmak. Etrafa bakınmak.
Snoopers : Başkalarının özel hayatını gizlice araştıran kimse. Gizlice birinin özel hayatını araştıran kimse. Bok yedi başı. Başkalarının hayatına burnunu sokan kimse.
Snoop into : Burnunu sokmak.
Snoods : Saç kurdelesi. Saç filesi. Kurdele.
Snoop : Meraklı taze. Hafiye. Her işe burnunu sokan kimse. Burnunu sokmak. Gizlice aramak. Burnunu sokan. Meraklı. Başkalarının işine burnunu sokmak. Merakla gözetlemek.
Snooped : Burnunu sokmak. Merakla gözetlemek. Meraklı. Gizlice aramak. Meraklı taze. Burnunu sokan. Her işe burnunu sokan kimse. Hafiye.
İngilizce Snooping Türkçe anlamı, Snooping eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Snooping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gunfire : Atış. Ateş. Top ateşi. Ateş etme. Silah sesi. Silah ateşi.
Buying : Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. Alış. Alışveriş. Satınalma gücü. Alım. Alma. Satın alış. Satın alma.
Propulsion : Sevk. İleri itiş. Tahrik. İtme. Yürütücü güç. İleriye doğru sürme. Yürütme. İleriye sürme. İtici güç.
Firing : Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). Ateşleme. Dağlama. Atış. Pişirme (toprak eşyayı). Pişim. İşten kovma. Kovma. İşten çıkarma. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah).
Actuation : Çalıştırma. Aktivasyon veya etkinleştirme. İşletme. Harekete geçirme. Gerçekleşme. Tahrik.
Marketing : İşletmenin, satış olanaklarını belirleyerek üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sırasında kar elde etmek amacıyla çeşitli unsurları etkilemeye ve denetlemeye yönelik yaptığı etkinlikler. Alışveriş. Alışveriş yapma. Malların iyi ve çok olarak nasıl satılabileceğini araştıran ve bunları uygulayan bilim. Pazarlama. Satış bilimi. Sürülme. Piyasaya sunma.
Potshot : Rasgele vuruş. Iska. Karavana. Ateşli silahla yapılan rasgele vuruş.
Shellfire : Gomalaka. Top ateşi. Şellak. Mermi ateşi.
Discharge : İşten çıkarmak. Akım. Boşalmak. Boşalım. Bir akarsuyun, belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su. Ödemek. Tahliye etmek. Elektriksel erkili çevresinden yüksek olan yüklü bir cismin yük yitirmesi. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Malı taşıtından dışarı çıkarma.
Shoot : Oynamak (misket veya bilardo). Atış. Sürgün vermek. Filiz. Av. Ateş etme. Yakmak. Fışkın. Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Çekim yapmak (kamera).
Snooping synonyms : countershot, firing off, shot, headshot, fire control, purchasing, gunshot.
Snooping zıt anlamlı kelimeler, Snooping kelime anlamı
Steep : Karmak. Aşırı. Fahiş. Suya batırmak. Dik. Demlendirmek. Suya koymak. Abartılı. İnanılmaz. Batırmak.
Erect : Dik. Diken diken. İkame etmek. Kurmak. Kalkmış. İnşa etmek. Kaldırmak. Dikmek. Ereksiyon halinde. Yükseltmek.

Bu kısımda Snooping kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Snooping ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Snooping anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Snooping ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.