Social contagion türkçesi Social contagion nedir
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Sosyal bulaşma.
- Toplumsal bulaşma.
- Bir toplumda, toplumsal küme içinde korku, ürkü gibi coşkusal durumların üyeler arasında iletilerek hızla yeğinleşmesine, böylece bütün toplumun ya da toplumsal kümenin sürü davranışı gibi ortaklaşa bir tepki oluşturmasına yol açan toplumsal etkileşme süreci.
Social contagion ingilizcede ne demek, Social contagion nerede nasıl kullanılır?
Social : Girgin. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Sosyal. Toplum içinde yaşayan. Toplu halde yaşayan. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Arkadaş canlısı. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Toplumcul.
Contagion : Kötü etki. (hastalık) bulaşma. Bulaşıcı hastalık. Yayılma. Hastalık bulaşması. Sirayet. Bulaşma. Geçme. Kontajiyon. Etkilenme.
Social ability : Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram. Sosyal yetenek.
Social abnormality : Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması. Toplumsal düzgüsüzlük.
Social accounting : Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi. Sosyal muhasebe. Sosyal hesaplar.
Social accounting matrix : Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi. Sosyal hesaplar matrisi.
İngilizce Social contagion Türkçe anlamı, Social contagion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Social contagion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abilities : İktidar. Beceri. Yeterlik. Kabiliyet. Yetenekler. Güç. Yetenek. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.
Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.
Achievement motive : Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.
Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması.
Alienation : Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Ötekileştirme. Dengesizlik. Yabancılaştırma. Aliyenasyon. Aralarını açma. Devir. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devretme.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Affection : Şefkat. Sevgi. Etkileme. Muhabbet. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygulanım. Düşkünlük. Hastalık. Yakınlık.
Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Yaş grubu. Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme.
Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık. Hısımlık. Soydaşlık.
Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.
Social contagion synonyms : age distribution, acculturation, agression, acclimatation, aesthetic, adjustment in marriage.

Bu kısımda Social contagion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Social contagion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Social contagion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Social contagion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.