Snowslide türkçesi Snowslide nedir

  • Karkayması.
  • Çığ.
  • Büyük bir kar kütlesinin bir dağ yamacından aşağıya hızla yuvarlanması.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Snowslide ile ilgili cümleler

English: A snowslide obstructed the road.
Turkish: Bir çığ yolu kapadı.

Snowslide ingilizcede ne demek, Snowslide nerede nasıl kullanılır?

Snowslip : Karkayması. Çığ.

Snows : Kar yağışı.

Snowshed : Kara karşı korunma amacıyla inşa edilmiş yapı (özellikle de demiryolu hattının bir bölümü üzerine). Kar duvarı. Kar siperi.

Snowshoe : Kar raketi. Kar ayakkabısı ile yürümek. Kar ayakkabısı. Raket. Leken. Kişinin kara batmadan yürümesini sağlayan bir ayakkabı veya ayakkabıya iliştirilen bir düzenek.

Snowshoe cat : Kar ayakkabılı kedi. Amerika’dan köken alan, amerikan kısa tüylü ve siyam kedisinin 1960 yılında yapılan çaprazlamalar sonucunda geliştirilmiş, tüyleri oldukça dolgun, kısa ve ipeksi, rengi mavi mühürlü beyaz, mühürlü beyaz, lila ve çikolata renklerinde, siyamlarda olduğu gibi yüz, kulak, bacak ve kuyruktaki renkler gövdeye oranla biraz daha koyu tonda, mühürlü olanlarında beyaz renkteki mühürler farklı büyüklerde olabilen, beyaz patileri karakteristik, yüzü siyah olduğunda ise çene ve patileri her zaman beyaz renkli, ses tonu çok yumuşak ve melodik, iyi bir avcı ve oyuncu olan, hareketli, enerjik, sadık ve uyumlu yapıda, kısa tüylü kedi ırkı.

 

Snowshoed : Kar ayakkabısı ile yürümek.

Snowstorm : Tipi. Kar fırtınası.

Snowshoeing : Kar ayakkabısı ile yürüme. Kar ayakkabısı ile seyahat etme. Kar raketi yürüyüşü.

Snowstorms : Tipi. Kar fırtınası.

Snowshoes : Leken. Kar ayakkabısı. Hedik.

İngilizce Snowslide Türkçe anlamı, Snowslide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snowslide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Algonkian : Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Acid fumarole : Asit fümarol. Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Line : Hat. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Çizgi. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Çizmek. Sıra. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Kaplamak.

 

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

After shock : Artçı sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı.

Avalanche : Çığ aygıtı. Çığ saptırıcı yapılar. Çığ düşmek. Heyelan. Dağdan aşağı hızla ve kontrolsüz inen kar ve buz kütlesi. Çığ sesi vermeye yarayan aygıt. bu, iki ayak arasına konulmuş, elle döndürülebilen, 69 cm. çapında, tahtadan yapılmış, sekizgen bir silindirdir. silindirin içine konulmuş tahta toplar döndükçe dağdan yuvarlanan çığ sesi elde edilir. Dağların yüksek ve dik yamaçlarında, kimi kez yüzeysel olarak, kimi kez de dipten sökülerek yamaç aşağı apansızın yuvarlanan ve giderek büyüyen kar kitlesi.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Snowslide synonyms : adjacent rock, abyss, avalanches, abrasive power, absolute chronology, absolute age, lawine, advance of aglacier, adventive cone, abysal environment, snowslip.