Soaper türkçesi Soaper nedir

Soaper ingilizcede ne demek, Soaper nerede nasıl kullanılır?

Soapers : Sabunlayan kimse. Sabuncu kimse. Sabuncu. Sabunla köpürten kimse. Yağcı. Yaltakçı.

Soaped : Sabunlamak.

Being soaped : Sabunla ovulma veya temizlenme. Sabunlanmış olma. Yağ çekilme. Sabunlanma. Yağlanma. Sabunlu olma. Pohpohlanma.

Soap bar : Kalıp sabun. Sabun kalıbı.

Soap bath : Sabun banyosu.

Soap buble : Sabun köpüğü.

Soap powder : Sabun tozu. Toz sabun.

Soap opera : Pembe dizi. Beyaz dizi. Dizi film. Sürekli tv dizisi. Arkası yarın. Dizi film (yüzlerce bölümlük). Tv radyo melodram dizisi.

Soap pad : Sabunluk.

Soap bubble : Sabun balonu. Sadece lafta. Sabun köpüğü. Sabun baloncuğu. Boş laflar.

İngilizce Soaper Türkçe anlamı, Soaper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soaper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concaveness : İçbükeylik. İçbükey yüzeyli olma durumu (kase içine benzer şekilde içe doğru eğik, çukur ve eğimli).

Crawler : Tırtıl zincirli taşıt. Krol yüzücü. Palet. Tırtıl. Sürünen şey. Sürünen. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Bebek tulumu. Tırtıl zincirli makine.

Pad : Şişirmek. Altlık. Doldurmak. Keçe ile kaplamak. Ped. Rampa. Doldurmak (yumuşak bir madde ile). Ayak izi (hayvan). Ufak yastık. Lehimli ekte, yumuşayan lehimi sıvamakta kullanılan bez.

 

Straightness : Düz olma. Açık sözlülük. Doğruluk. Dürüstlük. Düzlük.

Curve : Eğmeç. Eğri. Eğilmek. Kavisleştirmek. Kıvırmak. Bükülmek. Bükmek. Kıvrılmak. Kavis. Kavis çizmek.

Writing paper : Yazışma kağıdı. Yazı kağıdı. Mektup kağıdı.

Manila paper : Manila kağıdı. Abadi. Orjinal olarak manila kenevirinden yapılan sağlam açıkkahverengi kağıt.

Paper tape : Bant. Kağıt şerit. Kağıt şerit (bilgisayar). Kağıt bant.

Stuff : Kereste. Tahnit etmek. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Saçmalık. Saçma. Tıkamak. Macunlamak. Tıkınmak. Tıkmak. Kaçak içki.

Parchment : Üzerine yazı yazılacak biçimde işlenmiş koyun ya da keçi derisi. (ilkönce bergama'da kullanıldığı için bu adı almıştır.). Üzerine yazı yazılan deri. Michigan eyaletinde şehir. Parşömen. Parşömen kağıdı. Tirşe.

Soaper synonyms : paper toweling, paper mache, india paper, music paper, roofing paper, spatial property, linen paper, composition board, oilpaper, art paper, greaseproof paper, construction paper, manilla paper, piece of paper, waste paper, spatiality, creeps, carbon, wallpaper, narrowing, greaser, manifold, tissue, fawners, convexness, chad, crooked, crawlers, buttery, keenness, sharpness, cardboard, cringing.

Soaper zıt anlamlı kelimeler, Soaper kelime anlamı

Crooked : Eğri. Yamuk. Çarpık çurpuk. Çarpık. Yamuk yumuk. Sahtekar. Yalancı. Deforme olmuş. Eğri büğrü. Bükülü.

Straight : Düz (çizgi). Düz çizgi. Yarış çizgisi. Düzlük. Düz hat. Düz. Doğru. Düzgün. Kent. Uyuşturucu kullanmayan kimse.

 

Sharpness : Keskinlik. Akıllılık. Seçiklik. Açıkgözlük. Zekilik. Şiddet. Bir ölçümün, ötekilerden açıkça ayrılabilir olması ya da ölçtüğü sürekliliğin konumları arasında belirgin ayrımlar gözetebilme özelliği. Sertlik. Açıkgözlülük. Netlik.

Soaper antonyms : angularity, straightness, roundness, dullness, crookedness, disjoin.